Söz konusu finansmanla, başta kadınlar ve gençler olmak üzere geniş bir kesimin ekonomik hayata daha güçlü katılımının desteklenmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 800 bin kadın ve gencin istihdama kazandırılması ya da mevcut çalışma koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.
KOBİ’ler ve deprem bölgeleri öncelikli alanlar arasında
Kaynağın; kadın ve genç istihdamını artırmaya yönelik projelerin yanı sıra finansal kapsayıcılığı geliştiren uygulamalarda, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasında ve depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmayı hızlandıracak çalışmalarda kullandırılması planlanıyor.
“Sektör açısından tarihi bir işlem”
Açıklamada görüşlerine yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan işbirliğinin yıllar içinde farklı projelerle derinleştiğini, bu yeni fonlama anlaşmasıyla ise ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşındığını ifade etti.
IBRD’nin kısmi garantisiyle sağlanacak 1,5 milyar euro tutarındaki 10 yıl vadeli kaynağın, hem Türkiye ekonomisine duyulan güveni hem de VakıfBank’ın uluslararası kalkınma kuruluşları nezdindeki güçlü konumunu ortaya koyduğunu vurgulayan Üstünsalih, anlaşmanın Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylandığını aktardı.
En yüksek tutarlı fonlama vurgusu
Üstünsalih, söz konusu işlemin taşıdığı öneme dikkat çekerek, bunun Türk bankacılık sektörü açısından uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla yapılan en yüksek tutarlı fonlama işlemi olduğunu belirtti. Aynı zamanda, Dünya Bankası’nın Türkiye’de tek bir finansal kurumla gerçekleştirdiği en büyük fonlama anlaşması olma özelliğini taşıdığını kaydeden Üstünsalih, bu projenin kadın ve genç istihdamına yönelik en yüksek tutarlı finansman çalışması niteliğinde olduğunun altını çizdi.
VakıfBank’ın Dünya Bankası’nın Türkiye’deki en büyük finansal kuruluş iş ortaklarından biri konumuna yükselmesinin, hem bankaya hem de ülkeye duyulan uzun vadeli güvenin göstergesi olduğunu ifade eden Üstünsalih, bu fonlama anlaşmasını iki kurum arasındaki stratejik işbirliğini güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendirdi.