;
Arama

ABD ve İsrail’in bir sonraki hedefi İran’ın ekonomisi

ABD ve İsrail, İran altyapısına yönelik saldırıları artırıyor ve enerji tesislerini vurmayı planlıyor. Çatışmanın ekonomik yıpratma savaşına dönüşme riski büyürken, saldırılar küresel enerji piyasalarını da sarsıyor. Tahran ise artan maliyete rağmen geri adım atmamakta kararlı görünüyor.

06 Nisan 2026, 17:15

ABD ve İsrail, İran’da ülkenin ekonomisini felç etmeyi ve rejimin bu savaştan toparlanmasının uzun ve acı verici olmasını sağlamayı amaçlayan bir dizi hedef belirlemiş durumda. İsrailli bir yetkiliye göre İsrail, bu hafta İran’ın enerji tesislerini vurmaya başlamak için Washington’dan yetki bekliyor. Bu da dünyanın önde gelen petrol ve gaz üreticilerinden birinde üretimi zayıflatabilir. ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Wall Street Journal’a verdiği röportajda ABD’nin İran’daki tüm köprüleri ve elektrik santrallerini vurabileceğini, bunun da “şanslılarsa, eğer bir ülkeleri kalırsa, yeniden inşasının 20 yıl süreceği” kadar hasar yaratacağını söyledi.

İran ekonomisinin temel unsurlarını hedef almak, beş haftadır süren savaşta bir tırmanış anlamına gelecektir. Bu hamle, Tahran’ı, dünya petrolünün yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği yavaşlatarak elde ettiği ekonomik kozdan vazgeçmeye zorlamayı amaçlıyor. Trump, boğazın açılması için salı akşamına kadar süre tanıdı.

“Ciddiyiz mesajı veriyorlar”

İsrail ve ABD son günlerde enerji dışı hedeflere yönelik saldırılarını da artırmaya başladı. İran’ın en büyük çelik ve petrokimya fabrikalarını ve simgesel bir köprüyü vurdu. Eski bir İsrail ulusal güvenlik yetkilisi ve şu anda danışmanlık grubu MIND Israel’de başkan yardımcısı olan Avner Golov, “Ciddiyiz mesajı veriyorlar ve savaşı sona erdirmeyi kabul etmezseniz, ekonominize ödeyeceğiniz bedel giderek daha da artacak” dedi.

Sivil altyapıya saldırmak, uluslararası hukukun ihlal edilmesi riskini taşıyor. ABD ve İsrailli yetkililer ise bu hedeflerin, İran ordusu tarafından kullanılan materyalleri ürettikleri için meşru olduğunu savundu. Altyapı hedeflerine yönelme, çatışmayı ekonomik yıpratma savaşına dönüştürme riski taşıyor. İslam Devrim Muhafızları Ordusu, Trump tehditlerini hayata geçirirse İsrail ve Basra Körfezi ülkelerindeki sivil altyapıya yönelik saldırıları artıracağını açıkladı.

İran, altyapısına yönelik saldırılara karşılık olarak Bahreyn ve Abu Dabi’deki petrokimya tesislerini vurdu ve Kuveyt’te petrol, tuzdan arındırma ve enerji altyapısını hedef aldı. Pazar günü İran, İsrail’in güneyindeki ve birçok fabrikanın bulunduğu Neot Hovav sanayi bölgesini vurdu. Günler önce ise İsrail’in Hayfa’daki en büyük petrol rafinerisi İran füzesinden düşen parçalarla isabet aldı ancak İsrailli yetkililere göre üretim durmadı.

