12 ton KitKat ne kadar eder? Görünüşe göre tanıtım değeri oldukça fazla. Geçen hafta sonu, sosyal medya dünyasında yankı uyandıran bir çikolata soygunu gerçekleşti: Nestle, hırsızların İtalya’daki bir fabrikadan Polonya’ya giden yolda 413 bin 793 adet KitKat’ı çaldığını doğruladı. Şirket, ne çikolata barlarının ne de onları taşıyan kamyonun henüz bulunamadığını ancak olayda kimsenin zarar görmediğini açıkladı.
İsviçreli şirket çikolatada kaybettiğini, halkla ilişkiler açısından bir başarıyla geri kazandı, hatta bu olayın yarattığı sosyal medya akımına şekilde meme akımına hızlıca katılan diğer birçok şirket de. Şirket bir açıklamasında, “İnsanları her zaman KitKat ile mola vermeye teşvik ettik ama görünüşe göre hırsızlar bu mesajı biraz fazla ciddiye alıp 12 tondan fazla çikolatamızla birlikte ‘mola vermişler’” dedi.
Regarding recent press coverage pic.twitter.com/Huh4EnFV2J
— KITKAT (@KITKAT) March 29, 2026
Nestle’den ilham alan diğer şirketler de kısa sürede sosyal medyada esprili paylaşımlarla katıldı. Birleşik Krallık’taki Domino’s Pizza hesabı pazartesi sabahı, “Üzücü haberlerinin ardından KitKat’a düşüncelerimizi ve taziyelerimizi iletmek isteri,” diye yazdı. Ardından, “Tamamen alakasız bir not olarak, artık yeni bir KitKat pizza satacağımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz” diye ekledi.
— Domino's Pizza UK (@Dominos_UK) March 30, 2026
Kuzey Carolina’daki Major League Soccer kulübü Charlotte FC de birkaç saat sonra bu şakaya katılarak, “Alakasız bir not olarak, bu cumartesi Bank of America Stadyumu’nda Philadelphia’ya karşı oynanacak maçta yaklaşık 413 bin KitKat dağıtacağımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” paylaşımını yaptı. Havayolu Ryanair ise bir uçak çizimi paylaştı. Uçağın ağzında ise ısırılmış beş KitKat çubuğu vardı.
“Fırsatı değerlendirdiler”
Kısa bir süre öncesine kadar çoğu şirket bu tarz bir olayı açıklamayı yetkililere bırakırdı. Ancak artık kötü bir haber markaları viral hale getirebilmek için kullanılabiliyor. Londra merkezli PR danışmanlık şirketi sahibi Andrew Bloch, “Bu bir halkla ilişkiler dersi,” dedi. Şirketin çalınan büyük miktardaki çikolatayı sahiplenerek “fırsatı değerlendirdiğini ve olumluya çevirdiğini” belirtti.
https://t.co/r1xaoZYNYz pic.twitter.com/EgruiZV1Mt
— Ryanair (@Ryanair) March 30, 2026
Bloch’a göre bu olay, 2018’de KFC’nin Birleşik Krallık’ta tedarik sorunları nedeniyle tavuklarının tükenmesine benziyor. Zincirin yüzlerce şubesi geçici olarak kapanmış ve İngiliz gazetelerine tam sayfa bir özür ilanı vermişti. İlanda, baş harfleri yer değiştirilerek “FCK” yazılmış boş bir tavuk kovası yer alıyordu. Bloch, “Bir tavuk restoranı için tavuğun bitmesi pek iyi bir şey değil ve potansiyel bir felaket olabilirdi ama onlar bunu sahiplendi,” dedi. Bu olay bugün kriz PR’ının klasik örneklerinden biri olarak anılıyor.
Günümüzde diğer şirketler de rakiplerinin hatalarından doğan ilgiden faydalanmak istiyor. Bu ay McDonald’s CEO’su Chris Kempczinski’nin bir burgeri ısırdığı video viral olduktan sonra Burger King ve Wendy’s yöneticileri benzer videolarla eğlenceli göndermeler yaptı. McDonald’s ise yeni burgeri Big Arch’ın bu ilgiden satış artışı sağladığını söyledi.
Ancak bir rakibin kötü haberinden faydalanmaya çalışmak, petrol sızıntısı ya da uçak kazası gibi ciddi durumlarda önerilmiyor. İtibar ve kriz yönetimi danışmanlık şirketi kurucusu Davia Temin’e göre, uluslararası bir çikolata soygunu hakkında yorum yapmak düşük riskli bir örnek.
Bunu doğru yapmak için markaların potansiyel olarak viral olabilecek bir olaya ilk tepki verenler arasında olması gerektiğini söyleyen Metaforce kurucu ortağı Allen Adamson, “Bu akıma beşinci ya da altıncı katılan olursanız, işiniz biter. Doğallık, kuralların ne olduğuna dair çok net bir anlayış gerektirir” diyor. Adamson’a göre markalar, bir trende katılıp katılmamaya karar verirken tutarlı olmalı. Domino’s ve Ryanair paylaşımlarının başarılı olmasının nedeni, zaman içinde oluşturdukları eğlenceli marka imajlarıyla uyumlu olmalarıydı.
Nestle ise olayı mizahla duyurarak hırsızlık gibi daha ciddi bir konuya dikkat çekmek istediğini söyledi. Bu durumda risklerin düşük olduğunu, çünkü hırsızlığın arzı etkilemeyeceğini ve çikolataların benzersiz ürün kodlarıyla izlenebileceğini belirtti.