;
Arama

Morgan Stanley’den Borsa İstanbul için düzeltme uyarısı

ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, “Macro Gravity Denied” başlıklı Türkiye raporunda Borsa İstanbul’daki güçlü yükselişin makro temellerden koptuğuna işaret etti. Analistler, yılbaşından bu yana hızla değer kazanan Türk hisse senetlerinin kısa vadede düzeltme riski taşıdığı uyarısında bulundu.

25 Şubat 2026, 16:14

Raporda, Türk hisse senetlerinin yılın başından itibaren sert biçimde yeniden fiyatlandığı, ancak bu hareketin tahvil piyasasındaki görünümle örtüşmediği vurgulandı. Hisse piyasasında çarpan genişlemesi yaşanırken, iki yıllık gösterge tahvil faizinin aynı dönemde kayda değer bir değişim göstermemesi, makro beklentilerde belirgin bir iyileşme olmadığına işaret ediyor.

MSCI Türkiye Endeksi’nin ABD doları bazında yılbaşından bu yana yüzde 25 toplam getiri sağladığı, böylece EEMEA bölgesinde en iyi ikinci, küresel ölçekte ise beşinci sıraya yerleştiği belirtildi. Ancak bu performansın büyük ölçüde çarpan artışından kaynaklandığı ifade edildi. BIST 100’ün ileriye dönük F/K oranı 5,9x seviyesinden 7,6x’e yükseldi.

Analistlere göre mevcut çarpan, piyasanın ima ettiğinden çok daha güçlü bir dezenflasyon sürecini fiyatlıyor. Oysa tahvil piyasasında faiz indirimi ya da enflasyon görünümüne ilişkin anlamlı bir iyileşme sinyali bulunmuyor. Bu nedenle hisse senetlerinin daha temkinli makro beklentilere doğru aşağı yönlü bir yakınsama yaşayabileceği değerlendiriliyor.

Enflasyon beklentisiyle çarpan arasındaki kopuş

Raporda enflasyonun Türkiye varlık fiyatlamasında temel belirleyici olduğuna dikkat çekildi. Tarihsel olarak hisse çarpanları ile enflasyon beklentileri arasında güçlü bir korelasyon bulunduğu hatırlatıldı. Mevcut 7,6x ileri F/K oranının, 12 ay sonrasına ilişkin yaklaşık yüzde 10 enflasyon varsayımına işaret ettiği hesaplandı. Bu seviye, piyasa katılımcılarının genel beklentilerinin oldukça altında.

Bu çerçevede kısa vadeli risklerin aşağı yönlü olduğu belirtilirken, şubat ayı enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi halinde borsada baskı oluşabileceği kaydedildi. Ayrıca Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı çekmesinin, Türkiye’de dezenflasyon sürecini yavaşlatabileceği ve risk primini artırabileceği uyarısı yapıldı.

Banka hisselerinde iskontoya dikkat

Morgan Stanley, genel endeks için temkinli duruşunu korurken bankacılık sektöründe görece daha yüksek potansiyel görüyor. Analistler, Türk bankalarının ileriye dönük F/K oranı bazında piyasaya kıyasla yüzde 47 iskontolu işlem gördüğünü hesapladı. Bankalarda çarpan 4,0x seviyesindeyken, genel piyasa 7,6x düzeyinde bulunuyor.

Kalıcı bir yeniden değerleme için reel özkaynak kârlılığının (enflasyona göre düzeltilmiş ROE) sürdürülebilir biçimde pozitife dönmesi gerektiği vurgulandı. Beklentiler 2025’ten bu yana pozitif bölgede olsa da gerçekleşen verilerin henüz bu toparlanmayı teyit etmediği ifade edildi. 2026’nın reel ROE açısından kalıcı bir eşik, 2027’nin ise güçlenme dönemi olabileceği öngörülüyor.

Tarihsel ilişkilere atıf yapan Morgan Stanley, reel ROE beklentilerinin korunması halinde bankaların 1,2x PD/DD çarpanına yükselebileceğini, bunun mevcut 0,8x seviyesine kıyasla yaklaşık yüzde 50 yukarı potansiyel anlamına geldiğini belirtti.

Yabancı ilgisi ve erken iyimserlik uyarısı

Raporda, gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahındaki artışın Türk hisse senetlerine de yabancı girişini hızlandırdığı ifade edildi. Ancak bu ilginin büyük ölçüde zayıf ABD doları ortamında portföy çeşitlendirme arayışından kaynaklanması halinde, iç talep ağırlıklı Türk şirketlerinin güçlü TL’den yeterince fayda sağlayamayabileceği belirtildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından izlenen kontrollü kur politikası ve yüksek reel faiz ortamının iç talebi baskıladığına dikkat çekilerek, şirket kâr tahminleri üzerindeki aşağı yönlü risklerin sürdüğü kaydedildi. Bu çerçevede son dönemdeki yabancı girişlerinin erken olabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Carry stratejisi öne çıkıyor

Makro tarafta ise Türkiye’nin hâlâ carry stratejisiyle öne çıktığı ifade edildi. Ocak ayında gelen yukarı yönlü enflasyon sürprizinin nihai faiz beklentilerini yukarı taşıdığı; buna karşın Merkez Bankası’nın iletişiminde mevcut gevşeme patikasından memnuniyet sinyali verdiği aktarıldı.

Enflasyon beklentilerinde sınırlı bir gerileme görülse de jeopolitik risklerin çapraz para swap eğrisi üzerinde ek risk primi yarattığı belirtildi. Bu risklerin azalması halinde primin geri çekilebileceği öngörülüyor.

Yüksek frekanslı göstergelerin şubat enflasyonuna ilişkin daha güçlü bir tabloya işaret ettiğini kaydeden Morgan Stanley, yakın vadede hisse senedi yerine döviz carry pozisyonlarını tercih etmeyi sürdürdüğünü açıkladı.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok