Deutsche Bank'ın yayımladığı değerlendirmede, yatırımcıların Fed'in gelecekte izleyeceği faiz politikasına ilişkin kaygılarının altın üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Banka, bu nedenle daha önce açıkladığı fiyat hedeflerinde yüzde 22'ye varan indirime gitti.
Araştırma Analisti Michael Hsueh, üçüncü çeyrek için altının ons fiyatı beklentisini yaklaşık yüzde 20 düşürerek 4 bin 300 dolara, yılın son çeyreğine ilişkin tahminini ise yüzde 17 aşağı çekerek 4 bin 800 dolara indirdiklerini açıkladı.
Yükseliş beklentisi sürüyor ancak ivme zayıfladı
Revize edilen hedefler mevcut fiyat seviyelerinin üzerinde kalsa da Deutsche Bank'ın altına yönelik iyimserliğinin önceki döneme göre belirgin şekilde azaldığına işaret ediyor. Banka, ons altının halen yükseliş potansiyeli taşıdığını düşünse de bu potansiyelin geçmiş tahminlere kıyasla daha sınırlı olduğunu vurguluyor.
Sıkı para politikası altını baskıladı
Altın fiyatları, Orta Doğu'daki çatışmaların enerji maliyetlerini artırması ve bunun daha sıkı para politikası beklentilerini güçlendirmesi nedeniyle son dönemde değer kaybetti. Değerli metal, ikinci çeyrekte şimdiye kadar yaklaşık yüzde 12 geriledi.
Son faiz toplantısında Fed politika faizini değiştirmedi ancak yetkililerin faiz artırımı seçeneğine daha yakın durduğuna yönelik mesajlar dikkat çekti. Fed Başkanı Kevin Warsh da fiyat istikrarını yeniden tesis etme hedefini ön plana çıkaran açıklamalarda bulundu.
Deutsche Bank'tan 3 bin 800 dolar senaryosu
Michael Hsueh, altındaki geri çekilmenin temel nedenleri arasında Fed beklentilerindeki değişim ve ABD ekonomisinden gelen güçlü verileri gösterdi. Hsueh'e göre bankanın dördüncü çeyrek tahmini, Fed'in faizleri mevcut seviyelerde tutacağı varsayımına dayanıyor.
Ancak yılın geri kalanında üç veya dört faiz artırımı gerçekleşmesi halinde altının ons fiyatının 3 bin 800 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceği uyarısında bulunuldu.
Standard Chartered daha iyimser
İngiltere merkezli Standard Chartered ise altın için daha olumlu bir tablo çiziyor. Banka, ons altının 5 bin 100 dolara ulaşabileceğini öngörürken, ABD'nin önde gelen borsa endekslerinden S&P 500'ün de 2027 yılının ortalarında 7 bin 950 puana yükselebileceğini tahmin ediyor.
Kurum, ekonomik büyümenin sert bir daralma yaşamadan yavaşladığı "yumuşak iniş" senaryosunda hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke tahvillerinin öne çıkacağını değerlendirirken, yılın ikinci yarısında piyasalarda daha hareketli bir dönemin yaşanabileceğine dikkat çekiyor.