BBVA Küresel Piyasalar Stratejisi Direktörü Tufan Cömert, haftalık değerlendirmesinde, TCMB'nin faiz indirimlerinin carry trade işlemlerini otomatik olarak daha az cazip hale getirmeyeceğini belirtti.
Banka, eylül ayında enflasyonun beklentilerin altında kalması, iç talepteki yavaşlama ve finansal koşullardaki sıkılaşmayı dikkate alarak TCMB'nin gelecek hafta yapılacak toplantıda politika faizini 100 baz puan düşürmesini bekliyor.
BBVA, küresel koşullarda belirgin bir bozulma yaşanmaması halinde, bu indirimin ardından 100 baz puanlık yeni bir faiz indiriminin de gündeme gelebileceğini değerlendiriyor.
Faiz indirimleri carry getirisini sınırlı etkileyecek
Cömert'in hesaplamalarına göre, politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36'ya çekilmesi, basit aylık faiz getirisini yaklaşık yüzde 3,08'den yüzde 3'e düşürüyor. Bu değişim, aylık getiri üzerinde yaklaşık 8 baz puanlık bir gerilemeye karşılık geliyor.
Ekim ve aralık aylarında 100'er baz puanlık faiz indirimi yapılması durumunda bile brüt aylık carry getirisinin yüzde 2,9 civarında kalması bekleniyor. BBVA, bu seviyenin carry trade işlemlerini destekleyen getiri avantajının korunmasına imkan vereceğini düşünüyor.
Carry trade, yatırımcıların düşük faizli para birimlerinden borçlanarak daha yüksek faiz getirisi sunan para birimlerine yatırım yapması esasına dayanıyor. Bu işlemlerde elde edilen faiz kazancının yanı sıra döviz kurundaki değişim de toplam getiriyi belirliyor. Türk lirasındaki değer kaybının hızlanması, faiz avantajını azaltabiliyor.
Goldman Sachs ile faiz beklentileri ayrışıyor
Cömert'e göre, para politikasında asıl belirleyici unsur faiz indirimlerinin yapılıp yapılmaması değil, indirim sürecinin Türk lirasında nominal değer kaybını kontrol altında tutacak ve pozitif reel faizi koruyacak şekilde yönetilmesi.
BBVA'nın ekim ayında faiz indirimi yapılabileceği yönündeki tahmini, Goldman Sachs ekonomistlerinin değerlendirmesinden ayrışıyor. Goldman Sachs, ekim ayında faiz indirimi beklentilerini erken buluyor. Bu görüş ayrılığı, TCMB'nin önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin kurumların farklı senaryolarını ortaya koyuyor.