Arama

100 yıllık araştırma: Borsadaki en büyük kayıpların ortak noktası

ABD hisse senedi piyasasının son 100 yılına ilişkin kapsamlı araştırma, yatırımcı servetini en fazla eriten şirketlerin çoğunun yüksek değerlemelerle öne çıkan teknoloji ve büyüme hisseleri olduğunu ortaya koydu. Çalışma, piyasalarda aşırı iyimserliğin hakim olduğu dönemlerde risklerin de belirgin şekilde arttığına işaret ediyor.

04 Temmuz 2026, 09:00

ABD borsalarının yaklaşık bir asırlık performansını inceleyen yeni analiz, yatırımcılar açısından en büyük servet kayıplarının çoğunun, piyasalarda iyimserliğin zirve yaptığı dönemlerde yaşandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, teknoloji ve büyüme odaklı şirketler listenin önemli bölümünü oluştururken, yüksek değerlemeler yatırımcılar için ciddi risk yarattı.

Arizona Eyalet Üniversitesi Finans Profesörü Hendrik Bessembinder'in 1926'dan bu yana 29 binden fazla ABD hissesini kapsayan çalışması, tarihin en büyük değer yaratan şirketlerinin yanı sıra yatırımcı servetini en fazla eriten şirketleri de ortaya koyuyor.

Teknoloji şirketleri listenin üst sıralarında

Araştırmaya göre yatırımcılarına en büyük kayıpları yaşatan şirketler arasında WorldCom, Lucent Technologies, Wachovia, Rivian Automotive ve VinFast Auto yer alıyor.

Bu şirketlerin önemli bir bölümü, dot-com balonu, küresel finansal kriz öncesi dönem veya elektrikli araç sektöründeki yatırımcı coşkusunun zirve yaptığı süreçlerde yüksek piyasa değerlerine ulaştı. Ancak piyasa koşullarının değişmesiyle hisselerde sert değer kayıpları yaşandı.

Telekomünikasyon devi WorldCom, 2002 yılında ortaya çıkan yaklaşık 11 milyar dolarlık muhasebe skandalının ardından iflas ederken, yatırımcılarına yaklaşık 114,5 milyar dolarlık servet kaybı yaşattı. Wachovia ise 2008 küresel finans krizinde çöküşün eşiğine gelerek Wells Fargo tarafından satın alındı.

Elektrikli araç şirketleri de büyük kayıplar yaşattı

Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise son yıllarda halka açılan elektrikli araç üreticileri oldu.

Vietnam merkezli VinFast Auto ile ABD'li Rivian Automotive, halka arz dönemlerinde ulaştıkları yüksek değerlemelere rağmen yatırımcılarına önemli kayıplar yaşattı. Profesör Bessembinder'in hesaplamalarına göre Rivian, Kasım 2021'deki halka arzından 2025 yılı sonuna kadar hissedarlarında yaklaşık 85,8 milyar dolarlık servet erozyonuna neden oldu.

Şirketin henüz sürdürülebilir kârlılığa ulaşamamış olması, yüksek piyasa değerinin uzun vadeli yatırımcı getirisine dönüşmesini engelledi.

Az sayıda hisse piyasanın büyük bölümünü taşıdı

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de hisse senedi piyasasındaki getirilerin son derece dar bir şirket grubunda yoğunlaşması oldu.

Çalışmaya göre son 100 yılda yatırımcılar için yaratılan toplam servetin önemli bölümü Apple, Nvidia ve Microsoft başta olmak üzere sınırlı sayıdaki şirketten kaynaklandı.

Buna karşılık incelenen hisselerin yüzde 96'sından fazlası, aynı dönemde düşük riskli bir aylık ABD Hazine bonolarının ortalama getirisini dahi aşamadı. Bu durum, bireysel hisse seçiminde başarı elde etmenin sanılandan çok daha zor olduğunu gösteriyor.

En büyük kazananlar kaybedenlerden daha güçlü

Araştırma, hisse senedi piyasasının yapısal olarak asimetrik olduğunu da ortaya koyuyor.

Bireysel yatırımcıların bir hissedeki kaybı en fazla yüzde 100 ile sınırlı kalırken, başarılı şirketlerin değer artışı teorik olarak sınırsız olabiliyor. Bu nedenle çok sayıda şirket yatırımcılarına zarar ettirse de, az sayıdaki dev şirketin sağladığı olağanüstü getiriler toplam piyasa performansını yukarı taşıyor.

Verilere göre yatırımcı servetini en fazla eriten ilk 10 şirket, son 100 yıldaki toplam servet kaybının yüzde 1'inden daha azını oluştururken; Apple, Nvidia, Microsoft, Amazon ve Alphabet'in de bulunduğu ilk 10 kazanan şirket ise aynı dönemde yaratılan toplam piyasa servetinin yaklaşık yüzde 29'unu sağladı.

Çalışmanın öne çıkardığı mesaj: Çeşitlendirme ve fiyatlama kritik

Araştırma, yatırımcılar açısından en önemli derslerden birinin portföy çeşitlendirmesi olduğunu vurguluyor.

Tek tek hisse seçen yatırımcıların başarısız şirketlere ağırlık verme olasılığı yüksek olurken, geniş kapsamlı endeks fonları piyasadaki büyük kazanan şirketleri otomatik olarak portföyünde bulundurduğu için uzun vadede daha istikrarlı performans sunabiliyor.

Çalışma ayrıca güçlü iş modeline sahip şirketlerin dahi aşırı yüksek değerlemelerle işlem görmeleri halinde yatırımcılarına beklenen getiriyi sağlayamayabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yapay zeka teması etrafında yükselen değerlemelerin bulunduğu mevcut piyasa ortamında, şirket kalitesinin yanı sıra hisse fiyatının da yatırım kararlarında belirleyici unsur olmaya devam ettiği değerlendiriliyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok