Avrupalı bilim insanları yaptıkları açıklamada, geçen ayın gezegenin kayıtlara geçen en sıcak ayı olarak Temmuz 2023 ile aynı seviyeye geldiğini söyledi. İnsan kaynaklı küresel ısınma, Kuzey Yarımküre'nin yılın en bunaltıcı ve rahatsız edici dönemini yeni sıcaklık ve nem seviyelerine taşıyor. Tehlikeli sıcak hava, mayıs ayından bu yana Avrupa'yı beşinci kez vurdu. Güney Kore ise modern tarihindeki en yüksek sıcaklık ölçümünü kaydetti: 2 Ağustos'ta güneydeki Yangsan kentinde sıcaklık 42,5 derece olarka kaydedildi.
Bilim insanları, ağustos ayının okyanuslar açısından da tarihteki en sıcak ay rekorunu paylaştığını belirtti. El Niño koşulları, tropikal Pasifik'in yüzeyinde sıcak suyun birikmesine neden oldu. Bu ilave sıcaklık, önümüzdeki aylarda gezegenin geri kalanına yayılacak ve küresel ortalama sıcaklıkların yıl sonuna kadar ve 2027'ye girerken daha fazla rekor kırması muhtemel hale gelecek.
Ağustos sıcaklıklarına ilişkin analizini yayımlayan Avrupa Birliği'nin iklim izleme servisi Copernicus'ta iklim bilimci olan Samantha Burgess, “Bu gözlemler, iklim değişikliğinin hem atmosferde hem de okyanuslarda aşırı hava ve iklim olaylarını nasıl tetiklediğini gösteriyor. Bu koşulların etkileri dünya genelindeki topluluklar, ekonomiler ve ekosistemler tarafından giderek daha fazla hissediliyor" ifadelerini kullandı.
Batı Avrupa ve ABD için en sıcak yaz
Ağustos ayındaki kavurucu sıcaklıklar, Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri için kayıtlardaki en sıcak yazı tamamladı. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) yaptığı açıklamaya göre 48 eyalette geçen ay ortalama sıcaklık yaklaşık 24,2 derece oldu. Bu, ağustos ayları için kaydedilen en yüksek değer. Kuzey Yarımküre'de yaz mevsimi, gezegenin tamamı için de yılın en sıcak dönemi. Bunun nedeni, Güneş'in enerjisinin kara üzerindeki havayı su üzerindeki havadan daha fazla ısıtması ve Dünya'daki kara parçalarının çoğunun Ekvator'un kuzeyinde bulunması.
Copernicus'a göre geçen ay gezegen yüzeyindeki ortalama hava sıcaklığı, büyük ölçekli fosil yakıt kullanımının küresel sıcaklıkları yükseltmeye başladığı sanayi çağının başlangıcına kıyasla 1,65 derece Celsius daha yüksekti. Bu durum, ağustosu geçen kasım ayından bu yana küresel ısınmanın 1,5 derece eşiğini aştığı ilk ay haline getirdi. Bu, insanlığın iklim değişikliğini sınırlandırma çabalarında önemli bir eşik.
İklim hedefine ulaşılamadı
On yıldan uzun bir süre önce, neredeyse tüm ülkeler Paris'te düzenlenen küresel bir zirvede, küresel ısınmayı 2 derece Celsius'un “oldukça altında” tutmaya ve ideal olarak sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerine çıkmasını engellemeye çalışacakları konusunda anlaşmıştı. Birleşmiş Milletler, geçen hafta yayımladığı bir raporda dünyanın bu ikinci ve daha iddialı hedefe ulaşamayacağını ilan etti ve gelecek birkaç yıl içinde küresel ortalama sıcaklık artışının 1,5 derece Celsius'u aşacağını öngördü. Rapora göre hükümetler ısınmayı yavaşlatma konusunda büyük başarı gösterirse, sıcaklık artışı 2100 yılına kadar 1,8 derece Celsius'ta zirve yapabilir. Ancak başarılı olunamazsa bu artış 2,6 derece veya daha yüksek bir seviyeye ulaşabilir.
BM raporuna göre artık hedef, hem sera gazı emisyonlarını büyük ölçüde azaltarak hem de atmosferdeki karbondioksiti uzaklaştıracak yeni teknolojiler geliştirerek sıcaklıkları mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yeniden düşürmek olmalı. BM ayrıca dünyanın, daha sıcak bir gezegenin yarattığı yoğun sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar, orman yangınları ve kıyı taşkınları gibi artan risklerle daha etkili biçimde başa çıkmayı öğrenmesi gerektiğini belirtti. İklim değişikliğine uluslararası müdahaleyi destekleyen BM kuruluşunun başkanı Simon Stiell, “Bu insanlığın fosil yakıtlara bağımlılığının ve bunun körüklediği küresel iklim krizinin giderek büyüyen bedeli” dedi.