Arama

BofA’dan Türkiye için enflasyon tahmini revizyonu

Bank of America ekonomistleri, son açıklanan enflasyon verilerinin ardından Türkiye’ye ilişkin yıl sonu beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Kurum, daha önce yüzde 28,5 seviyesinde öngördüğü yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 30’a yükseltti.

08 Mayıs 2026, 12:37

BofA’nın Türkiye raporunda, Nisan ayı tüketici enflasyonunun piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiği vurgulandı. Rapora göre bu tablo, fiyat artışlarının genele yayıldığına ve enflasyonun temel eğiliminde yukarı yönlü bir baskının sürdüğüne işaret ediyor.

Ekonomist Hande Küçük imzasıyla yayımlanan 8 Mayıs tarihli analizde, Nisan TÜFE verisinin sadece geçici değil, daha kalıcı maliyet yönlü baskıları da yansıttığı değerlendirmesi yapıldı.

Enflasyon ve emtia varsayımları güncellendi

Güncelleme kapsamında kurum, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28,5’ten yüzde 30’a çıkarırken, Brent petrol varsayımını ise değiştirmedi ve varil başına 93 dolar seviyesinde korudu.

TCMB’den faiz adımı beklenmiyor

Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini sabit tutması ve iletişim dilinde nötr bir yaklaşım benimsemesi nedeniyle, yeni bir faiz artışının kısa vadede düşük ihtimal olduğu ifade edildi.

BofA’ya göre mevcut koşullarda olası bir sıkılaştırma için “yüksek bir eşik” bulunuyor ve Merkez Bankası’nın mevcut sıkı para politikasını koruma eğilimi ön planda.

Likidite politikası eylüle kadar sürebilir

Analizde, TCMB’nin efektif fonlama faizini (TLREF) likidite yönetimiyle yüzde 40 seviyesinde tutmaya devam ettiği ve bu yaklaşımın Eylül ayına kadar sürebileceği öngörüldü. Bu dönemde bir hafta vadeli repo faizinde değişiklik beklenmiyor.

Enflasyonda zirve ve ardından kademeli düşüş beklentisi

BofA’nın projeksiyonuna göre enflasyonun Mayıs ayında yaklaşık yüzde 33 ile zirve yapması, ardından yaz aylarına doğru gerileyerek Ağustos itibarıyla yüzde 31 seviyelerine inmesi bekleniyor.

Eğer bu patika gerçekleşirse, Eylül ayından itibaren repo fonlamasının yeniden devreye girmesiyle birlikte TLREF’te yaklaşık 300 baz puanlık bir normalleşme görülebileceği ifade ediliyor.

Jeopolitik riskler ve büyüme dengesi

Raporda ayrıca para politikasının zamanlamasında yalnızca enflasyonun değil, jeopolitik ve finansal koşulların da belirleyici olduğu vurgulandı. Döviz kuru istikrarına verilen önem nedeniyle özellikle rezerv gelişmeleri ve dış şoklar yakından izleniyor.

Hürmüz Boğazı’na ilişkin olası aksaklıkların enerji fiyatları üzerinden enflasyonu yukarı yönlü etkileyebileceği, buna karşın ekonomik büyümedeki yavaşlamanın ise aşağı yönlü risk oluşturduğu değerlendirildi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok