Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında "gaza basmak" yerine "temkini" elden bırakmadı. Banka, politika faizini beklentilerin bir miktar altında, 100 baz puan indirerek yüzde 38’den yüzde 37 seviyesine çekti. Piyasada medyan beklenti 150 baz puanlık bir indirim yönündeyken, TCMB'nin indirimi sınırlı tutma tercihi, yılın ilk çeyreğindeki enflasyon dinamiğine dair hassasiyetin bir göstergesi olarak yorumlandı. İndirim beklentilerin altında kalınca bankacılık endeksi yüzde 2'den fazla değer kaybetti. Kararın ardından Forbes Türkiye'ye değerlendirmelerde bulunan ekonomistler, bu adımı "sürecin durması değil, risklerin yönetilmesi" olarak tanımlıyor.
"Veriye dayalı ve çok daha ihtiyatlı bir patikada ilerlenecek"
Faiz kararı Prof. Dr. Ege Yazgan’a göre temkinli yaklaşımın en net sinyali. Bu tercihin arkasında, özellikle Ocak ve Şubat ayı enflasyon verilerinde yaşanması muhtemel dalgalanmaların yattığına dikkat çeken Yazgan, yukarı yönlü risklerin daha kontrollü adımları zorunlu kıldığını vurguluyor. Yazgan ayrıca takvimdeki kritik bir detayın da altını çiziyor: Şubat ayında PPK toplantısı yapılmayacak. Bu da Merkez Bankası’nın bir sonraki hamlesini, Ocak ve Şubat enflasyonunu net bir şekilde gördükten sonra, Mart ayında yapacağı anlamına geliyor. Yazgan’a göre bu karar, faiz indirim döngüsünün bittiği değil; aksine, veriye dayalı ve çok daha ihtiyatlı bir patikada ilerleneceği mesajını taşıyor.

"Yerinde bir adım"
Ekonomist Cemal Demirtaş, piyasa medyan beklentisinin 150 baz puan olmasına rağmen, kendi beklentisiyle örtüşen bu kararı "pozitif bir temkinlilik" olarak değerlendiriyor. Demirtaş, önümüzdeki aylarda aylık enflasyonun görece yüksek seyretme ihtimaline karşı atılan bu adımı yerinde bulurken, asıl odağın 12 Şubat’ta açıklanacak Enflasyon Raporu olması gerektiğini belirtiyor.
Yıl sonu politika faizi tahminlerini yüzde 28 seviyesinde koruduğunu belirten Demirtaş, Ocak ayı enflasyonunun yüzde 4’ün üzerinde gelme olasılığının yüksek olduğunu, TCMB’nin de daha önceki sunumlarında bu dalgalanmaya işaret ettiğini vurguluyor.
"Kredi kanalları hâlen tıkalı"
Resmin bir diğer boyutunda ise faiz indirimlerinin piyasaya yansıması sorunu var. Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, Aralık ayında enflasyonun yüzde 1’in altına gerilemesinin faiz indirimi için bir alan açtığını ancak Ocak ayı için beklenen yüzde 4 civarındaki artışın "ihtiyatı" elden bıraktırmadığını belirtiyor. Yılmaz’a göre asıl mesele, politika faizindeki düşüşün kredi faizlerine ve reel sektöre yansıma hızı.
Özellikle özel sektörün finansmana erişim sorunlarının devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, mevcut indirimlerin ihtiyaç kredisi faizleri üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını ifade ediyor. Kredi kanalındaki aktarım mekanizmasının henüz sağlıklı çalışmadığını vurgulayan Yılmaz, bu sorunun kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu, ancak atılan adımların tıkanıklığı kısmen de olsa hafifletmeyi hedeflediğini dile getiriyor.
TCMB yeni yıla faiz indirimiyle girdi