Rapora göre yatırımcılar mevcut gerilimi şimdilik kısa vadeli bir enflasyon baskısı olarak değerlendiriyor. Bu nedenle petrol fiyatları, tahvil getirileri ve hisse senedi piyasalarındaki fiyatlamalar da yeni risk algısına göre şekilleniyor.
Morgan Stanley, mevcut ortamda yatırımcıların daha seçici davranması gerektiğini vurgulayarak, bölgesel farklılaşmaların ve enflasyona duyarlı yatırım araçlarının öne çıkacağını ifade etti.
Küresel ekonomi kritik bir eşikte
Kurum, küresel ekonominin İran merkezli çatışmalar nedeniyle hassas bir süreçten geçtiğine dikkat çekti. Raporda, piyasalardaki mevcut fiyatlamaların henüz kalıcı bir ekonomik bozulmayı değil, geçici bir maliyet ve enflasyon şokunu yansıttığı belirtildi.
Petrol fiyatlarında risk senaryoları masada
Morgan Stanley, petrol piyasasının jeopolitik gelişmelere karşı oldukça hassas hale geldiğini vurguladı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası aksaklıkların küresel enerji arzını etkileyebileceği kaydedildi.
Raporda, birkaç hafta sürecek bir kesintinin sınırlı etki yaratabileceği ancak arz sıkıntısının 3 ila 6 aya yayılması durumunda küresel büyüme üzerinde baskı oluşabileceği ve resesyon riskinin artabileceği ifade edildi.
Talepte belirgin bir zayıflama yok
Banka, mevcut verilerin tüketici talebinde veya istihdam piyasasında ciddi bir bozulmaya işaret etmediğini belirtti. Şirketlerin artan maliyetleri ya fiyatlara yansıtabildiği ya da bilançolarında karşılayabildiği, bu nedenle talep tarafında şimdilik güçlü bir kırılma görülmediği aktarıldı.
ABD tahvillerine temkinli yaklaşım
Morgan Stanley, enflasyon risklerinin devam etmesi nedeniyle ABD'nin 10 yıllık devlet tahvillerinde düşük ağırlık tavsiyesini sürdürdü. Kurum, tahvil getirilerinin yüzde 4,35 seviyelerine doğru yükselme potansiyeli taşıdığı görüşünde.
Sabit getirili tarafta öne çıkan alanlar
Raporda, sabit getirili yatırım araçları arasında ipotek teminatlı menkul kıymetler (MBS) ile varlığa dayalı menkul kıymetlerin (ABS) en cazip seçenekler arasında yer aldığı belirtildi.
Banka kredilerinde ise yüksek getiri potansiyeli ve ekonomik büyüme beklentileri nedeniyle ağırlık artırılması tavsiye edildi.
Kurumsal tahvillerde seçici olunmalı
Morgan Stanley, yatırım yapılabilir seviyedeki kurumsal tahvillerin mevcut fiyatlamalarının pahalı olduğunu değerlendirerek bu segmentte düşük ağırlık pozisyonunu koruduğunu açıkladı.
Özel kredi piyasasında ise getiriden çok doğru fon ve yönetici seçiminin önem kazandığı vurgulandı.
Avrupa ve Brezilya tahvilleri öne çıkıyor
Avrupa tarafında çekirdek ülkelerin tahvilleri yerine İspanya ve Portekiz tahvillerinin daha cazip olduğu ifade edildi.
Brezilya tahvilleri ise yüksek faiz seviyesi ve devam eden dezenflasyon süreci sayesinde kısa vadeli fırsat sunan yatırım araçları arasında gösterildi.
ABD hisselerinde tabana yayılan büyüme beklentisi
Morgan Stanley, ABD borsalarında yükselişin artık yalnızca dev teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmayacağını öngörüyor. Raporda, orta ve küçük ölçekli şirketlerin de büyümeden pay alabileceği belirtilerek SMID segmentine yönelik ağırlığın artırıldığı kaydedildi.
Gelişmekte olan piyasalarda ayrışma sürüyor
Kurum, Tayvan ve Güney Kore'nin yapay zeka ve yarı iletken yatırımları sayesinde olumlu görünüm sunduğunu belirtti. Brezilya'nın emtia fiyatlarından destek almaya devam ettiği ifade edilirken, Çin'de zayıf iç talebin ve Hindistan'da ekonomik döngü kaynaklı yavaşlama risklerinin öne çıktığı aktarıldı.
S&P 500’de değerlemeler normale dönüyor
Rapora göre S&P 500 endeksinin fiyat/kazanç oranı 23 seviyesinden 20 seviyesine geriledi. Morgan Stanley, bu düşüşün piyasalardaki aşırı değerleme baskısının kısmen azaldığını ve değerlemelerin daha dengeli bir görünüme yaklaştığını gösterdiğini değerlendirdi.