;
Arama

Trump gerçekten ABD’yi NATO’dan çekebilir mi?

ABD Başkanı Trump’ın İran savaşına karşı tutumları nedeniyle NATO müttefiklerine yönelik sert çıkışları, ABD’nin ittifaktan çekilebileceği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Ancak hukuki engeller böyle bir adımı zorlaştırırken, Trump’ın ittifakı zayıflatabilecek başka seçenekleri bulunuyor.

02 Nisan 2026, 14:47

ABD Başkanı Donald Trump bir kez daha NATO’daki ortaklarına sert eleştiriler yöneltti. Bu kez İran’daki savaşı yürütmesine yardımcı olmaya istekli olmamaları nedeniyle Avrupalı müttefiklerini eleştiren Trump, ABD’nin askeri ittifaktan ayrılabileceğini öne sürdü. Avrupalı müttefiklere yönelik son çıkışı, bazılarının Amerikan askeri uçaklarının İran’a yönelik saldırılar için üslerini kullanmasına izin vermemesinin ardından geldi. Ayrıca İran’la olan çatışma yatışana kadar Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü sağlama konusunda yardım sunmayı da reddettiler.

Trump’ın tek taraflı olarak ABD’nin NATO üyeliğini sonlandırabilmesi pek olası değil. Ancak NATO caydırıcılığının temel dayanağı, bir üyenin saldırıya uğraması halinde dünyanın en güçlü ordusu tarafından desteklenen ittifakın yardımına koşması. Trump Beyaz Saray’da olduğu sürece bu ilkenin hala geçerli olup olmadığı belirsiz.

NATO ne işe yarıyor?

1949’da Soğuk Savaş sırasında Avrupa’yı Sovyet saldırısına karşı korumak için kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Kuzey Amerika ile Avrupa arasında ortak siyasi ve ekonomik değerlere dayalı temel bir ortaklığı temsil eder hale geldi. Blokun amacı, olası saldırılara karşı savunmaları koordine etmek. Üye sayısı 12 ülkeden 32 ülkeye yükseldi. NATO’nun 5. Maddesi, “üyeleri birbirine bağlar, onları birbirlerini korumaya taahhüt eder ve ittifak içinde bir dayanışma ruhu oluşturur.” Buna göre NATO üyelerinden birine yapılan saldırı, tümüne yapılmış sayılır. 5. Madde, potansiyel saldırganlar için riskleri artırarak ittifakın caydırıcılık stratejisinin güvenilirliğini güçlendirir. Ancak tek bir NATO üyesine yapılan bir saldırı, müttefiklerin otomatik olarak karşılık vermesi için yeterli değil. Önce bunun gerçekten bir 5. Madde durumu olduğuna oybirliğiyle karar vermeleri ve ardından nasıl müdahale edeceklerini belirlemeleri gerekir. 5. Madde, üyelerin saldırıya uğrayan müttefike bireysel olarak ya da birlikte yardım edeceğini belirtir. Yardımın silahlı güç kullanımını da içerebileceğini tanımlar ancak bunu zorunlu kılmaz.

5. Madde yalnızca bir kez, 11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yapılan saldırıların ardından devreye sokuldu. İttifak, ABD üzerindeki hava sahasını devriye gezmek için havadan erken uyarı uçakları kullandı.

Avrupa ülkeleri ABD ordusunun üslerini kullanmasına izin vermekle yükümlü mü?

ABD, Avrupa’da bir askeri tesis ağı işletiyor ve bunları yalnızca Avrupalı NATO müttefiklerini savunmak için değil, bölge ötesinde güç yansıtmak amacıyla da rutin olarak kullanıyor. Diğer NATO üyelerinin ABD güçlerine askeri tesislerine koşulsuz erişim sağlaması yönünde katı bir yükümlülük yok. İzinler, ikili anlaşmalar ve antlaşmalar doğrultusunda veriliyor ve ulusal ile uluslararası hukuka tabi.

İtalya, mart ayında ABD uçaklarının üslerinden birine inişine izin vermedi çünkü uçaklar savaş amaçlı kullanım talebi yapıldığında zaten havadaydı ve Parlamento’da gerekli tartışmayı yürütmek için zaman yoktu. İspanya, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın uluslararası hukuku ihlal ettiğine hükmederek bu askeri operasyona katılan Amerikan uçuşlarına hava sahasını kapattı. Birleşik Krallık, ABD’nin İran’a yönelik ilk saldırılarında üslerinin kullanılmasına izin vermeyi reddettikten sonra ülkenin Başbakanı Keir Starmer, “Askeri personelimizi hukuka aykırı bir eyleme dahil etmeyeceğim” dedi.

Trump’ın NATO ile sorunları

Trump, uzun süredir NATO müttefiklerini ABD’nin sırtından geçinen, savunmaya minimum harcama yapan ve Amerika’nın güçlü savaş makinesinin her zaman güvenliklerini sağlayacağını bilen aktörler olarak tasvir ediyor. Bu yaklaşım, ABD’ye minnet borçlu oldukları ve onun askeri faaliyetlerini aktif şekilde engellememeleri gerektiği imasını taşıyor. Trump, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı Avrupa’daki NATO üyelerinin çözmesi gereken bir sorun olarak sundu. İttifaka katılmayı hedefleyen Ukrayna’ya ABD yardımını ise isteksiz biçimde sürdürdü.

Trump’ın eleştirilerinin etkisi ne oldu?

Trump, geçen yıl haziran ayında müttefikler savunma harcamalarında önemli artışları kabul ettikten sonra NATO’nun karşılıklı savunma taahhüdüne bağlılığını yeniden teyit etti ve eleştirilerini yumuşattı. Ancak müttefiklere yönelik sert eleştirileri, örgütün güvenilirliğini şimdiden zayıflatmış durumda. Bir güvenlik krizinde ABD’nin her zaman devreye gireceği fikri, NATO caydırıcılığının bel kemiği. Bu olmadan, özellikle Doğu Avrupa’daki üyeler, Rusya'ya karşı savunmasız hale gelecektir. Batılı istihbarat ajansları, Rusya’nın birkaç yıl içinde Litvanya, Letonya ve Estonya gibi Baltık ülkelerinde ittifakın savunmasını yoklamaya başlayabileceği uyarısında bulunuyor.

Avrupa'nın önündeki risk ne?

Avrupalı liderler, ABD’nin İran’la savaşa girmeden önce yeterli ön bildirimde bulunmamasından rahatsız oldu. Özellikle de artan enerji fiyatlarının sonuçlarına büyük ölçüde kendilerinin katlanacak olması nedeniyle. Aynı zamanda ABD’yi ne kadar çok eleştirirlerse, Washington’ın Ukrayna’ya kalan desteğini kesmesi ve NATO’daki rolünü azaltması riski de o kadar artıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Trump’ın ABD’nin küresel güvenliğin garantörü rolünden geri çekildiğini ilan ettiği bir dönemde, son yıllarda ülkesinin ordusunu büyük ölçüde genişletmeye başladı. Avrupa’nın savunma harcamalarındaki artışın daha inandırıcı bir askeri kapasiteye dönüşmesi yıllar alacak. O noktada bile ABD’nin büyük ölçekli bir çatışmada oynadığı koordinasyon rolünü üstlenip üstlenemeyeceği ya da onun gözetleme ve keşif kapasitesine ulaşıp ulaşamayacağı belirsiz. Ayrıca bölgenin askeri yapılanma için ayırdığı fonların bir kısmı, Trump’ın sonlandırdığı Ukrayna finansmanının yerine kullanılmak zorunda kalacak.

ABD için NATO’dan çekilmek gerçekten bir seçenek mi?

Hukuki olarak Trump’ın seçenekleri sınırlı. 2023’te kabul edilen bir yasa (o dönemde senatör olan ve şu anda Trump’ın dışişleri bakanı olan Marco Rubio’nun öncülüğünü yaptığı yasa), Senato’nun üçte iki çoğunlukla onay vermesi ya da Kongre yeni bir yasa çıkarmadan ABD başkanının NATO anlaşmasını askıya almasını, feshetmesini veya ABD’yi anlaşmadan çekmesini engelliyor. Bu seçeneklerin hiçbiri pek mümkün görünmüyor. Çünkü ittifakı destekleyen Cumhuriyetçilerin, Trump’ın Kongre’yi harekete geçirme girişimlerine karşı Demokratlarla birlikte hareket etmesi muhtemel. Ancak Trump isterse ittifakı zayıflatmanın yollarına sahip.

Trump NATO’yu zayıflatmak için neler yapabilir?

NATO karargahındaki ABD büyükelçisini ve diğer personeli geri çağırabilir ya da askeri tatbikatlara ve istihbarat paylaşım programlarına Amerikan katılımını iptal edebilir. Askeri yardımları veya gönüllü katkıları geciktirebilir ya da geçmişte ima ettiği gibi yalnızca savunma harcaması hedeflerini karşılayan müttefikleri korumayı seçebilir. Ayrıca şu anda sayıları yaklaşık 100 bin olan Avrupa’daki ABD askerlerinin varlığını azaltabilir.

Daha radikal bir adım olarak, 5. Madde kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmek için asker göndermeyi reddedebilir ya da Avrupa ülkelerini potansiyel saldırganlara karşı koruyan ABD nükleer şemsiyesini geri çekebilir. 2026 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, ABD Başkanı'nın NATO’yu zayıflatma kabiliyeti üzerinde bazı sınırlamalar getiriyor. Yasaya göre ABD’nin Avrupa’daki asker sayısını 45 günden daha uzun süreyle 76 binin altına düşürebilmesi için belirli şartların sağlanması gerekiyor: Savunma bakanının bu adımın ulusal güvenlik çıkarına olduğunu Kongre’ye onaylaması ve ABD’nin NATO müttefiklerine danışması şart.

Yasa ayrıca NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı görevindeki bir ABD subayının görevden alınmasını engelliyor ve Kongre onayı olmadan NATO anlaşmasından çekilmeyi kolaylaştırmak için federal fonların kullanılmasını yasaklıyor. Ancak Trump, daha önce Kongre onayı olmadan fonları farklı kurumlara veya askeri operasyonlara yönlendirmeyi başarmıştı ve askerleri resmen geri çekmeden yeniden konuşlandırabilir.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok