MSCI, 15 Ekim'de yayımladığı açıklamayla Türkiye endekslerine yönelik belirli güncellemelerin ikinci bir duyuruya kadar askıya alındığını duyurdu. Karar, Türk hisselerinin endekslerdeki ağırlığının artırılmasını ve yeni şirketlerin endekslere dahil edilmesini sınırlandırıyor.
MSCI'nın odağında şeffaflık ve koordineli işlemler var
MSCI'nın 2026 Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle bağlantılı yatırım fonları üzerinden koordineli işlemler gerçekleştirilebileceğine yönelik endişeler öne çıktı. Kuruluşa göre bu durum, uluslararası kurumsal yatırımcıların piyasanın işleyişine ve verilerin güvenilirliğine ilişkin soru işaretleri taşımasına neden oluyor.
Açıklamada, söz konusu işlemlerin şirket hisselerinin fiili dolaşım oranlarının doğru hesaplanmasını zorlaştırabileceği ve piyasa bütünlüğüne zarar verebileceği belirtildi.
MSCI, bu risklerin azaltılması için şirketlerin nihai pay sahiplerine ilişkin bilgilerin zamanında ve ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklanmasını istedi. Ayrıca koordineli işlemlere karşı etkili denetim ve yaptırım mekanizmalarının kurulması, fiili dolaşım oranları yapısal olarak bozulan hisselerin ise açık ve şeffaf kriterlerle belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'deki düzenlemeler yeterli görülmedi
MSCI, Türk yetkililerin soruna yönelik bazı adımlar attığını kabul etti. Bu kapsamda, yatırım fonlarının elindeki belirli hisselerin fiili dolaşım hesaplamalarına dahil edilmemesine yönelik düzenlemeler de değerlendirildi.
Bununla birlikte kuruluş, uygulamaların henüz başlangıç aşamasında olduğuna dikkat çekti. Uluslararası yatırımcıların beklentilerinin karşılanması için kalıcı yaptırımların devreye alınması ve hisselerin fiili dolaşım oranlarının bağımsız biçimde doğrulanabileceği şeffaf standartların oluşturulması gerektiği belirtildi.
MSCI, atılan adımların piyasadaki yapısal sorunları giderip gidermediğini değerlendirmek için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Türk hisselerinde hangi işlemler durduruldu?
MSCI'nın kararı, Türkiye hisse senetlerini kapsayan endekslerdeki belirli değişiklikleri içeriyor. Buna göre, yabancı yatırımcıların endeks hesaplamalarındaki ağırlığını belirleyen Yabancı Dahil Edilme Faktörü (FIF) ile endeks hesaplamalarında kullanılan pay sayısında (NOS) artış yapılmayacak.
Bunun yanı sıra MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi'ne (IMI) yeni hisseler eklenmeyecek. Mevcut şirketlerin piyasa büyüklüklerine bağlı olarak daha üst endeks kategorilerine yükseltilmesi de durdurulacak.
Karar, Borsa İstanbul'daki işlemlere yönelik bir yasak anlamına gelmiyor. Ancak Türk şirketlerinin MSCI endekslerine girişini ve bu endekslerdeki ağırlıklarının artırılmasını kısıtlıyor.
Türkiye'nin piyasa statüsü değişebilir
MSCI, Türkiye'deki düzenlemeleri ve denetim uygulamalarının sonuçlarını izlemeyi sürdürecek. Kuruluş, Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme sağlanamaması halinde Türkiye'nin piyasa sınıflandırmasının değiştirilmesine yönelik bir istişare süreci başlatılması dahil yeni adımları değerlendirebileceğini açıkladı.
Bu kapsamda Türkiye'nin mevcut Gelişmekte Olan Piyasa (Emerging Market) statüsünden Sınır Piyasa (Frontier Market) veya Bağımsız Piyasa (Standalone Market) kategorilerinden birine geçirilmesi olasılığı gündeme gelebilir.
Türkiye'nin sınıflandırmasına ilişkin nihai değerlendirme, MSCI'nın 2027 Yıllık Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında yapılacak. Dolayısıyla mevcut karar, Türkiye'nin statüsünün şimdiden düşürüldüğü anlamına gelmiyor.
Statü değişikliği yabancı yatırımcıları nasıl etkileyebilir?
MSCI endeksleri, küresel yatırım fonlarının ülke ve hisse senedi tercihlerini şekillendiren temel göstergeler arasında yer alıyor. Bu nedenle Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisinden çıkarılması, söz konusu endeksleri izleyen fonların portföylerinde değişikliğe gitmesine yol açabilir.
Özellikle MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi'ni takip eden pasif fonlar, olası bir sınıflandırma değişikliğinde Türk hisselerindeki pozisyonlarını azaltmak veya bazı yatırımlarını tamamen sonlandırmak durumunda kalabilir. Böyle bir senaryo, Borsa İstanbul'da satış baskısını artırabileceği gibi Türkiye'den sermaye çıkışı riskini de beraberinde getirebilir.
Reuters'ın değerlendirmesinde de olası bir statü düşüşünün, gelişmekte olan piyasalar endekslerini izleyen fonlarda satışlara neden olabileceğine dikkat çekiliyor.
Bununla birlikte MSCI'nın şimdilik aldığı karar, Türkiye'nin piyasa kategorisini değiştirmek yerine belirli endeks güncellemelerini askıya almakla sınırlı. Türkiye'nin gelecekteki sınıflandırması, önümüzdeki dönemde atılacak adımların ve piyasa şeffaflığına ilişkin iyileştirmelerin sonuçlarına bağlı olacak.