Sani Şener’in ofisinden yapılan açıklamaya göre, 19 Ocak tarihinde gerçekleşen gözaltı işlemi, Aeroports de Paris’in yüzde 46,1 oranında ortak olduğu TAV Havalimanları Holding’in yüzde 100 iştiraki olan TAV Tunus’a yönelik soruşturma dosyasına dayanıyor. Açıklamada, söz konusu yatırımın 2007 yılına ait olduğu hatırlatıldı.
Diplomatik temaslar sürüyor
Açıklamada ayrıca, konuya ilişkin olarak Türkiye ve Fransa hükümetleri arasında en üst düzeyde diplomatik temasların devam ettiği vurgulandı. Sürecin yakından takip edildiği ve gerekli girişimlerin eş zamanlı olarak yürütüldüğü kaydedildi.
“Haksız ve orantısız bir uygulama”
Sani Şener’in ofisi tarafından yapılan değerlendirmede, Şener’in 2022 yılı itibarıyla TAV Havalimanları Holding’deki tüm görevlerinden ayrıldığına dikkat çekildi. Buna rağmen, Tunus’ta 2011 yılında Arap Baharı ile başlayan siyasi dönüşüm süreci ve bu döneme ilişkin yatırımların soruşturulmasını konu alan bir dosya kapsamında gözaltına alınmasının hem yerel hem de uluslararası hukuk açısından haksız ve mesnetsiz olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Şener’in davet edilmesi halinde ilgili makamlara giderek tüm bilgileri gönüllü olarak paylaşabileceği belirtilirken, uygulanan yöntemin orantısız ve adil olmadığı savunuldu.
Hukuki süreç takip ediliyor
Türkiye ve Fransa nezdinde yürütülen diplomatik girişimlerin yanı sıra, uluslararası ve yerel hukuk mercilerinde de sürecin takip edildiği aktarıldı. Açıklamada, dosyanın en kısa sürede sonuçlandırılması ve Sani Şener’in yurt dışı programına kaldığı yerden devam edebilmesi için gerekli tüm adımların atıldığı ifade edildi.