Piyasalarda bu hafta açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi öncesinde yıllık enflasyonun yüzde 2,7 seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Ancak petrol fiyatlarının düşük seyri ve kira artışlarındaki yavaşlama, fiyat baskılarının daha hızlı çözülebileceğine işaret ediyor.
Longview Economics Küresel Başekonomisti Chris Watling, 2026’da enflasyonun tahminlerin altında kalabileceğini belirterek, “Önümüzdeki yıl enflasyon cephesinde olumlu sürprizler görme ihtimali yüksek” değerlendirmesini yaptı.
Zayıflayan istihdam, Fed’e alan açıyor
Son istihdam verileri, ABD ekonomisinin hız kestiğine dair sinyaller veriyor. Aralık ayına ilişkin istihdam raporu, 2025’in zayıf bir kapanış yaptığını ve iş gücü piyasasında beklentilerin altında istihdam yaratıldığını ortaya koydu.
Bu görünüm, Fed’in faiz indirimleri için manevra alanını genişletiyor. Ayrıca Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin mayıs ayında sona erecek olması ve Başkan Donald Trump’ın daha güvercin bir isim atayabileceği beklentisi, para politikasında gevşeme ihtimalini güçlendiriyor.
Faizlerde düşüş, büyümeyi hızlandırabilir
Tahvil faizlerindeki olası gerileme, borçlanma maliyetlerini aşağı çekerek hem hane halkı tüketimini hem de şirket yatırımlarını destekleyebilir. Watling’e göre bu ortam, ekonomiyi daha güçlü bir büyüme patikasına sokabilir.
Watling, “Şirket yatırımları sürerken, konut piyasasında toparlanma ve faizlerdeki düşüşle birlikte tüketim de canlanabilir. Bu tablo, yatırımcıya hem büyüme hem de kazanç sunabilir” ifadelerini kullandı.
Vergi teşvikleri ve yapay zeka yatırımları öne çıkıyor
Wall Street’te öne çıkan bir diğer başlık ise Trump yönetiminin temmuz ayında yasalaştırdığı “One Big Beautiful Bill” (OBBB). Bu düzenleme, şirketlere yatırımlarını tek yılda yüzde 100 amorti etme imkânı tanıyor ve 2026’ya yönelik yatırım iştahını artırıyor.
Nomura Securities’ten Charlie McElligott, söz konusu teşviklerin finans direktörlerini uzun vadeli yatırım planlarını öne çekmeye zorladığını belirtiyor. Aksi durumda yöneticilerin önemli bir vergi avantajını kaçırmakla eleştirilebileceği vurgulanıyor.
Kâr beklentileri güçleniyor
Goldman Sachs analistleri, kira artışlarının yavaşlaması ve geçen yıl uygulanan gümrük vergilerinin tek seferlik etkisinin ortadan kalkmasıyla enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefi doğrultusunda ilerlemesini bekliyor. Yapay zeka kaynaklı verimlilik artışı ve güçlü şirket kârlılıklarının etkisiyle S&P 500 şirketlerinin kârlarının 2026’da yüzde 12, 2027’de ise yüzde 10 artabileceği öngörülüyor.
Borsadaki yükseliş teknoloji dışına yayılıyor
Son veriler, iş gücü verimliliğinin son iki yılın en hızlı artışını kaydettiğini gösteriyor. Şirketler yapay zeka yatırımlarını artırırken, istihdamda daha temkinli davranıyor. Bu eğilim, borsadaki rallinin teknoloji sektörü dışındaki alanlara da yayılmasını sağlıyor.
Geçen hafta S&P 500 ve Dow Jones endeksleri tarihi zirvelere ulaşırken, sanayi, enerji, hammadde ve tüketim odaklı sektörler öne çıktı.
“Yapay zekanın karanlık yüzü” uyarısı
Bununla birlikte bazı uzmanlar, yapay zekanın istihdamı hızla ikame etmesi halinde ekonomik risklerin artabileceği uyarısında bulunuyor. Innovative Capital Management’tan Tim Urbanowicz, geçen yılın sonundaki işten çıkarmaların yüzde 15–20’sinin doğrudan yapay zeka ile bağlantılı olduğunu söyledi.
Urbanowicz, “İş gücü piyasasında büyük ölçekli bir yapay zeka ikamesi yaşanırsa, bu durum ekonomi için ciddi bir sorun haline gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.