Wall Street tahminlerine göre “hiper ölçekli” olarak adlandırılan dört teknoloji devinin toplam serbest nakit akışı, Covid-19 sonrası dönemde çeyrek başına ortalama 45 milyar dolar seviyesindeyken, bu yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 4 milyar dolara kadar düşebilir. Analistlere göre bu, şirketlerin son on yıldaki en zayıf nakit üretim dönemlerinden biri olacak.
Teknoloji devleri altyapı şirketine dönüşüyor
Uzun yıllar düşük sermaye ihtiyacıyla yüksek nakit üreten şirketler olarak görülen teknoloji devleri, artık dünyanın en büyük fiziksel altyapı yatırımcıları arasında yer alıyor. Yapay zeka modellerini çalıştıracak veri merkezleri, sunucular, ağ ekipmanları ve enerji altyapısı için milyarlarca dolar harcanıyor.
Bank of America internet analisti Justin Post, mevcut dönemi “sektör tarihinin en ağır sermaye harcaması döngüsü” olarak tanımladı. Post’a göre şirketler yapay zekayı, “hayatta bir kez karşılaşılabilecek büyüklükte bir fırsat” olarak görüyor.
Serbest nakit akışı; şirketlerin operasyonel giderleri ve yatırımlarını karşıladıktan sonra geriye kalan nakdi ifade ediyor. Bu kaynak genellikle borç ödemeleri, hisse geri alımları veya yatırımcı dağıtımları için kullanılıyor. Ancak yapay zeka yatırımları nedeniyle teknoloji devlerinin yatırımcıya ayırdığı kaynak daralıyor.
Amazon ve Meta nakit yakmaya hazırlanıyor
Analist tahminlerine göre Amazon’un bu yıl ürettiğinden daha fazla nakit harcaması bekleniyor. Şirketin 2026’da yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırım planladığı ve bunun rakipleri arasındaki en yüksek rakam olduğu belirtiliyor.
Meta’nın da yılın ikinci yarısında negatif serbest nakit akışına geçeceği öngörülüyor. Microsoft’un ise en az bir çeyrekte benzer baskıyla karşılaşması bekleniyor. Alphabet’in yıl genelinde pozitif nakit akışı yaratacağı tahmin edilse de, şirketin serbest nakit akışının son 10 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine ineceği hesaplanıyor.
Hisse geri alımları durdu, borçlanma arttı
Yapay zeka yatırımları şirketleri yeni finansman yöntemlerine yönlendiriyor. Alphabet, 2015’ten bu yana sürdürdüğü hisse geri alım programı kapsamında ilk kez bir çeyrekte hiç geri alım gerçekleştirmedi. Şirket aynı dönemde 31 milyar dolarlık yeni borç ihraç ederken, ardından euro ve Kanada doları cinsinden 17 milyar dolarlık yeni tahvil satışına çıktı.
Meta ise son altı ayda yaklaşık 55 milyar dolar borçlandı ve hisse geri alımlarına ara verdi. Bu, şirketin 2017’den bu yana verdiği en uzun geri alım molası oldu.
Meta’nın rakiplerinden farklı olarak büyük bir bulut hizmeti işletmesine sahip olmaması nedeniyle veri merkezi yatırımlarının doğrudan bilanço baskısı yarattığı belirtiliyor. Şirket yönetimi, yatırım bütçesini desteklemek için iş gücü azaltımına da yöneldi.
CEO Mark Zuckerberg geçen hafta yaptığı açıklamada, Meta’nın yapay zeka ürünlerinin uzun vadeli ölçeklenmesine ilişkin “tam netliğe sahip olmadığını” kabul etti.
Microsoft’un altyapı varlıkları üçe katlandı
Yapay zeka yatırımları şirket bilançolarında da hızlı büyüme yaratıyor. Microsoft’un bilançosunda yer alan sunucu, ağ ekipmanı ve yazılım varlıklarının değeri 2022 ortasından bu yana üç kattan fazla artarak 61 milyar dolardan 191 milyar dolara yükseldi.
Morgan Stanley analistleri, bu büyüklükteki yatırımların Microsoft’un kısa vadeli serbest nakit akışı üzerinde ciddi baskı yarattığını belirtti.
Microsoft ayrıca donanım ve inşaat maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle yalnızca fiyat enflasyonunun bu yılki sermaye harcamalarına yaklaşık 25 milyar dolar ek yük getireceğini açıkladı. Meta da benzer gerekçelerle yatırım bütçesini 10 milyar dolar artırdı.
Veri merkezi yatırımları bilanço dışına taşınıyor
Bazı teknoloji şirketleri dev veri merkezi projelerini doğrudan bilançolarına yazmak yerine özel amaçlı yatırım araçları kullanmaya başladı. Bu yapılar sayesinde Wall Street yatırımcılarından finansman sağlanırken, oluşan borcun tamamı şirket bilançosunda görünmeyebiliyor.
Uzmanlar, bu yöntemin özellikle veri merkezi talebinin beklentileri karşılamaması durumunda risklerin tam olarak kimde olduğu konusunda belirsizlik yarattığını ifade ediyor.
Oracle’ın da OpenAI ile yaptığı yaklaşık 300 milyar dolarlık veri merkezi anlaşmalarında benzer bilanço dışı yapılar kullandığı belirtiliyor. Şirketin geçen yıl nakit yakmaya başladığı ve 2030 mali yılına kadar pozitif nakit akışına dönmesinin beklenmediği kaydediliyor.
“Mahkûm ikilemi” yapay zeka yarışını hızlandırıyor
Chicago Üniversitesi Booth İşletme Okulu muhasebe profesörü Christian Leuz, teknoloji şirketlerinin içine girdiği döngünün telekomünikasyon ve kimya gibi yüksek sermaye gerektiren sektörlerde geçmişte görülen yatırım yarışlarına benzediğini söyledi.
Leuz’a göre aşırı yatırımlar zamanla kapasite fazlası, düşük kârlılık ve zayıf getiriler yaratabilir. Ancak şirketler, yapay zeka yarışında geride kalmaktan çekindikleri için yatırımları kısmakta zorlanıyor.
“Rakipleri yatırım yaptığında onlar da yatırım yapmak zorunda hissediyor” diyen Leuz, mevcut ortamı klasik bir “mahkûm ikilemi” olarak değerlendirdi.