Nuclean tarafından yapılan açıklamaya göre anlaşma, Türkiye ve çevre ülkelerde hayata geçirilebilecek SMR projelerinin geliştirilmesini, sektördeki fırsatların ortak değerlendirilmesini ve Türk sanayisinin uluslararası SMR tedarik zincirine daha etkin katılımını hedefliyor.
Yerli sanayinin küresel zincire entegrasyonu amaçlanıyor
Taraflar, işbirliği kapsamında Türkiye'nin temiz enerji dönüşümüne katkı sunacak sürdürülebilir bir proje geliştirme ekosistemi oluşturmayı planlıyor. Bu doğrultuda özellikle yerli üreticilerin SMR teknolojilerinde daha fazla rol üstlenmesi ve küresel tedarik ağlarına dahil edilmesi için ortak çalışmalar yürütülecek.
Anlaşmanın, Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki uzun vadeli hedeflerine destek vermesi ve sektördeki teknoloji birikiminin artırılması açısından önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.
"SMR'ler nükleer dönüşümde kritik rol oynayacak"
Nuclean Yönetim Kurulu Üyesi Koray Tuncer, işbirliğinin Türkiye açısından stratejik bir değer taşıdığını belirterek ülkenin nükleer enerji alanında önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi.
Türkiye'nin 2050 yılına kadar 20 bin megavatlık nükleer kurulu güç hedefi bulunduğunu hatırlatan Tuncer, küçük modüler reaktörlerin bu hedefe ulaşılmasında önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.
Tuncer, Güney Kore'nin devlet enerji şirketi KHNP'nin de paydaşları arasında bulunduğu i-SMRDA'nın, rekabet gücü yüksek yeni nesil bir SMR teknolojisi geliştirdiğini belirterek, söz konusu teknolojinin önümüzdeki beş yıl içerisinde uluslararası pazara sunulmasının planlandığını kaydetti.
Yerli üreticilerin bu ekosisteme dahil edilmesi için hazırlıklara şimdiden başladıklarını vurgulayan Tuncer, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve gelecekte bu teknolojinin Türkiye ile yakın coğrafyalarda tercih edilmesi amacıyla stratejik çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Güney Kore 2030'lu yılları hedefliyor
i-SMRDA Başkanı Han Gon Kim ise Güney Kore'nin son otuz yıldır nükleer teknoloji yatırımlarını kesintisiz sürdürdüğünü belirtti.
Kim, geliştirdikleri i-SMR teknolojisi için 2028 yılına kadar standart tasarım onayı almayı, ardından da 2030'lu yıllarda küresel pazara açılmayı hedeflediklerini söyledi.
Hafif su reaktörü teknolojisine dayanan i-SMR'nin mevcut büyük ölçekli nükleer santrallere göre daha yüksek güvenlik standartları sunduğunu belirten Kim, ekonomik açıdan daha verimli ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla daha uyumlu bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin karbon nötr hedeflerine ulaşılmasında önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.
Türkiye bölgesel merkez olabilir
Han Gon Kim, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısının ve gelişmekte olan nükleer enerji programının işbirliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, ülkenin bölgesel SMR projeleri için önemli bir merkez haline gelebileceğini söyledi.
Kim, anlaşmanın hem Türkiye'deki sanayi kapasitesine erişimi artıracağını hem de Güney Kore'nin bölgedeki SMR projelerinde daha etkin rol almasına katkı sağlayacağını ifade etti.