Deutsche Bank'ın CEEMEA Macro & Strategy Weekly raporunda, Türkiye ekonomisinde büyümenin hız kesmeye başladığına dikkat çekildi. Rapora göre 2026 yılında ekonominin yüzde 3 büyümesi beklenirken, sıkı finansal koşullar, zayıflayan küresel talep ve jeopolitik gelişmelerin ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Buna karşın turizm sektöründeki güçlü performans ile ihracatta beklenen toparlanmanın büyümeyi destekleyen başlıca unsurlar olacağı vurgulandı.
Enflasyon beklentisi yukarı revize edildi
Banka, haziran ayında enflasyondaki gerilemenin ardından temmuzda enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin fiyat görünümünü yeniden zorlaştırdığı değerlendirmesinde bulundu.
Bu çerçevede 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 29'dan yüzde 30'a çıkarıldı. Raporda, yıllık enflasyonun haziranda yüzde 32,1 seviyesine gerilemesine rağmen enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecini kısa vadede yavaşlatabileceği ifade edildi.
Faiz indirimi için son çeyrek beklentisi
Raporda, artan jeopolitik riskler ve enflasyondaki yukarı yönlü baskılar nedeniyle TCMB'nin para politikasında ihtiyatlı duruşunu sürdüreceği öngörüldü.
Deutsche Bank, temmuz ayında fonlama koşullarının yüzde 40 seviyesinde korunmasını beklerken, fonlama tarafındaki normalleşmenin eylül ayında başlayacağını tahmin etti. Politika faizinde ilk indirimin ise 2026'nın son çeyreğinde gerçekleşmesi bekleniyor. Banka, yıl sonunda politika faizinin yüzde 36 düzeyine gerileyebileceğini öngörürken, risklerin halen yukarı yönlü olduğunun altını çizdi.
Enerji maliyetleri cari açığı büyütebilir
Raporda enerji ithalat faturasında beklenen artışın cari denge üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Deutsche Bank, bu nedenle cari açığın milli gelirin yaklaşık yüzde 3'üne ulaşabileceğini öngördü.
Ancak ihracattaki güçlü görünüm ve turizm gelirlerinin artışının söz konusu baskının bir bölümünü dengelemesi bekleniyor. Banka ayrıca son dönemde hızlanan portföy girişleri ve turizm kaynaklı döviz gelirlerinin rezervleri desteklediğini, bunun da Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını değerlendirdi.
Türk tahvillerine tavsiye yükseltildi
Deutsche Bank, raporunda Türkiye'nin yerel tahvil piyasasına ilişkin değerlendirmesini de yukarı taşıdı.
Banka, destekleyici para politikası beklentileri, yüksek reel getiri potansiyeli ve cazip fiyatlamalar nedeniyle Türkiye'nin kendi değerlendirme sisteminde en dikkat çekici sabit getirili piyasalardan biri haline geldiğini belirtti.
Bu doğrultuda Türkiye tahvillerine yönelik tavsiye "ılımlı ağırlık artır" seviyesinden "güçlü ağırlık artır" seviyesine yükseltildi. Özellikle orta vadeli tahvillerin, ilerleyen dönemde başlaması beklenen faiz indirimlerinden daha fazla fayda sağlayabileceği ifade edildi.