Çin Ticaret Bakanlığı, Japonya merkezli 20 kurumun ihracat kontrol listesine eklendiğini açıkladı. Bakanlık, söz konusu kuruluşların Japonya'nın savunma yapılanmasına katkı sağladığını savunurken, bu şirket ve kurumlara Çin menşeli askeri ve çift kullanımlı ürünlerin satışının yasaklandığını duyurdu.
Kısıtlamaya tabi tutulan kuruluşlar arasında Japonya'nın önemli savunma araştırma merkezlerinden Ulusal Savunma Çalışmaları Enstitüsü (NIDS) de bulunuyor.
Bir 20 şirket daha yakın takibe alındı
Pekin yönetimi ayrıca, aralarında gemi inşa şirketi Mitsui E&S'nin de bulunduğu 20 Japon firmasını ihracat izleme listesine ekledi.
Çinli yetkililer, bu şirketlerin satın aldığı askeri ve sivil amaçlarla kullanılabilecek ürünlerin nihai kullanıcılarının net biçimde belirlenemediğini ifade etti. Bu nedenle söz konusu firmalara yapılacak ihracatlarda ek güvenlik prosedürleri uygulanacak.
Çinli şirketlere ek yükümlülük getirildi
Yeni düzenleme kapsamında Çinli ihracatçılar, izleme listesinde bulunan Japon şirketlerine ürün satabilmek için kapsamlı bir risk değerlendirme raporu hazırlamak zorunda kalacak.
Bunun yanı sıra alıcı şirketlerden, satın alınan ürünlerin Japonya'nın askeri faaliyetlerinde kullanılmayacağına ilişkin resmi taahhüt alınması gerekecek.
Şubat ayındaki kararların devamı niteliğinde
Pekin, benzer yaptırımları ilk olarak 24 Şubat'ta uygulamaya koymuştu. O dönemde Mitsubishi Heavy Industries bünyesindeki savunma ve gemi inşa şirketleri ihracat kontrol listesine alınırken, Subaru iştiraklerinin de yer aldığı 20 şirket ihracat izleme kapsamına dahil edilmişti.
Çin yönetimi, bu adımların Japonya'nın askeri kapasitesini artırmasına verilen destek nedeniyle atıldığını açıklamıştı.
Tayvan gerilimi ilişkileri sertleştirdi
Son yaptırımlar, Çin ile Japonya arasında son aylarda tırmanan diplomatik gerilimin yeni halkası olarak değerlendiriliyor.
Krizin fitilini, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin Kasım 2025'te Tayvan Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir çatışmanın Japonya'nın ulusal güvenliğini doğrudan tehdit edeceğini söylemesi ateşlemişti.
Takaiçi, Tayvan'a yönelik bir askeri müdahale halinde Japonya'nın güç kullanabileceğine işaret eden ifadeleriyle, ülkenin uzun yıllardır sürdürdüğü "stratejik belirsizlik" yaklaşımının dışına çıkan ilk başbakan olmuştu.
Diplomatik kriz derinleşti
Başbakan Takaiçi daha sonra açıklamalarının varsayımsal olduğunu belirtse de ifadelerini geri çekmedi. Bunun üzerine Çin yönetimi Tokyo'ya resmi protesto notası verdi.
İki ülke arasındaki gerilim daha sonra seyahat uyarıları, uçuş iptalleri, ithalat kısıtlamaları, kültürel etkinliklerin iptal edilmesi ve karşılıklı siyasi açıklamalarla daha da derinleşirken, son ihracat kısıtlamaları da bu sürecin yeni adımı olarak öne çıktı.