;
Arama

2026'nın iş trendleri: 10 uzmandan tahminler

Yapay zeka 2026’da iş dünyasını dönüştürmeye devam ederken, insan merkezli beceriler hiç olmadığı kadar değer kazanacak. Uzmanlara göre çalışan bağlılığından uzaktan çalışmaya, İK’nın rolünden diploma tartışmasına kadar pek çok alanda değişimler kapıda.

04 Ocak 2026, 10:00 Güncelleme: 04 Ocak 2026, 12:20

İş dünyasının geleceği düşünüldüğünde en çok akla gelen ilk trend yapay zeka oluyor; çünkü yapay zeka çalışma biçimini değiştiriyor ve ortalama bir çalışan ile işvereni, çalışmanın doğasının artık ne anlama geldiğini yeniden düşünmeye zorluyor. Veriler, uzmanların çoğunun 2026 için yapay zeka tahminlerinde teknolojik okuryazarlığın baskın olmaya devam edeceğini gördüğünü; bunun yanı sıra yapay zeka “ekip arkadaşlarıyla” daha insan merkezli işbirliği gerektiren bir akıcılığın da öne çıkacağını gösteriyor. Ancak yapay zekanın yanı sıra, 10 uzman 2026 için daha da devrim niteliğinde iş trendleri öngörüyor. Forbes’a kariyer ve iş temalı yazılar yazan Bryan Robinson, 2026’da çalışmanın geleceğine dair tahminlerini almak için 10 uzmanla görüştü. Uzmanlar 2026 için beş ana tahmin ortaya koydular.

1. Yapay zeka hakimiyetine insan merkezli bir trend eşlik edecek

Uzmanların birçoğu, çalışmanın geleceğinin teknolojiyi insan merkezli becerilerle dengeleyebilenlere ait olduğunu söyledi. CoachHub’da kıdemli davranış bilimci olan Jen Paterno, “‘Yumuşak beceriler’ terimi hiçbir zaman doğru olmadı ve 2026’da düpedüz yanıltıcı. Yapay zeka teknik uzmanlığı devraldıkça, en önemli beceriler insan merkezli olanlar olacak. Duygusal zeka, yaratıcılık, dayanıklılık, merak ve sosyal etki” diye konuştu. Paterno, bu yetkinlikleri “yumuşak” olarak adlandırmanın etkilerini küçümsediğini savunuyor ve otomasyonla dönüşen bir dünyada liderliğin temelini oluşturduklarını ekliyor. 

Jabra’da kıdemli başkan yardımcısı olan Holger Reisinger, Z kuşağının insan merkezli becerilerin, duygusal zekanın ve işbirliğinin; veri analizi veya kodlama gibi teknik beceriler kadar ağırlık taşımasını beklediğini belirtiyor. “Dijital bir dünyada büyüdüler ve yapay zekanın bilgiyi kopyalayabileceğini ama bağlantının yerini alamayacağını biliyorlar.”

isolved’da Yetenek Kazanımı Başkanı olan Heidi Barnett de aynı fikirde. “2026’da işe alım, ‘botları yenmekten’ çok insan olarak öne çıkmakla ilgili olacak. Yapay zeka işe alım sürecini gürültüyle doldurdukça, zirveye çıkan adaylar gerçek sonuçlar gösterebilen, hikayesini özgün biçimde anlatabilen ve etki yarattığına dair kanıt sunanlar olacak” diyor. LumApps’te CRO ve Genel Müdür olan Cris Grossmann, ABD’de bir sonraki verimlilik aşamasının, insanları yönetilmesi gereken bir maliyet olarak görmekten onları güçlendirmeye odaklanan bir zihniyet değişimiyle geleceğini savunuyor. Ön saflardaki işleri ortadan kaldırmak yerine koruyan ve yücelten teknolojiler, ülkenin bir sonraki verimlilik patlamasını tetikleyecek. 

2. Çalışan bağlılığı değişecek

Ninety.io’da ürün başkanı olan Audra Stanton’a göre yıllık performans değerlendirmeleri temelden bozuk ancak ufukta önemli bir reform var. Stanton, “Önümüzdeki birkaç yıl içinde performans değerlendirmeleri, resmi ve yıllık etkinlikler olmaktan çıkıp sürekli, yazılımla entegre geri bildirim döngülerine dönüşecek” dedi.

Stanton, yapay zekanın toplantıları izleyerek, tonu ve olası çatışmaları tespit ederek ve geri bildirim gerektiğinde yöneticileri gerçek zamanlı olarak haberdar ederek bunu mümkün kılacağını düşünüyor. Sürekli verilen geri bildirimin, korkulan yıllık bir olay yerine normal bir faaliyet haline geleceğini ekliyor.

Yine Ninety.io’da CFO olan Tim Weerasiri, ekip üyelerinizi işe bağlı tutmak istiyorsanız nereye gitmek istediklerini bilmeniz gerektiğini savunuyor. “2026’da yöneticilerin, çalışanlarının kişisel motivasyonlarını şirket hedefleriyle daha iyi hizalaması gerekecek” 
diyor. 

3. Uzaktan çalışma bir yan hak haline gelecek

Owl Labs CEO’su Frank Weishaupt, şirketlerin çalışanları giderek ofise geri çağırdığını ve hibrit çalışanlar arasında zorunlu ofis günlerinin arttığını söylüyor; artık yüzde 34’ü haftada dört gün ofise gidiyor, bu oran 2023’te sadece yüzde 23’tü. Ayrıca “hibrit kayma”nın (ofiste geçirilen gün sayısının istikrarlı biçimde artması) yoğunlaşacağını ve iş günündeki zamanın pazarlık konusu olmaktan çıkacağını belirtiyor. Esneklik, “nerede” çalıştığınızdan “ne zaman” çalıştığınıza kayacak ve bu değişime milenyaller ile Z kuşağı öncülük edecek.

Xplor Technologies’te küresel yetenek kazanımından sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olan Kara Ayers, daha fazla şirket hibrit ve tamamen yerinde modellere geri döndükçe, uzaktan çalışmanın 2026’da rekabetçi bir yan hak haline geleceğine inanıyor. 

4. Ölçeklenebilir etki, İK’nın rolünü tanımlayacak

Paycom’da baş müşteri ve teknoloji sorumlusu olan Shane Hadlock, 2026’da İK’nın en büyük odağının İK teknolojisi satın alımlarını yükseltmek, iyileştirmek ve tek tabanlı bir mimariye geçmek olacağını öngörüyor. Rising Team’de büyüme başkanı olan Ryan Starks ise, “Ölçeklenebilir etki yeni İK bütçesini tanımlayacak” diyor. Starks’a göre ölçeklenemeyen “olsa iyi olur” danışmanlar ve zayıf benimsenmiş sistemler elenecek. Ayrıca üst düzey yönetici ihtiyaçları için dışarıdan destek verenler ve danışmanlar kalmaya devam edecek ancak bunun dışındaki alanlarda, yapay zeka destekli sistemler uzman düzeyinde liderlik gelişimini sürekli, uygun maliyetli ve ölçeklenebilir şekilde üstlenecek.

5. Beceriler öncelikli devrim, üniversite diplomasını geri plana itecek

Ayers, 2026’nın üniversite diplomasının sonunu getireceğine ve iş başında öğrenmenin yeni bir anlam kazanacağına inanıyor. Bootcamp’lerin şirketler için standart bir yatırım haline geleceğini, geleneksel diplomaların ise beceri odaklı bir pazarda daha az ağırlık taşıyacağını öngörüyor.

National University’de iş gücü ve topluluk eğitimi başkan yardımcısı olan Chris Graham da şirketlerin 2026 iş trendleri doğrultusunda diploma temelli işe alımdan çok beceri temelli işe alımı benimseyeceği konusunda hemfikir. Ancak diplomanız yoksa, finansal açıdan dezavantajlı kalmaya devam edeceğinizi söylüyor. “Veriler, lisans mezunlarının haftada yalnızca lise diplomasına sahip olanlara kıyasla yaklaşık yüzde 68 daha fazla kazandığını gösteriyor. Lisans diploması olmadan iş arayanlar yine de ilgili pozisyonlar bulabilir ancak birçoğu kazanç potansiyellerini artırmak için eş zamanlı olarak diploma programlarına yönelecektir.”


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok