Arama

AB'nin 37 trilyon euro'luk birikimi banka hesaplarında bekliyor

Avrupa Birliği'nde hanehalklarının sahip olduğu yaklaşık 37 trilyon euroluk tasarrufun büyük bölümü düşük getirili mevduat hesaplarında beklemeye devam ediyor. Uzmanlara göre bu durum hem bireysel yatırımcıların uzun vadeli kazançlarını sınırlıyor hem de şirketlerin sermaye piyasalarından finansman sağlamasını zorlaştırıyor.

29 Haziran 2026, 13:28

Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) Başkanı Verena Ross, Euronews'e yaptığı değerlendirmede Avrupa'daki sermaye piyasalarının hâlâ parçalı bir yapıya sahip olduğunu ve bunun ekonomik büyümenin önündeki önemli engellerden biri olduğunu söyledi.

27 farklı piyasa tek bir sistem gibi işlemiyor

Ross, Avrupa Birliği'nin ortak pazar yapısına rağmen sermaye piyasalarında gerçek anlamda birlik sağlanamadığını belirtti. Üye ülkelerin farklı düzenlemelerle hareket ettiğini ifade eden Ross, sermayenin sınırlar arasında istenilen hız ve verimlilikte dolaşamadığını vurguladı.

Bu sorunu çözmek amacıyla Avrupa Komisyonu tarafından yeniden şekillendirilen "Tasarruf ve Yatırım Birliği" girişimiyle sermaye piyasalarının entegrasyonunun artırılması, şirketlerin banka kredilerine bağımlılığının azaltılması ve yatırımcıların sınır ötesi yatırım imkanlarına daha kolay erişebilmesi hedefleniyor.

ABD ile Avrupa arasındaki yatırım farkı

Uzmanlar, Avrupa ile ABD arasındaki temel ayrışmanın yatırım alışkanlıklarında ortaya çıktığını belirtiyor. ABD'de bireysel yatırımcılar emeklilik birikimlerinin önemli bölümünü hisse senetleri ve diğer sermaye piyasası araçlarında değerlendirirken, Avrupa'da tasarrufların büyük kısmı banka hesaplarında tutuluyor.

Ross'a göre bu farkın temel nedenlerinden biri emeklilik sistemlerinin yapısı. ABD'de kamu destekli emeklilik sistemlerinin Avrupa'ya kıyasla daha sınırlı olması, bireyleri gelecekteki gelirlerini güvence altına almak için yatırım yapmaya yönlendiriyor.

Finansal okuryazarlık eksikliği yatırım iştahını azaltıyor

ESMA Başkanı, Avrupa'da sermaye piyasalarına yönelik bilgi seviyesinin yeterli olmadığını ve bunun yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Ross, yatırımcıların riskleri, maliyetleri ve fırsatları daha sağlıklı değerlendirebilmesi için finansal okuryazarlığın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bunun yanında yatırım ürünlerinin daha şeffaf biçimde karşılaştırılabileceği dijital platformların yaygınlaşmasının da bireysel yatırımcıların sermaye piyasalarına yönelmesini kolaylaştıracağını ifade etti.

Şirketlerin finansmana erişimi de etkileniyor

Tasarrufların büyük ölçüde banka mevduatında kalması yalnızca bireysel yatırımcıları değil, reel sektörü de yakından ilgilendiriyor. Avrupa'da şirketlerin finansman ihtiyacının önemli bölümü hâlâ banka kredileriyle karşılanırken, kredi koşullarının sıkılaştığı dönemlerde işletmeler finansmana ulaşmakta zorlanabiliyor.

Uzmanlar, sermaye piyasalarının daha derin hale gelmesiyle şirketlerin hisse senedi ve tahvil ihraçları gibi alternatif finansman kanallarını daha etkin kullanabileceğine dikkat çekiyor. Ross da hanehalkı tasarruflarının üretken yatırımlara yönlendirilmesinin hem yatırımcılar hem de şirketler açısından önemli faydalar sağlayacağını belirtti.

Yapay zeka ve sosyal medya uyarısı

Ross, yatırım kararlarında sosyal medya fenomenleri ile yapay zeka tabanlı uygulamalara aşırı güvenilmemesi gerektiğini de vurguladı. Yapay zekanın yatırım süreçlerinde faydalı bir araç olabileceğini ancak zaman zaman hatalı veya önyargılı sonuçlar üretebildiğini belirten Ross, yatırımcıların kararlarını yalnızca bu kaynaklara dayandırmaması gerektiğini söyledi.

Hedef daha güçlü bir sermaye piyasası

ESMA'nın uzun vadeli hedefinin Avrupa'da daha derin, daha likit ve yatırımcı dostu bir sermaye piyasası oluşturmak olduğunu belirten Ross, önümüzdeki 10 ila 15 yıllık dönemde Avrupa'nın küresel yatırım sermayesi açısından çok daha cazip bir merkez haline gelmesini beklediklerini ifade etti.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok