;
Arama

TÜFE’de yeni hesaplama: Enflasyona etkisi ne olacak?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), blog sayfasında yayımladığı yeni bir analizle, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2026 itibarıyla Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) hesaplama yönteminde yaptığı değişiklikleri mercek altına aldı. Uluslararası standartlara uyum amacıyla hayata geçirilen bu güncellemelerin enflasyon göstergelerine nasıl yansıdığı ayrıntılı biçimde ele alındı.

04 Şubat 2026, 10:22 Güncelleme: 04 Şubat 2026, 10:36

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekonomistlerinden Dilara Ertuğ ile kıdemli uzman Nagihan Özlü tarafından kaleme alınan “2026 Yılı Tüketici Fiyat Endeksindeki Güncellemeler ve Etkileri” başlıklı çalışma, Merkezin Güncesi blogunda yayımlandı.

Üç temel alanda değişiklik yapıldı

TCMB analizinde, TÜFE’nin hanehalkının tükettiği mal ve hizmet fiyatlarındaki değişimi ölçen temel bir gösterge olduğu hatırlatıldı. Endeksin, Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu şekilde TÜİK tarafından hesaplandığı vurgulanırken, Ocak 2026 itibarıyla üç ana başlıkta metodolojik güncellemeye gidildiği belirtildi.

Bu değişiklikler; tüketim harcamalarının sınıflandırma yapısının yenilenmesi, TÜFE’nin baz yılının 2025 olarak güncellenmesi ve harcama ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılan veri kaynaklarının revize edilmesi olarak sıralandı.

Yeni sınıflandırma tüketim alışkanlıklarını yansıtıyor

Eski sistemde harcama kalemleri 12 ana grup, 43 alt grup ve 407 maddeden oluşuyordu. Ancak zamanla değişen tüketim alışkanlıkları ve artan ürün çeşitliliği, bu yapının güncelliğini yitirmesine neden oldu. Ayrıca yeni ürün ve hizmetlerin mevcut sınıflandırma altında tanımlanması giderek zorlaştı.

Bu nedenle Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilen ve Avrupa Birliği ülkelerinde zorunlu olan yeni sınıflandırma sistemine geçildi. Yeni yapı, hem kategori sayısını artırdı hem de mal ve hizmet ayrımını daha net hâle getirdi. Çevrim içi hizmetler, paket yemek servisi ücretleri, elektrikli araç şarjı gibi yeni tüketim alanları da endekse dâhil edildi.

Ana harcama grubu sayısı 12’den 13’e çıkarılırken, daha önce “Çeşitli Mal ve Hizmetler” başlığı altında yer alan bazı kalemler ayrıştırıldı. Bu kapsamda “Sigorta ve Finansal Hizmetler” ile “Kişisel Bakım, Sosyal Koruma ve Çeşitli Mal ve Hizmetler” yeni ana gruplar olarak tanımlandı. “Haberleşme” grubu “Bilgi ve İletişim” olarak genişletilirken, “Eğlence ve Kültür” grubu da “Eğlence, Dinlence, Spor ve Kültür” adıyla yeniden düzenlendi.

Baz yıl 2025’e çekildi

Sınıflandırma değişikliğiyle eş zamanlı olarak TÜFE’nin baz yılı da 2025 olarak güncellendi. Analizde, bu yeniden ölçeklendirmenin geçmiş dönemlere ait aylık ve yıllık enflasyon oranlarını etkilemediği özellikle vurgulandı.

Ağırlık hesaplamasında veri yapısı değişti

Yeni sistemle birlikte TÜFE ağırlıklarının belirlenme yöntemi de yenilendi. Önceki uygulamada Hanehalkı Bütçe Anketi, turizm anketleri ve idari kayıtlar gibi çeşitli kaynaklar kullanılırken, yeni dönemde “Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları” ana veri kaynağı hâline geldi. Hanehalkı Bütçe Araştırmaları ise alt sınıf ağırlıklarında tamamlayıcı unsur olarak kullanılmaya başlandı.

TCMB’ye göre bu değişim, tüketim kalıplarındaki dönüşümlerin daha hızlı ve sağlıklı biçimde endekse yansıtılmasını sağlarken, TÜFE ile GSYH deflatörü gibi makroekonomik göstergeler arasındaki tutarlılığı da güçlendiriyor.

Hizmet sektörünün ağırlığı belirgin biçimde arttı

Ağırlık değişimleri incelendiğinde en dikkat çekici artışın hizmet sektöründe olduğu görülüyor. Yeni hesaplamaya göre hizmetlerin TÜFE içindeki payı 7,4 puan yükseldi. Bu artışta ulaştırma hizmetleri, lokanta ve oteller ile diğer hizmet kalemleri öne çıktı. Eğlence, spor, kültür ve finansal hizmetlerin payında da artış kaydedildi.

TCMB, bu eğilimin gelişmiş ekonomilere yakınsama süreciyle uyumlu olduğuna dikkat çekti. Millî gelir verilerinde ve istihdam yapısında hizmet sektörünün payının artmasının, tüketim harcamalarına da yansıdığı ifade edildi.

Enerji ve temel mallarda gerileme

Hizmet grubunun ağırlığı yükselirken, diğer ana grupların payında düşüş yaşandı. En belirgin gerileme 3,2 puan ile enerji grubunda görüldü. Elektrik, doğal gaz ve şebeke suyu kalemlerinde sübvansiyonların da bu düşüşte etkili olduğu belirtildi.

Temel malların ağırlığı 2026 yılında 3,0 puan azalırken, bu gerilemede dayanıklı mallar belirleyici oldu. Gıda grubunda ise sınırlı bir düşüş yaşandı. Alt kalemlere bakıldığında, işlenmemiş gıdanın payı taze meyve-sebze kaynaklı olarak azalırken, işlenmiş gıdanın ağırlığı arttı. Bu gelişmeler sonucunda B ve C göstergelerinin ağırlıkları sırasıyla yüzde 79,3 ve yüzde 65,3’e yükseldi.

Ocak enflasyonuna sınırlı aşağı yönlü etki

Analizin son bölümünde, ağırlık değişikliklerinin 2026 yılı ocak ayı enflasyonuna etkisi ölçüldü. TÜİK’in yayımladığı verilerin beşli hane düzeyinde olması nedeniyle hesaplamalar bu kapsamda yapıldı.

Sonuçlar, ağırlık yapısındaki değişimin ocak ayı enflasyonunu yaklaşık 0,1 puan aşağı çektiğine işaret etti.

Yıllık enflasyona etkisi yukarı yönlü olabilir

2025 yılında mal enflasyonu yüzde 25, hizmet enflasyonu ise yüzde 44 seviyesinde gerçekleşmişti. 2026’da da hizmet enflasyonunun mallara kıyasla daha yüksek seyretmesi bekleniyor. Bu nedenle hizmetlerin TÜFE içindeki payının artmasının, yıllık enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir etki yaratabileceği belirtiliyor.

Öte yandan, hizmet enflasyonunun 2026’da da mal enflasyonuna göre daha hızlı gerilemesi olasılığı dikkate alındığında, iki etkinin birlikte değerlendirildiğinde yıllık enflasyona net etkinin yaklaşık 1 puan yukarı yönlü olacağı öngörülüyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok