Arama

IMF’den küresel finansal istikrar uyarısı: Yapay zeka, tahvil ve siber saldırı riski

Uluslararası Para Fonu (IMF), yapay zeka yatırımlarında olası bir düşüşün, devlet tahvili faizlerindeki yükselişin ve siber saldırıların küresel finansal sistem üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Fon, yüksek borçluluk, likidite sorunları ve finansal kuruluşlar arasındaki bağlantıların olası şokların etkisini büyütebileceğine dikkat çekti.

13 Ekim 2026, 12:09

IMF, Ekim 2026 tarihli Küresel Finansal İstikrar Raporu kapsamında yayımladığı değerlendirmede, küresel piyasaların ekonomik büyüme ve şirket kârlılığından destek aldığını belirtti. Finansal koşulların görece elverişli olmasına karşın sistemin yeni risklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Raporda, özellikle yapay zeka sektöründeki yatırımların beklentilerin altında kalması, tahvil faizlerinin yükselmesi ve dijital altyapıya yönelik saldırıların finansal istikrar açısından öne çıkan tehditler olduğu ifade edildi.

Yapay zeka yatırımlarında düzeltme riski

IMF'ye göre yapay zeka yatırımları ekonomik büyümeye katkı sağlarken bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin kârlarını da artırıyor. Ancak yatırım harcamalarının ve şirket gelirlerinin beklentileri karşılayamaması, yapay zeka bağlantılı varlıkların fiyatlarında sert düşüşlere neden olabilir.

Fon, büyük ölçekli teknoloji şirketlerinin yatırımlarını finanse etmek için giderek daha fazla borçlanmasına ve yatırımcıların yapay zeka hisselerine erişmek amacıyla kaldıraçlı işlemlere yönelmesine dikkat çekti. Sektörde şirketler arasında hisse ve borç akışları üzerinden kurulan finansman ilişkilerinin de riskleri artırabileceği belirtildi.

IMF'nin 2023'ten bu yana gerçekleşen 14 finansman anlaşmasına yönelik incelemesi, gelecekte elde edilmesi beklenen 1,4 trilyon dolarlık gelir taahhüdü karşılığında yaklaşık 300 milyar dolarlık öz sermaye yatırımı ve 650 milyar dolarlık borçlanma yapıldığını ortaya koydu.

Bu yapıdaki finansman ilişkilerinin, şirketlerin gelir beklentilerinde yaşanabilecek bir bozulmanın sektör genelinde daha geniş çaplı sorunlara dönüşmesine zemin hazırlayabileceği değerlendirildi.

Tahvil faizleri finansal baskıyı artırabilir

Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisi, kamu maliyesine ilişkin endişeler ve bazı ekonomilerde büyümenin tahminleri aşması, devlet tahvili faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

IMF, tahvil getirilerinin küresel finansal kriz öncesinde görülen seviyelere yeniden yaklaşabileceğine işaret etti. Yüksek kamu borcu ve tahvil piyasalarında kullanılan kaldıraç, faizlerdeki yükselişin finansal sistem genelinde daha büyük kayıplara dönüşmesi riskini artırıyor.

Merkez bankalarının bilançolarını küçültmesiyle piyasalardaki fiyat hareketlerine duyarlı yatırımcıların önemi de artıyor. Tahvil faizlerinin yükselmesi, yalnızca devlet borçlanma araçlarının değerini düşürmekle kalmayıp diğer varlıklarda da değer kaybına yol açabiliyor.

Ayrıca finansal işlemlerde teminat olarak kullanılan tahvillerin değerindeki düşüş, yatırımcıların ek teminat sağlama ihtiyacını artırarak piyasa üzerindeki baskıyı ağırlaştırabiliyor.

Yapay zeka siber saldırıları da hızlandırabilir

Finans sektörünün dijital altyapılara bağımlılığının artması ve kurumlar arasındaki bağlantıların güçlenmesi, siber saldırıları sistemik riskler arasına taşıyor. IMF, büyük bir finans kuruluşunun, ödeme sisteminin, bulut hizmeti sağlayıcısının veya yazılım platformunun hedef alınmasının kritik finansal hizmetlerde geniş çaplı aksamalara neden olabileceğini belirtti.

Fonun değerlendirmesine göre bir kuruma yönelik saldırının etkileri, finansal sistemdeki yoğun bağlantılar nedeniyle diğer kuruluşlara da yayılabilir. Ödeme işlemlerinin durması, alım satım faaliyetlerinin aksaması ve müşterilerin mevduatlarına erişememesi bu riskler arasında yer alıyor.

Raporda, bu yıl bildirilen vakaların yüzde 70'inden fazlasında saldırganlar güvenlik açıklarından yararlanmadan önce yazılım sağlayıcılarının söz konusu açıkları gidermek için çok az zamana sahip olduğu kaydedildi.

IMF, gelişmiş yapay zeka modellerinin hem saldırı kapasitesini hem de savunma mekanizmalarını güçlendirebileceğine işaret etti. Bu nedenle finans kuruluşlarının siber güvenlik yatırımlarını artırması, olay bildirim süreçlerini geliştirmesi ve kriz senaryolarına yönelik hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiği belirtildi. Kritik hizmetleri sağlayan üçüncü taraf şirketlerin denetimi de öncelikli konular arasında gösterildi.

Bankacılık sisteminde zayıf halkalar bulunuyor

IMF, küresel bankacılık sisteminin genel olarak dayanıklı görünmesine karşın olumsuz senaryolarda bazı bankaların sermaye yeterliliği açısından baskı altında kalabileceğini bildirdi.

Raporda yer verilen stres senaryosuna göre, küresel bankacılık varlıklarının yüzde 22'sini temsil eden bankaların sermaye yeterlilik oranları yasal sınırların altına inebilir. Bir önceki yıl aynı oran yüzde 18 seviyesindeydi.

Bu bankaların banka dışı finansal kuruluşlarla ilişkilerinin derinleşmesi, olası kayıpların finansal sistemin farklı bölümlerine yayılmasına neden olabilecek ek kanallar oluşturuyor.

Banka dışı finansal kuruluşların likiditesi düşük varlıklara ve türev ürünlere yönelmesi, aynı varlık yöneticilerine olan bağımlılıklarının artması da riskleri büyüten unsurlar arasında sıralandı.

Gelişmekte olan ekonomilerde devlet tahvili faizlerinin yükselmesi de finansal koşulları zorlaştırıyor. Bu ülkelerde gelişmiş ekonomilere kıyasla getiri farkları görece düşük kalsa da küresel piyasalarda yaşanabilecek bir şok, dış finansman koşullarını kötüleştirerek ekonomik kırılganlıkları artırabilir.

IMF'den üç alanda önlem çağrısı

Fon, yüksek kamu borcu, yeniden güçlenen enflasyon baskıları ve artan finansman maliyetlerinin politika yapıcıların hareket alanını daralttığını belirtti. Bu koşullar, olası bir finansal şok karşısında ekonomiyi desteklemek için kullanılabilecek kaynakları sınırlayabilir.

IMF, finansal istikrarın korunması için üç temel alanda önlem alınmasını önerdi:

  • Kamu maliyesi: Kamu borcunun sürdürülebilir bir patikaya oturtulması ve mali risklerin azaltılması.

  • Finansal denetim: Yapay zeka şirketleri, özel kredi piyasaları ve banka dışı finans kuruluşlarında kaldıraç kullanımının ve likidite uyumsuzluklarının sınırlandırılması.

  • Siber güvenlik: Finansal sistemin savunma kapasitesinin artırılması, kriz hazırlıklarının geliştirilmesi ve kritik hizmet sağlayıcılarının daha etkin denetlenmesi.

IMF ayrıca gelişmekte olan ekonomilerin küresel finansal koşullar henüz elverişliyken mali ve finansal tamponlarını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Rapora göre riskler belirginleşmeden alınacak önlemler, olası şokların finansal sistem üzerindeki etkisini sınırlamak açısından önem taşıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok