Birol, enerji arzındaki kesintilerin eski seviyelerine dönmesinin yaklaşık iki yılı bulabileceğini vurguladı. İsviçre merkezli Neue Zürcher Zeitung’a konuşan Birol, bu sürecin ülkeden ülkeye farklı hızlarda ilerleyeceğini belirtti.
Özellikle Irak’ta toparlanmanın daha uzun sürebileceğine işaret eden Birol, Suudi Arabistan’da ise sürecin görece daha hızlı ilerleyebileceğini ifade etti. Ancak genel görünümde, savaş öncesi üretim ve sevkiyat seviyelerine dönüşün kısa vadede mümkün olmadığına dikkat çekiliyor.
Hürmüz Boğazı için kritik uyarı
Enerji arz güvenliği açısından en hassas noktalardan biri olan Hürmüz Boğazı’na da değinen Birol, piyasalarda bu bölgeye ilişkin risklerin yeterince dikkate alınmadığını söyledi.
Boğazın uzun süreli kapanması senaryosunun enerji fiyatları üzerinde ciddi bir yukarı yönlü baskı oluşturacağına işaret eden Birol, mevcut fiyatlamaların bu ihtimali tam olarak yansıtmadığını dile getirdi.
Sevkiyat boşluğu piyasaya yansıyor
Birol, savaş öncesinde yola çıkan petrol ve doğal gaz tankerlerinin piyasadaki arz açığını geçici olarak dengelediğini belirtti. Ancak mart ayında yeni yüklemelerin yapılmaması, arz tarafında hissedilir bir boşluk oluşturdu.
Özellikle Asya pazarlarına yönelik yeni sevkiyatların durmasıyla birlikte bu etkinin artık daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor.
Acil rezerv seçeneği masada
Uluslararası Enerji Ajansı’nın daha önce acil petrol rezervlerini devreye aldığını hatırlatan Birol, benzer adımların yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.
Ajansın gerektiğinde hızlı ve kararlı biçimde müdahale edebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Birol, “Henüz bu aşamada değiliz ancak bu seçenek masada” değerlendirmesinde bulundu.