Çünkü çoğu zaman asıl sorun, karmaşıklığın kendisi değil; bizim sorunları gereğinden fazla karmaşık hale getirmemizdir.
14. yüzyılda yaşamış filozof Ockhamlı William'a bu durumu yüzyıllar önce tek bir cümleyle özetlemişti:
“Gereksiz varsayımlar çoğaltılmamalıdır.”
Bugün bu ilke, sadece felsefenin değil, modern sağlık yönetiminin de en güçlü araçlarından bir olabilir.
Sağlıkta sorunlar gerçekten karmaşık mı?
Bir hastanede hasta sayısı düştüğünde genellikle şu açıklamalar yapılır:
Ekonomi kötü, rekabet arttı, pazarlama yetersiz…
Oysa çoğu zaman gerçek çok daha basittir:
Telefonu arayan hastaya geri dönüş yapılmamıştır.
Randevuya gelen hasta doğru yönlendirilmemiştir.
Bir başka örnek:
“Ciro düşüyor” denir. Ama ameliyathaneler yarı kapasite çalışıyordur.
“Hasta deneyimi kötü” denir. Ama sorun yalnızca bekleme süresidir.
Gerçek şu: Sağlık işletmelerinde yaşanan problemlerin büyük kısmı sistemik krizler değil, gözden kaçan basit süreç hatalarıdır.
Bu yüzden uluslararası akreditasyonla çalışan sağlık kurumlarında sayısız çoklu onay mekanizmaları vardır.
Dünyanın başarılı sağlık sistemleri ne yapıyor?
Amerika ve Avrupa’daki başarılı sağlık kurumları, bu ilkeyi açıkça söylemeseler de sistematik şekilde uygular.
Temel yaklaşımları şudur: “Hasta için değer yaratmayan her şeyi ortadan kaldır.”
Bu yaklaşım sayesinde:
- Gereksiz testler azaltılır,
- Bekleme süreleri düşürülür,
- Süreçler sadeleştirilir,
- Maliyetler kontrol altına alınır,
- Yani büyük dönüşümler yerine, küçük ama kritik sürtünmeler ortadan kaldırılır.
Çünkü sağlıkta verimsizlik çoğu zaman büyük hatalarda değil, gündelik süreçlerin içinde saklıdır.
Türkiye’de durum: Güçlü ama karmaşık
Türkiye sağlık sistemi klinik kalite, hız ve erişim açısından son derece güçlü yapılara ve süreçlere sahiptir. Ancak yönetim tarafında önemli bir fark var.
Çoğu özel hastanede sorunlar fazla analiz edilir ama sadeleştirilmez, semptomlar çözülür, kök nedenler gözden kaçar, sistem yerine bireyler (özellikle hekimler) üzerine kurulu yapı devam eder ve de hasta sayısı düşerse reklam artırılır. Ciro düşerse fiyatlandırma konuşulur.
Ama şu soru çoğu zaman sorulmaz: “Bu sorunun en basit açıklaması nedir?”
Ockham’ın Usturası bir yönetim aracıdır
Bu ilke, sağlık yöneticileri için basit ama güçlü bir rehber sunar:
Eğer bir sorun karmaşık görünüyorsa, muhtemelen yanlış yerden bakıyoruzdur.
Eğer çözüm uzun ve zor anlatılıyorsa, doğru çözüm değildir.
Eğer süreç çok adımlıysa, verimsizlik içeriyordur.
Gerçek liderlik, karmaşıklığı yönetmek değil; gereksiz olanı ortadan kaldırmaktır. Aslında bu gerçek sadece sağlık yöneticileri için değil, tüm sektörler için önemli bir liderlik özelliğidir.
Yeni dönemin sağlık yönetimi: Sadeleşme
Önümüzdeki dönemde sağlık sektörünü şekillendirecek olan konu, en büyük yatırımı yapanlar değil, en sade ve yalın süreçle çalışanlar olacak.
Çünkü hasta artık hız istiyor. Tüm sistemler verimlilik talep ediyor. Rekabet, yalın olanı ödüllendiriyor. Ve belki de en önemlisi sağlıkta güven, karmaşık sistemlerden değil,
anlaşılır ve sorunsuz işleyen süreçlerden doğuyor.
Son söz
Sağlık sektöründe geleceği kazanmak için her zaman daha fazlasına ihtiyacımız yok. Bazen tek yapmamız gereken şey fazlalıkları ortadan kaldırmak.
Ve belki de en doğru soru “Gerçekten bu kadar karmaşık mı, yoksa biz mi öyle yapıyoruz?” olmalı. O halde sağlık yöneticilerinin Ockham‘ın Usturası'nı ellerine alma zamanı geldi.