;
Arama

İran savaşının bedeli: Körfez ülkelerini bekleyen ekonomik tehlike

Orta Doğu’daki İran savaşının uzun süre devam etmesi halinde Körfez ekonomileri 1990’lardan bu yana en ağır daralmayla karşı karşıya kalabilir. Goldman Sachs’a göre Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının sürmesi halinde Katar ve Kuveyt ekonomileri bu yıl yüzde 14’e kadar küçülebilir.

16 Mart 2026, 10:13

İran savaşı, yakında sona ermezse Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar dahil olmak üzere Körfez’in en büyük ekonomilerine ciddi darbeler vurma tehdidi oluşturuyor. Goldman Sachs ekonomisti Farouk Soussa’ya göre çatışmanın nisan ayı boyunca devam etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın iki ay süreyle kapanması durumunda Katar ve Kuveyt’in gayri safi yurtiçi hasılası bu yıl yüzde 14 oranında daralabilir.

Bu durum, Irak’ın Kuveyt’i işgalinin Körfez Savaşı’nı tetiklediği ve küresel petrol piyasalarında büyük çalkantıya yol açtığı 1990’ların başından bu yana söz konusu ülkeler için en kötü ekonomik daralma olacaktır. Suudi Arabistan ve BAE, petrol akışını kritik Hürmüz’den başka rotalara yönlendirme kabiliyetleri sayesinde daha iyi durumda olabilir ancak yine de sırasıyla yaklaşık yüzde 3 ve yüzde 5 oranında GSYH düşüşü yaşayabilirler. Bu da 2020’deki pandemi döneminden bu yana en büyük ekonomik darbe anlamına gelir.

“Etkisi Covid’den daha büyük olabilir”

Goldman’ın Orta Doğu ve Kuzey Afrika ekonomisti Soussa, “Birçok Körfez ekonomisi için savaşın kısa vadeli etkisi Covid’den daha büyük olabilir. Toz duman dağıldığında yeniden inşa edecekler ve toparlanacaklar ancak bu çatışmanın güven üzerinde bırakacağı izlerin ne olacağı henüz belli değil” dedi.  Bu değerlendirme, Orta Doğu’daki savaşın Arap Körfez ülkeleri için nasıl bir kabus senaryosu yarattığını ortaya koyuyor. Bu ülkeler hem petrol hem de petrol dışı sektörlerde eş zamanlı zarar riskiyle karşı karşıya.

Çatışma üçüncü haftasında da yatışma belirtisi göstermedi. İran, ABD ve İsrail bombardımanlarına misilleme olarak bölgedeki komşularına saldırılarını sürdürdü. Bir dron olayının yangına yol açmasının ardından Dubai Uluslararası Havalimanı uçuşları geçici olarak durdurduç Suudi Arabistan ise gece boyunca bir düzineden fazla dronu engelledi.

ABD hafta sonu İran’ın ham petrol ihracat merkezi olan Harg Adası’ndaki askeri hedefleri vurdu ve Tahran Hürmüz’deki trafiği aksatmaya devam ederse enerji tesislerini hedef alacağı uyarısında bulundu. Dünya petrol ihracatının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor. ABD Başkanı Donald Trump ayrıca gazetecilere, boğazı güvence altına almak ve gemilere koridor boyunca eşlik etmek için “yaklaşık yedi ülke” ile bir koalisyon kurma görüşmeleri yürüttüklerini söyledi. Trump’ın üst düzey yardımcılarından biri, Pentagon’un İran savaşının dört ila altı hafta sürebileceğini tahmin ettiğini belirtti.

En büyük zararı petrol ekonomileri görebilir

Katar’ın LNG ihracatındaki çöküş küresel doğal gaz piyasalarını da altüst etti. Bahreyn ise Hürmüz’deki kesintiler nedeniyle kısmen dünyanın en büyük alüminyum eritme tesisinde üretimi azaltmaya başladı. Soussa’ya göre bu tür aksaklıklar uzun sürerse en büyük zararı Katar, Kuveyt ve Bahreyn’in petrol ekonomileri görebilir.

Suudi Arabistan ve BAE için tablo daha karmaşık. EFG Hermes’ten Mohamed Abu Basha ve Khalij Economics’ten Justin Alexander gibi ekonomistlere göre bu ülkeler ham petrolü alternatif güzergahlardan ihraç edebiliyor ve petrol fiyatlarındaki sıçramadan fayda sağlayabilir. Petrol dışı sektör söz konusu olduğunda ise gayrimenkulden turizme ve yatırımlara kadar pek çok alan etkilendiği için Körfez ülkeleri genelinde daha yaygın bir ekonomik acı yaşanabilir.

Bloomberg’e konuşan ondan fazla ekonomiste göre uzun süren bir savaş durumunda en iyi performansı Suudi Arabistan gösterebilir. Krallık İran saldırılarının çoğunu engellemeyi sürdürürken hava sahası ve işletmeler sınırlı kesintilerle açık kalmaya devam ediyor. Bu durum sürerse ülkenin kısa vadede en büyük riski, daha düşük gelirler nedeniyle ilk çeyrekte daha derin bir bütçe açığı olabilir. Bu değerlendirme Abu Dabi Commercial Bank’tan Monica Malik ve Oxford Economics’ten Azad Zangana’ya ait.

“Yatırımcılar ciddi bir endişe duymuyor”

2026 için ise petrol fiyatları ve ihracat yüksek kalırsa Suudi Arabistan savaş öncesinde tahmin edilenden daha küçük bir bütçe açığı vererek beklentilerin üzerinde performans gösterebilir. Washington’daki Arab Gulf States Institute’da misafir araştırmacı olan Tim Callen, Suudi Arabistan’ın günlük petrol üretimi ortalama 7,5 milyon varil civarında olur ve Brent petrolü 90 dolar seviyesinde kalırsa yıllık bütçe açığının yüzde 1 daralabileceğini düşünüyor.

Suudi hükümeti 2026 için yüzde 3,3’lük bir bütçe açığı öngörmüştü. Buna karşılık BAE’nin bu yıl bütçe fazlası vermesi beklenirken Katar’ın açığının büyüyebileceği ifade ediliyor. Körfez ekonomileri mali baskıyı hafifletmek için borç piyasalarına yönelmeye devam edebilir. Arqaam Capital portföy yöneticisi Fady Gendy’ye göre tahvil yatırımcıları şu an için savaşın bölgesel mali dengeler üzerindeki etkilerinden ciddi endişe duymuyor. Gendy, “Çatışma uzun süre düşük yoğunlukta devam ederse bu bir endişe kaynağı olur. Ancak şu anda piyasaların fiyatladığı senaryo bu değil” dedi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok