Çin ile Avrupa Birliği’nin (AB) hibrit araç satışlarını sınırlayan anlaşmasına iki tarafın yaklaşımındaki belirgin farklılık, anlaşmaya varılmasından yalnızca birkaç gün sonra ortaya çıktı. AB liderleri, atılacak bir sonraki adımı görüşmek üzere bir araya gelmeye hazırlanırken bu durum, daha geniş kapsamlı bir ticaret savaşını önleme hedefini tehlikeye atıyor.
Pekin açısından bakıldığında geçen hafta varılan anlaşma, hesaplanmış ve tek seferlik bir tavizdi. Çin, belki ilkesel açıdan geri adım attı ancak bloğa yıllık 560 milyar doların üzerinde olan ihracatının yalnızca çok küçük bir bölümünü feda ediyordu. Çin devlet medyası, “AB müzakereler sırasında yeni oyunlara başvurursa” karşılık verileceği uyarısında bulundu.
“Emsal teşkil etmeyecek”
Çin Ticaret Bakanlığı’na daha önce danışmanlık yapmış olan Tu Xinquan, “Bu, özel bir düzenleme ve diğer sektörler için emsal teşkil etmeyecek. Çin, otomotiv sektörünün Avrupa açısından özel bir öneme sahip olduğunun farkında” dedi. Xinquan ayrıca Almanya ile iyi ticari ilişkilerin de bu kararda etkili olduğunu belirtti. Şu anda Pekin’deki Uluslararası İşletme ve Ekonomi Üniversitesine bağlı Çin DTÖ Araştırmaları Enstitüsünün dekanı olan Tu, “Karşı taraf şansını zorlamaya devam ederse Çin’in karşı saldırıdan başka seçeneği kalmaz” diye konuştu.
AB, hibrit otomobillerin listesindeki yalnızca ilk kalem olduğunu şimdiden açıkça ortaya koydu. Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre Almanya, bloğun kimyasallar ve makine mühendisliği dahil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki Çin ithalatına benzer sınırlamalar getirmesi için baskı yapacak. İlaç sektörü de olası hedefler arasında yer alacak.
“Dengesizlikler otomotiv sektörüyle sınırlı değil”
Brüksel ayrıca, Çin’den hızla artan ithalatın yerel üreticileri tehdit ettiği mobilya ve scooter gibi ürünleri de belirledi. Eğer bloğun elde edebileceği tek sonuç otomobil anlaşması olursa, AB’nin geçen ay rekor seviye olan 34,8 milyar dolara ulaşan Çin karşısındaki ticaret açığı neredeyse hiç azalmayacak. AB’nin en üst düzey ekonomi yetkilisi Valdis Dombrovskis Bangkok’ta yaptığı açıklamada, “AB ile Çin arasındaki ticaretteki dengesizlikler yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı değil. Bu çalışmayı diğer farklı sektörlerde de sürdürmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Üstelik otomobil anlaşması bile henüz tümüyle onaylanmış değil. AB, aralık ayından itibaren Çin’den ithal edilen hibrit otomobillere yıllık 350 bin adetlik bir üst sınır getireceğini açıkladı. Bu miktar, bu yıl için beklenen sayının yarısından az. Bloomberg Economics’in hesaplamalarına göre bu sınırlama, Çin’in Avrupa’ya yaptığı toplam satışları yaklaşık yüzde 1,5, küresel ihracatını ise yüzde 0,2 oranında azaltacak. Çin, söz konusu rakamı doğrudan doğrulamadı. Ancak iki tarafın, 2025 yılında 302 bin adet olan otomobil satışlarından hareketle “yukarı yönlü bir düzenleme” öngördüğünü belirtti.
Tartışmalı ticaret konularından en az birinde anlaşmaya varılması, karşılığında önemli kazanımlar sağlayabilir. Çin’in iç ekonomisindeki durgunluk nedeniyle ülkenin büyümesi büyük ölçüde ihracata dayanıyor. ABD ile yaptığı ticari ateşkes yalnızca ocak ayına kadar uzatılmış durumda. Bu da Pekin’e başka bir cephede gerilimi tırmandırmaktan kaçınmak ve Avrupa ile ilişkilerini daha az çatışmacı bir çizgide tutmak için teşvik sağlıyor. Hong Kong Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Martin Sebena, “Avrupa müzakereleri başarısızlık olarak görürse ABD’nin tutumuna daha fazla yaklaşabilir. Çin’in kaçınmak isteyeceği bir durum da bu” dedi.
Nadir toprak elementleri pazarlığı
Geçen hafta, bloğun en büyük ekonomileri olan Almanya ve Fransa, AB’ye Çin’i bloğun devasa tek pazarından tamamen dışlama yetkisi verecek yeni araçlar geliştirilmesi çağrısında bulundu. “İkinci vuruş” aracı olarak adlandırılan bu mekanizma, Pekin’in nadir toprak elementleri tedarikini kesmesini önlemede güçlü bir caydırıcı işlev görebilir.
Bu mıknatıslar, Pekin için güçlü bir pazarlık kozu oldu. Görüşmelere aşina kişilere göre Çin, nadir toprak elementlerinin Avrupa’daki bir şirkete yeniden tedarik edilmesini sağlama karşılığında, ASML Holding’in tedarik zincirinde yer alan bir Çinli şirkete uygulanan kısıtlamaların kaldırılması konusunda AB ile görüşmeler yürütüyor. Söz konusu şirket, nadir toprak elementleri olmadan iflas etme riskiyle karşı karşıyaydı.
Natixis’in Asya-Pasifik başekonomisti Alicia García Herrero, Pekin’in otomobil konusunda verdiği tavizlerin amacının “Avrupa Konseyinin daha sert bir araç seti oluşturulmasını zorunlu kılmasını önlemek” olduğunu söyledi. Ancak bu hamlenin başarılı olacağının garantisi yok. Bazı Çinli analistler, yalnızca Avrupalı ticaret müzakerecilerinin değil, diğer ülkelerin hükümetlerinin de kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilecekleri bir emsal görebileceğinden endişe ediyor.
Çin’in rekor ticaret fazlası
Dünyanın üretim merkezi olan Çin’e yönelik Batı’nın “aşırı kapasite” suçlamaları Pekin’de büyük ölçüde reddediliyor. Ancak bu suçlamalar başka yerlerde giderek daha fazla kabul görüyor. Pek çok ülke, hem otomotiv sektöründe hem de diğer alanlarda Çin mallarının kendi pazarlarına büyük miktarlarda akın etmesinin boyutları konusunda alarm veriyor.
Çin’in bu yıl şimdiye kadarki ihracatı, ülkeyi 2025’te kaydedilen 1,2 trilyon dolarlık rekor ticaret fazlasını aşma yoluna sokuyor. Bununla birlikte, çiplerin ve petrol gibi emtiaların fiyatlarındaki hızlı yükseliş, rakamları olduğundan daha yüksek gösteriyor. Buna rağmen Eurasia Group’tan Gerard DiPippo’ya göre Çin’in Avrupa’ya verdiği tavizin dünya çapında zincirleme bir etki yaratması riski çok yüksek değil. DiPippo, “Diğer ticaret ortakları da aynı yöntemi deneyecek mi? Çok az ülke AB’nin sahip olduğu pazarlık gücüne sahip. Pekin’in şikayet eden tüm muhataplarına aynı şekilde davranacağını sanmıyorum” dedi. Ancak bu durum, bloğun liderlerinin otomobillerin ötesine geçen tavizler talep etmek üzere yeniden masaya dönmesi halinde Avrupa ile gerilimin tırmanması ihtimalini ortadan kaldırmıyor.