;
Arama

Türkiye’de rüzgar ve güneşten üretim rekor seviyeye ulaştı

Türkiye’de yenilenebilir enerji dönüşümünde dikkat çeken bir eşik aşıldı. 2025 yılı itibarıyla rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı ilk kez yüzde 20’nin üzerine çıkarak yüzde 22 seviyesine ulaştı. Bu performans, Türkiye’yi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya’yı kapsayan 16 ülke arasında bu eşiği geçen tek ülke konumuna taşıdı.

08 Nisan 2026, 11:41

Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan “Türkiye Elektrik Görünümü 2026” raporu, Türkiye’nin elektrik üretim verilerini hem Avrupa hem de bölge ülkeleriyle karşılaştırmalı olarak ele alıyor.

Kurulu güç artışı üretime yansıdı

Rapora göre, 2025 yılında rüzgar enerjisinde 1,9 gigavatlık yeni kurulumla tüm zamanların en yüksek kapasite artışı kaydedildi. Güneş enerjisinde de hızlı büyüme devam ederken, iki kaynağın toplam üretimdeki payı belirgin şekilde yükseldi.

Bu gelişmeyle birlikte Türkiye, elektrik talebi en yüksek 24 Avrupa ülkesi arasında rüzgar üretiminde 15’inci, güneş üretiminde 14’üncü sıraya yerleşti. Toplam yenilenebilir enerji üretiminde ise 16’ncı sırada bulunuyor.

Doğal gaz geriledi, kömür liderliğini koruyor

Rüzgar ve güneşten üretimdeki artış, elektrik üretiminde doğalgazın payını aşağı çekti. 2025 yılında doğal gazın payı yüzde 22’ye gerilerken, kömür yüzde 34 ile en büyük kaynak olmaya devam etti.

Öte yandan, 2022’den bu yana yeni kömür santralinin devreye alınmaması üretimdeki artışı sınırladı. Ancak yerli kömür santrallerine yönelik alım garantilerinin devreye girmesiyle, önümüzdeki dönemde kömürden üretimde yeniden artış yaşanabileceği öngörülüyor.

Kuraklık faturayı büyütüyor

Raporda hidroelektrik üretimindeki düşüş de dikkat çekiyor. Türkiye’nin en büyük barajları olan Atatürk, Karakaya ve Keban’da son 10 yıldaki ortalama üretim, 1996-2005 dönemine kıyasla yüzde 29 azaldı.

Kuraklığa bağlı bu kayıp, doğalgaz santralleriyle telafi ediliyor. Bu durum Türkiye’ye yıllık ortalama 1,8 milyar dolarlık ek doğalgaz ithalatı yükü getiriyor. Enerji fiyatlarının yükseldiği dönemlerde bu maliyetin daha da arttığı belirtiliyor.

Raporda, hidroelektrik üretimindeki dalgalanmaları dengelemek için güneş gibi alternatif kaynakların payının artırılmasının kritik olduğu vurgulanıyor.

Depolama yatırımlarında Türkiye öne çıkıyor

Artan yenilenebilir üretimin sistem üzerindeki etkisini dengelemek amacıyla geliştirilen batarya projelerinde Türkiye, Avrupa’da lider konuma yükseldi.

2022’de başlatılan depolamalı rüzgar ve güneş santrali modeli kapsamında Türkiye’nin batarya proje kapasitesi 33 gigavata ulaştı. Bu kapasite, mevcut rüzgar ve güneş kurulu gücünün yaklaşık yüzde 83’üne karşılık geliyor ve Avrupa’daki en büyük depolama proje portföylerinden biri olarak öne çıkıyor.

“Bölgesel liderlik fırsatı doğuyor”

Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, rüzgar ve güneş enerjisinde son yıllarda kayda değer bir büyüme yaşandığını belirtti. Ancak hidroelektrik ve jeotermal dahil edildiğinde toplam yenilenebilir payının halen birçok Avrupa ülkesinin gerisinde olduğuna dikkat çekti.

Alparslan, Türkiye’nin bölgesinde açık ara lider olduğunu vurgulayarak, küresel fosil yakıt krizlerinin temiz enerjiye geçişin önemini artırdığını ifade etti. Türkiye’nin bu alandaki ilerlemesinin, enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra, uluslararası iklim politikalarında da ülkeye önemli bir rol kazandırabileceğini söyledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok