Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın denetim raporları ile MASAK analizleri birlikte değerlendirildi. İncelemelerde, suçtan elde edilen gelirlerin elektronik para ve ödeme hizmeti sunan kuruluşlar aracılığıyla planlı ve sistematik biçimde finansal sisteme sokulduğu belirlendi. Bu paraların, çok sayıda yurt içi ve yurt dışı şirket üzerinden dolaştırılarak aklanmaya çalışıldığı tespit edildi.
Teknik kadronun rolü ortaya çıkarıldı
Soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte, örgüt yapılanması içinde yer alan bazı şüphelilerin teknik pozisyonlarda görev yaptığı belirlendi. Yazılım mühendisi, bilgi teknolojileri personeli ve proje yöneticisi sıfatlarıyla faaliyet gösteren bu kişilerin; elektronik para altyapıları, yazılım sistemleri ve finansal yönlendirme mekanizmaları üzerinden suç gelirlerinin transferi ve gizlenmesine aktif şekilde katıldıkları değerlendirildi. Bu kapsamda şüphelilere “para nakline aracılık etme” suçlaması yöneltildi.
Sekiz ilde eş zamanlı operasyon
Elde edilen bulgular doğrultusunda, örgüt hiyerarşisi içinde operasyonel, idari ve teknik süreçlerde görev aldığı belirlenen isimlere yönelik geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Muğla, Tokat, Kocaeli ve Bursa’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 41 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.
Mal varlıklarına el konuldu, kayyum ataması yapıldı
Operasyon sırasında şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Finansal ve dijital delillerin toplanması, suçtan elde edilen gelirlerin izinin sürülmesi ve delillerin korunması amacıyla kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına el konulurken, Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri’ne TMSF’nin kayyum olarak atandığı bildirildi.
Başsavcılık, dosyanın çok yönlü şekilde ve büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü kamuoyuna duyurdu.