Piyasalardaki düşüşün arkasında, İran ve Umman arasındaki diplomatik temaslarda ilerleme sağlandığına yönelik haberler bulunuyor.
İki ülkenin, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kullanımına ilişkin bir anlaşmanın ayrıntıları üzerinde çalıştığı bildirildi. İran Devrim Muhafızları da stratejik su yolunun kullanımına yönelik taraflar arasında anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya genelindeki petrol ve doğal gaz tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen enerji sevkiyatının geçtiği başlıca güzergâhlardan biriydi. Çatışmaların başlamasının ardından İran'ın geçişleri sınırlandırması, boğazdan taşınan petrol miktarının olağan seviyenin yaklaşık dörtte birine kadar düşmesine yol açtı.
Arz riski gündemden çıkmış değil
Diplomatik gelişmeler petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluştursa da enerji piyasasındaki arz endişeleri tamamen ortadan kalkmış değil.
ANZ Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, İran ve Umman arasındaki görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılabileceği beklentisini güçlendirdiğini ve bu durumun petrol fiyatlarını baskıladığını belirtti. Hynes, buna karşın arz tarafındaki risklerin devam ettiğine dikkat çekti.
Katar'ın Tahran ziyareti izlenecek
Petrol piyasasının odağında yalnızca Hürmüz Boğazı'na ilişkin görüşmeler bulunmuyor. Bölgedeki diplomatik girişimlerin seyri de fiyatlamalarda belirleyici oluyor.
Katar Başbakanı'nın bugün İran'ı ziyaret ederek yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik temasları yeniden canlandırması bekleniyor. Ancak tarafların olası bir ateşkesin şartları konusunda hâlâ ciddi görüş ayrılıkları yaşadığı ifade ediliyor.
Dizel stoklarındaki gerileme dikkat çekiyor
Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen enerji piyasasında özellikle rafine ürün arzına ilişkin kaygılar sürüyor.
ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin verilerine göre, 21 Ağustos'ta sona eren haftada dizel ve kalorifer yakıtını kapsayan distilat stokları 2,2 milyon varil azalarak 103,4 milyon varile indi.
ANZ, mevcut stok seviyesinin yılın aynı dönemi için kaydedilen en düşük seviyeye işaret ettiğini belirtti.
Orta Doğu'daki gelişmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşının da dizel arzı üzerindeki baskıyı artırdığı belirtilirken, petrol fiyatlarının bundan sonraki seyrinde Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve bölgedeki diplomatik girişimlerin belirleyici olması bekleniyor.