Invesco'nun 90 devlet varlık fonu ve 54 merkez bankasının katılımıyla hazırladığı araştırma, küresel yatırım anlayışındaki dönüşümü ortaya koydu. Ticaret savaşları, artan gümrük tarifeleri, deniz taşımacılığındaki aksaklıklar ile Ukrayna ve Orta Doğu'da devam eden çatışmalar, büyük yatırımcıları daha dayanıklı ve çeşitlendirilmiş portföyler oluşturmaya yöneltti.
Enerji altyapısı öncelikli yatırım alanı oldu
Araştırmaya katılan kurumların büyük bölümü, enerji güvenliği ve enerji dönüşümüne yönelik altyapı projelerini ekonomik belirsizliklere karşı en güçlü koruma araçlarından biri olarak değerlendiriyor. Bu eğilim doğrultusunda devlet varlık fonlarının altyapı yatırımlarının toplam portföy içindeki payı 2026 itibarıyla yüzde 9'a yükselerek şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı.
Yapay zeka yatırımları enerji talebini artırıyor
Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, enerji sektörüne yönelik yatırım iştahını da güçlendirdi. Veri merkezleri ve yüksek işlem kapasitesi gerektiren dijital altyapıların artan elektrik ihtiyacı, enerji projelerini yatırımcıların radarına taşıdı. Büyük fonlar, gelecekte bu talebi karşılayacak enerji yatırımlarını stratejik bir alan olarak görüyor.
Tahviller eski cazibesini kaybediyor
Invesco Araştırma Başkanı Benjamin Jones, yüksek enflasyon ve küresel ekonomide yaşanan parçalanmanın yatırımcıları geleneksel portföy anlayışından uzaklaştırdığını belirtti. Jones'a göre portföy dayanıklılığı artık temel öncelik haline gelirken, tahvil ve hisse senetlerinin benzer yönde hareket etmeye başlaması nedeniyle risk dağılımı zayıfladı. Bu süreçte nakit pozisyonları ile gayrimenkul gibi reel varlıklara ilgi arttı.
Merkez bankalarında dolar endişesi büyüyor
Araştırma, ABD dolarının uzun vadeli konumuna ilişkin kaygıların da belirgin şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 61'i, ABD'nin artan kamu borcunun doların küresel rezerv para statüsünü olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor. Aynı oranın geçen yıl yüzde 20 seviyesinde bulunması, endişelerin kısa sürede ciddi ölçüde arttığını gösteriyor.
Rezerv para sisteminde değişim beklentisi güçleniyor
Katılımcıların yüzde 29'u, önümüzdeki beş yıl içinde doların küresel rezerv para olarak ağırlığının belirgin biçimde azalacağını öngörüyor. Bu beklentinin 2022 yılında yalnızca yüzde 12 seviyesinde olması, uluslararası yatırım çevrelerinde alternatif rezerv varlıklara yönelik ilginin giderek arttığına işaret ediyor. Uzmanlar, küresel finans sisteminde yeni bir denge arayışının hız kazandığını değerlendiriyor.