;
Arama

İsveç neden euro konusunda tutumunu değiştiriyor?

İsveç, artan jeopolitik riskler ve ABD ile ilişkilerdeki belirsizlikler nedeniyle euro’ya geçişi yeniden gündemine alıyor. Ancak bu adım, hem siyasi hem ekonomik açıdan ülke içinde hararetli bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

18 Şubat 2026, 13:08

Alman markı, Fransız frangı ve Fin markkası gibi İsveç kronu da bir gün tarihe gömülebilir. İsveç uzun süredir Avrupa Birliği’nin bir üyesi olsa da neredeyse otuz yıllık ortak para birimine katılmaya direndi. Ancak artan jeopolitik istikrarsızlık ve ABD Başkanı Donald Trump döneminde transatlantik ilişkilerin gerilmesi karşısında, AB ile daha sıkı entegrasyon bir kalkan olarak giderek daha cazip görünmeye başladı. İskandinav ülkelerinin en büyük ekonomisinde euro'ya destek son yıllarda artmış olsa da konu hala bölücü nitelikte ve para biriminin değiştirilmesi muhtemelen yıllar sürer. Yine de İsveç’in tutumundaki değişim, AB için önemli bir dönüm noktası olur ve Trump’ın öngörülemezliğinin dolara olan güveni zedelediği bir dönemde euro'ya daha fazla güvenilirlik kazandırır.

İsveç neden euro bölgesinin parçası değil?

İsveç 1995’te AB’ye katıldı ve belirli ekonomik kriterler karşılandığında euroyu benimsemeye hukuken bağlı. Ancak ortak para birimi 1999’da yürürlüğe girdikten sonra İsveç, egemenlik kaygıları ve kronun ekonomiyi dengelemedeki rolünü kaybetme endişesi gibi siyasi ve ekonomik nedenlerle katılmamayı tercih etti. 2003 yılında yapılan bağlayıcı olmayan referandumda seçmenlerin yaklaşık yüzde 56’sı euro'ya geçişi reddetti ve ardışık hükümetler bu sonuca saygı gösterdi.

Ekonomik açıdan İsveç, para politikasını kontrol altında tutmayı ve dalgalı kur rejimini sürdürmeyi tercih etti. Euro’nun birlik içindeki diğer para birimleriyle kurunu yöneten AB’nin ERM II mekanizmasının dışında kaldı. ERM II’ye katılım, euro'ya geçiş şartlarından biri. İsveç, 27 üyeli AB içinde hala kendi para birimini kullanan altı ülkeden biri. Diğerleri Çekya, Danimarka, Macaristan, Polonya ve Romanya. Danimarka, euro'ya geçiş konusunda resmîibir muafiyet elde etti.

İsveç neden şimdi euro'yu yeniden değerlendiriyor?

Hükümet bakanları, İsveç’in ortak para birimine katılmayı en son ciddi biçimde değerlendirdiği dönemden bu yana jeopolitik ve ekonomik manzaranın önemli ölçüde değiştiğini, bunun da AB’nin geri kalanıyla daha yakın entegrasyon lehine argümanları güçlendirdiğini savunuyor. Son yıllardaki köklü değişimler arasında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali (ki bu durum İsveç’i uzun süren askeri tarafsızlık politikasından uzaklaştırarak NATO’ya katılmaya yöneltti) ve Çin’in artan küresel etkisi bulunuyor. Ancak her şeyden önce Trump döneminde transatlantik ilişkilerin bozulması, serbest dalgalanan bir kronun uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Bu endişeler, jeopolitik bir kriz sırasında daha büyük bir para bloğunun dışında kalmanın kırılganlığına odaklanıyor. Böyle bir durumda küçük ölçekli kron, yoğun piyasa dalgalanmalarına açık kalabilir.

Euro'ya geçişe ilişkin ekonomik tartışma da evrildi. Bu durum, aralık ayında İsveç Serbest Girişim Vakfı tarafından yayımlanan ve 2003 referandumu öncesinde hükümetin para birimi değişimini değerlendiren komisyonun başkanlığını yapmış etkili ekonomist Lars Calmfors’un liderliğini yaptığı analizde yansımasını buldu. O dönemde komisyonun tavsiyesi beklemek yönündeyken, Calmfors’un yeni değerlendirmesi euro bölgesi üyeleri için ticari faydaların önceki varsayımlardan daha büyük olduğunu ve bağımsız para politikasını korumanın avantajlarının azaldığını ortaya koydu.

Euro'ya katılmanın İsveç için avantajları neler?

Calmfors ve diğer gözlemcilere göre 21 euro ülkesiyle aynı para birimini paylaşmak ticareti daha kolay ve öngörülebilir hale getirerek İsveç ekonomisine fayda sağlar. İskandinav ülkesinin mal ticaretinin yüzde 60’tan fazlası AB’nin geri kalanıyla yapılıyor. Zaman zaman sert olabilen döviz kuru dalgalanmalarının ortadan kalkması, ithalatçı ve ihracatçılar için maliyetleri ve belirsizliği azaltır. Euro'yu benimsemek ayrıca, liderlerin Trump’ın dünya düzenini yeniden şekillendirmesine ve büyük güç rekabetinin geri dönüşüne karşı daha güçlü ve koordineli bir yanıt çağrısında bulunduğu bir dönemde, İsveç’in kendisini Avrupa’daki komşularına daha sıkı bağlamasına imkan tanır.

İsveç kronu bırakırsa hangi risklerle karşılaşır?

Kronun kaybedilmesi, İsveç’in şu anda faiz oranlarını euro bölgesinin geneline yönelik kararlar alan Avrupa Merkez Bankası’nı takip etmek yerine iç koşullara göre belirlemesine imkan veren bağımsız para politikasından vazgeçmesi anlamına gelir. Dalgalı kur rejimi ayrıca, ihracata bağımlı İsveç ekonomisi için bir “hava yastığı” olarak görülüyor. Bu kriz zamanlarında kronun genellikle değer kaybettiği ve İsveç mallarını yurtdışında daha ucuz hale getirerek ekonomik büyüme üzerindeki etkiyi hafiflettiği anlamına gelir.

Eurostat verilerine göre euro bölgesinde kamu borcu GSYH’nin yüzde 80’inden fazla. İsveç’in borç/GSYH oranı ise yaklaşık yüzde 33’tür. Milliyetçi İsveç Demokratları partisinden milletvekili Oscar Sjöstedt, euro bölgesindeki mevcut borçlanma eğilimlerinin ortak para biriminin çöküşüne yol açabileceğini söylemişti.

Para birimi değişiminin önündeki engeller neler?

Temel engellerden biri kamuoyu. İsveçliler zamanla euro'ya daha sıcak bakmaya başlamış olsa da hala para birimini benimsemeye karşı olanların sayısı destekleyenlerden fazla. Birçok gözlemci, para birimi değişimine meşruiyet kazandırmak için ikinci bir referandum gerektiğini söylüyor. Siyasi görüşler de bölünmüş durumda. Azınlık üç partili koalisyon hükümetine liderlik eden Başbakan Ulf Kristersson’un merkez sağ partisi resmen euro'ya katılmaktan yana. Ancak konuyu aktif biçimde gündeme taşımakta temkinli davranıyor ve anketlerde seçmenler arasında üçüncü sırada yer alıyorlar.

Muhalefet cephesinde, anketlerde birinci sırada yer alan Sosyal Demokratlar henüz euroy'a katılım konusunda resm bir tutum açıklamadı. Seçmenler arasında en popüler ikinci parti olan İsveç Demokratları ise para birimi değişimine güçlü şekilde karşı. Eylül ayındaki genel seçimlerden önce bu konuda önemli bir ilerleme olması beklenmiyor. Ülkenin Maliye Bakanı Elisabeth Svantesson, mevcut hükümetin görevde kalması halinde euro'ya geçişin artı ve eksilerini incelemek üzere bir soruşturma başlatacağını ocak ayında açıklamıştı.
 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok