Eylül 2020’de Almanya’nın Frankfurt kentinde, iki odalı küçük bir doktor muayenehanesinde, tele-tıp şirketi Bloomwell ilk hastasını bir doktorla görüştürerek kenevir reçetesi almasını sağladı. Bu olduğunda henüz Almanya’nın hem tıbbi hem de eğlence amaçlı kullanım için esrarı yasallaştırmasına dört yıl vardı ve süreç oldukça zorluydu. O dönemde hala narkotik olarak sınıflandırılan esrar için reçetelerin kağıt üzerinde yazılması ve bir eczacıya teslim edilmesi gerekiyordu. Eczacı da bu ürünü tehlikeli bir madde olarak sınıflandırıldığı için kasada saklamak zorundaydı. Bloomwell ise reçeteyi alıp gece teslimatıyla eczaneye ulaştıracak yaklaşık 25 kuryeden oluşan bir ekip kurmuştu. Eczane siparişi hazırladıktan sonra ürün güvenli bir kurye ile gönderiliyordu. Bir hafta içinde şirketin ilk hastası esrarını teslim aldı.
"Dört haftada talebe boğulduk"
Bloomwell kurucu ortaklarından ve aynı zamanda kurul sertifikalı bir radyolog olan 40 yaşındaki Julian Wichmann, “O zamanlar bunu başlattığımızda sadece bir web sitesiydi ve insanlar bunun gerçek olduğuna inanmıyordu. Hasta talebi hazırdı. Yayına girer girmez hastalar geldi. İlk dört hafta içinde taleple adeta boğulduk" dedi. Faaliyetinin ilk birkaç ayında Bloomwell’in aylık 200 hastası vardı. Bazıları randevu alabilmek için ülkenin öbür ucundan uçuyordu ve ağlarında sadece dört doktor bulunuyordu. Bugün ise şirket, ağındaki 60 doktor aracılığıyla 100 binden fazla hastayı esrar ürünleri için reçete yazan doktorlarla buluşturuyor. Kendi geliştirdiği reçete yazılımı sayesinde reçeteler elektronik olarak eczaneye gönderiliyor ve hasta ya ürünü bizzat teslim alıyor ya da DHL aracılığıyla 24 ila 48 saat içinde evine teslim edilmesini bekliyor.
Yıllık geliri 55 milyon dolar
Bugün Forbes’a göre Bloomwell’in yıllık geliri 55 milyon dolar ve kar marjı yüzde 30. Şirket 2024’te kârlılığa ulaştı ve 2024’ten 2025’e reçete sayısını yüzde 3.300 artırdı. Sadece geçen yıl aralık ayında Bloomwell ağı üzerinden yaklaşık iki ton esrar dağıtıldı. Şirket 2026’da 25 ila 30 ton esrar dağıtmayı hedefliyor. Bloomwell’in CEO’su ve şirketi Wichmann, Samuel Menghistu ve kız kardeşi Anna-Sophia Kouparanis ile birlikte kuran Niklas Kouparanis, şirketin hızlı büyüyebildiğini söylüyor. 37 yaşındaki Kouparanis, “Şu anda Almanya’da yaklaşık yüzde 15 ila yüzde 20 pazar payına sahibiz ve büyümeye devam ediyoruz. Frankfurt’ta iki odalı bir muayenehaneyle başladık ve oradan hızla büyüdük" dedi.
AB’nin en büyük ekonomisi olan Almanya, aynı zamanda geçen yıl yaklaşık 944 milyon dolarlık satışla kıtanın en büyük yasal marihuana pazarı (2024’te bu rakam 500 milyon dolardı). Yatırımcılar ve Kuzey Amerikalı şirketler, özellikle ABD pazarının doygun hale gelmesi ve esrarın hala federal düzeyde yasa dışı olması nedeniyle Almanya’da daha fazla büyüme öngörüyor. Massachusetts merkezli Curaleaf, 2021’de Emmac Life Sciences’ı 286 milyon dolara satın alarak Birleşik Krallık ve AB’ye genişledi ve şu anda Avrupa’daki en büyük ABD oyuncusu konumunda. Şubat ayında ise Berlin merkezli üretici ve dağıtıcı Sanity Group, Kanadalı esrar şirketi Organigram tarafından 287 milyon dolarlık nakit ve hisse anlaşmasıyla satın alındı.
Almanya'da pazarın büyümesini sağladı
Bloomwell, Almanya’daki esrar pazarının büyümesinde önemli bir rol oynadı. Şirket, ABD’deki Ro ve Hims & Hers gibi diğer tele-sağlık platformlarına benziyor. Hastalar uygulamayı açıyor, bir anket dolduruyor ve tıbbi geçmişlerini belirtiyor; ardından bir doktor bunları inceliyor. Doktorun herhangi bir sorusu yoksa hasta hemen reçetesini alıyor. Ancak doktorun soruları varsa ya da hastanın soruları bulunuyorsa, Bloomwell Almanya genelindeki dört lokasyonundan birinde video görüşmesi veya yüz yüze danışmanlık ayarlıyor. Kouparanis, “Esrar miktarını seçiyorsunuz, fiyatı görüyorsunuz, ödeme yapıyorsunuz ve ürün teslim ediliyor. Bu, Amazon gibi. Çok hızlı, çok pratik, tamamen dijital. Sağlık hizmetleri böyle çalışmalı" diyor.
Şirket yazılımını da satıyor
Bloomwell’in birden fazla gelir kaynağı bulunuyor. Şirket yazılımını ve verilerini doktorlara satıyor. Doktorlar bunu hasta kazanmak, ödemeleri ve elektronik reçeteleri yönetmek, ağrıdan uyku bozukluklarına kadar çeşitli rahatsızlıklar için hangi esrar ürünlerinin işe yaradığını görmek ve diğer arka ofis destekleri için kullanıyor. Ayrıca şirket, hastalara vape cihazları ve aksesuarlar gibi ürünler ile AB içinde tıbbi marihuana ile seyahat edebilmek için gerekli belgeleri de çapraz satışla sunuyor. Üçüncü gelir kaynağı ise eczacılar; onlar da stok, sipariş ve reçeteleri yönetmek için şirketin yazılımını satın alıyor. Avustralya, Danimarka, İspanya ve diğer ülkelerden esrar ithal eden toptan kolu Ilios Santé, şirket gelirlerinin yaklaşık yüzde10’unu oluşturuyor. Wichmann’a göre asıl değer, doktorlara, eczacılara ve toptancılara sağlanan verilerde yatıyor.
Ancak Bloomwell’in yarattığı en büyük yenilik, Alman hükümetiyle işbirliği içinde geliştirdiği sertifikalı dijital reçete yazılımı oldu. Alman hükümeti esrarı narkotik kategorisinden aşağı çekerek yeniden sınıflandırdıktan sonra, marihuana diğer ilaçlar gibi dijital olarak reçete edilebilir hale geldi. Wichmann, “Zirve döneminde her gece 25 kuryemiz vardı ve bunu haftanın yedi günü sürdürmek zorundaydık. Artık her şeyi dijital olarak yapabiliyoruz" diye ekliyor.
Bloomwell şu anda yalnızca Almanya’da faaliyet gösteriyor. Burada sadece yaklaşık 1 milyon kişi tıbbi esrar reçetesi almış durumda. Ancak AB genelinde genişleme planları bulunuyor. Nik, “Her zaman diğer pazarlara bakıyoruz ama şu anda açık ara en ilginç pazar Almanya. Büyük bir büyüme potansiyeli var. Şu an tedavi ettiğimiz endikasyonlara bakarsak Almanya’da 20 milyon kişinin tıbbi esrar tedavisi alabileceğini söyleyebiliriz. Gidilecek daha çok yol var ve biz bu büyümeyi yönlendiren, pazarı bu büyüklüğe taşıyan motor olmak istiyoruz" diyor.