Oxfam International tarafından yayımlanan rapor, Chevron, Shell, BP, ConocoPhillips, ExxonMobil ve TotalEnergies gibi devlerin saniyede ortalama 2.967 dolar kazandığını ortaya koyuyor. Veriler, bu şirketlerin günlük kârlarının geçen yıla kıyasla 37 milyon dolar arttığını gösteriyor.
Fiyatlardaki yükseliş kârları tetikledi
Kârlılıktaki sıçramanın temelinde, Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması yer alıyor. Arz endişeleriyle tırmanan fiyatlar, enerji şirketlerinin bilançosuna güçlü şekilde yansırken, aynı süreç tüketici tarafında ciddi maliyet baskısı yarattı.
Faturalar kabardı, ülkeler önlem arayışında
Enerji maliyetlerindeki artış, küresel ölçekte hanehalkı bütçelerini zorlarken özellikle petrol ithalatına bağımlı Asya ekonomileri ağır darbe aldı. Bazı ülkeler yakıt tüketimini sınırlamak için uzaktan çalışma modelini yaygınlaştırırken, dört günlük mesai uygulamaları da gündeme geldi. Akaryakıt karnesi gibi olağanüstü tedbirler devreye alınırken, sağlık sistemlerinde bile tedarik sorunları baş göstermeye başladı.
Çatışmalar enerji şirketlerine yaradı
Son yıllarda art arda yaşanan jeopolitik gerilimler, enerji sektöründe kârların artmasına zemin hazırladı. Global Witness verilerine göre, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında geçen dört yılda büyük fosil yakıt şirketleri yaklaşık yarım trilyon dolar kazanç sağladı.
Buna ek olarak, Rystad Energy ve The Guardian tarafından yapılan analizler, İran savaşı’nın ilk ayında dünyanın en büyük 100 petrol ve gaz şirketinin saatlik kazancının 30 milyon doları aştığını ortaya koyuyor.
Temiz enerji hedefleri geri planda kalıyor
Artan kârlara rağmen, sektörün düşük karbonlu enerjiye yönelimi zayıflıyor. Birçok büyük şirket iklim hedeflerinde geri adım atarken, yatırımlar yeniden fosil yakıtlara kayıyor.
BP yenilenebilir enerji projelerine ayırdığı bütçeyi azaltıp petrol ve gaz yatırımlarını artırırken, Shell 2030’a yönelik emisyon azaltım hedeflerini gevşetti. ExxonMobil ise düşük karbonlu enerji harcamalarını kısmaya yöneldi.
Küresel enerji piyasasında yaşanan bu tablo, bir yandan şirket bilançolarını güçlendirirken diğer yandan enerji dönüşümünün geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.