Petroldeki yükseliş hafta başında belirginleşti. Brent petrol pazartesi günü yaklaşık yüzde 5 değer kazanırken, salı günü de yükselişini sürdürerek 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek kapanışını yaptı. Böylece 90 dolar seviyesi yeniden piyasanın odağına yerleşti.
Geçen hafta ABD ile İran arasında diplomatik bir anlaşmaya varılabileceği beklentisiyle 80 doların altına gerileyen Brent, bu iyimserliğin azalmasıyla hızlı bir toparlanma gösterdi. İran’ın talepleri karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağı yönündeki tutumu da arz endişelerini güçlendiriyor.
Hürmüz’de trafik savaş öncesinin çok altında
Petrol piyasasındaki en önemli risk göstergelerinden biri Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği oldu.
Pazartesi günü boğazdan yalnızca 6 gemi geçerken, son 10 gündeki günlük ortalama yaklaşık 11 olarak gerçekleşti. Savaş öncesinde ise bu sayı günde 125 ila 140 gemi arasında bulunuyordu.
Trafikteki bu sert düşüş, küresel enerji ticaretinin en kritik güzergâhlarından birinde normalleşmenin henüz gerçekleşmediğine işaret ediyor.
Hürmüz’deki aksama uzadıkça, Ortadoğu’da üretilen petrolün küresel pazarlara ulaştırılması da daha büyük bir risk haline geliyor. Bu durum, petrol fiyatlarında doğrudan jeopolitik risk primi oluşmasına neden oluyor.
Risk Kızıldeniz’e de yayılıyor
Gerilim yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil. Kızıldeniz’in girişinde bulunan Bab el-Mandeb de yeniden güvenlik endişelerinin odağına girdi.
ABD ve İran destekli Husiler, salı günü Hürmüz ve Bab el-Mandeb çevresindeki gemilere yönelik farklı saldırılar bildirildi.
Hürmüz, Ortadoğu petrolünün dünya piyasalarına taşınmasında kritik bir geçiş noktası olurken, Bab el-Mandeb Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki bağlantıyı sağlıyor.
İki stratejik deniz geçidinin aynı dönemde risk altında olması, tanker taşımacılığında navlun ve sigorta maliyetlerini artırırken, enerji ticaretindeki belirsizliği de büyütüyor.
Bu nedenle piyasa artık yalnızca petrol üretiminin miktarına değil, üretilen petrolün küresel tüketim merkezlerine güvenli biçimde ulaşıp ulaşamayacağına da odaklanıyor.
ABD stokları yükselişi frenleyebilir
Petrol fiyatlarını aşağı çekebilecek gelişmelerin başında ise ABD ham petrol stoklarındaki artış geliyor.
Sektör verilerine göre, 7 Ağustos’ta sona eren haftada ABD’nin ham petrol stokları yaklaşık 9,1 milyon varil yükseldi. Aynı dönemde benzin stoklarının 1,5 milyon varil, damıtılmış ürün stoklarının ise yaklaşık 596 bin varil azalması bekleniyor.
Ham petrol stoklarındaki artış, piyasa tahminlerinin oldukça üzerinde gerçekleşti.
Resmi veriler de benzer bir tablo ortaya koyarsa, ABD’deki arz fazlası Ortadoğu kaynaklı arz endişelerinin fiyatlar üzerindeki etkisini kısmen azaltabilir.
Piyasalar ABD’nin resmi petrol stokları verisini Türkiye saatiyle 17.30’da takip edecek.
EIA’dan arzın uzun süre toparlanmayabileceği uyarısı
Petrol piyasasındaki riskin yalnızca kısa vadeli olmadığına dikkat çeken ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların ağustos boyunca ciddi ölçüde baskı altında kalmasını bekliyor.
EIA verilerine göre Ortadoğu’da temmuz ayında yaklaşık 5,5 milyon varil/gün petrol üretimi devre dışı kaldı. Bu miktar, dünya genelindeki petrol tüketiminin yüzde 5’inden fazlasına denk geliyor.
Kurum, ticaret yolları ile üretimin büyük bölümünün 2027’nin başında normale dönmesi durumunda dahi yaklaşık 600 bin varil/günlük üretim kapasitesinin 2027 sonuna kadar devre dışı kalabileceğini öngörüyor.
Bu tahmin, arzın eski seviyelerine dönmesinin piyasaların beklediğinden daha uzun sürebileceğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Brent için yeni EIA tahmini 86,81 dolar
Arz tarafındaki risklerin büyümesi EIA’nın fiyat beklentilerine de yansıdı.
Kurum, Brent petrolün 2026 yılı ortalama fiyat tahminini 86,81 dolara çıkardı. Bir önceki tahmin 82 doların altındaydı.
Böylece piyasalar yalnızca mevcut üretim kayıplarını ve deniz taşımacılığındaki sorunları değil, Ortadoğu’daki arz kesintilerinin gelecek yıla taşınma ihtimalini de fiyatlamaya başladı.
Gözler ABD enflasyonu ve petrol stoklarında
Petrol piyasasında bugün iki önemli ABD verisi izlenecek.
Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak ABD enflasyon verisi, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olabilir. Enflasyonun beklentilerin üzerinde ya da altında gerçekleşmesi, dolar ve faiz beklentileri üzerinden petrol fiyatlarında da hareketlilik yaratabilir.
Saat 17.30’da açıklanacak ABD petrol stokları ise küresel petrol piyasasında arz-talep dengesine ilişkin daha doğrudan bir gösterge sunacak.
Bununla birlikte petrol fiyatlarının ana belirleyicisi yine Ortadoğu’daki gelişmeler olacak. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin normale dönmemesi ve ABD-İran görüşmelerinde somut ilerleme sağlanamaması halinde, Brent petrolün 90 dolar seviyesini aşması ve bu seviyelerin yeni fiyatlamanın kalıcı tabanı haline gelmesi ihtimali güçlenebilir.