Küresel enerji krizi

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Trump’ın tehditlerinin ardından X platformunda yaptığı paylaşımda, “Sizin pervasız adımlarınız ABD’yi her bir aile için yaşayan bir cehenneme sürüklüyor ve Netanyahu’nun talimatlarını izlemekte ısrar ettiğiniz için tüm bölgemiz yanacak” dedi. İran’ın Körfez enerji altyapısına yönelik saldırıları, küresel enerji fiyatları üzerinde uzun vadeli etki yaratabilir. Petrol fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyelerine yükseldi ve tankerlerin Basra Körfezi’nde sıkışıp kalması nedeniyle daha da artma riski taşıyor.

Konuya yakın yetkililere göre arabulucular, İran’ı ABD ile müzakere masasına getirmek için çabalıyor ancak başarılı olamıyor. İran, geçici bir ateşkes karşılığında Hürmüz Boğazı’nı açma tekliflerini reddetti. Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde İran programı direktörü olan Raz Zimmt, İran’ın şimdilik düşmanlarına zarar verebildiği sürece daha fazla ekonomik acıyı göze almaya hazır göründüğünü söyledi. Zimmt, “Riski almaya hazırlar” dedi.

Dubai merkezli danışmanlık şirketi Qamar Energy’nin CEO’su Robin Mills’e göre İran Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden vazgeçse bile, petrokimya ve diğer enerji tesisleri ciddi şekilde zarar görürse Körfez’den hiçbir şey çıkamayabilir. Mills, “Normal taşımacılığa dönsek bile, Körfez kaynaklı günlük beş milyon varil rafine ürünün bir kısmı aylarca, hatta belki daha uzun süre kaybedilecek” dedi.

Fiyatlar fırladı, işsizlik arttı

İsrail ve ABD nükleer programı, balistik füze geliştirmesi ve ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan gruplara verdiği destek nedeniyle yıllardır Batı yaptırımlarıyla zayıflatılmış bir İran ekonomisini hedef alıyor. Savaş, ekonomik faaliyetleri yeni dip seviyelere çekti. Yapılan röportajlarda bazı İranlılar, bombardımanlar sonrası fabrikaların kapanmasıyla gıda fiyatlarının fırladığını ve işsizliğin arttığını söyledi. Ayrıca savaşın, bu yılın başlarında binlerce protestocuyu öldüren İslami rejimi devirmeyeceğinden ve yalnızca Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun hükümeti devirmeye çağırdığı insanlara zarar vereceğinden endişe duyduklarını ifade ettiler.

İsrail’in ekonomik varlıklara yönelik saldırıları, birlikte İran’a milyarlarca dolar gelir sağlayan çelik, petrokimya ve ilaç tesislerine odaklandı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail ordusunun İran’ın en büyük petrokimya tesisini vurduğunu söyledi. Katz’a göre bu tesisler Asaluyeh’de bulunuyor ve ülkenin petrokimya üretiminin yaklaşık yarısından sorumlu.

İki gün önce İsrail, Mahşehr’deki bir başka büyük petrokimya kompleksini vurdu. Geçen hafta İran devlet medyası, Tebriz’deki petrokimya tesislerinin de saldırıya uğradığını bildirdi. Katz’a göre İsrail, toplamda İran’ın petrokimya ihracatının yüzde 85’inden sorumlu tesisleri devre dışı bıraktı.

Petrokimya sektörü İran ekonomisinin temel direklerinden biri olup toplam petrol dışı ihracat gelirinin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyor. Chatham House düşünce kuruluşundan enerji uzmanı Neil Quilliam’a göre büyük gemilerle taşındığı için kolayca izlenebilen ve yaptırıma tabi tutulabilen petrolün aksine, petrokimya ürünleri özellikle Asya ve Türkiye’de çeşitli özel alıcılara pazarlanabiliyor ve İran için kritik bir döviz kaynağı oluşturuyor. Quilliam, “Bu tesisler tekstil, otomotiv parçaları ve ambalaj gibi sektörler için temel hammaddeleri sağlar; bu da üretimde darboğazlara, daha yüksek maliyetlere ve imalat genelinde iş kayıplarına yol açar” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’a göre İran’ın petrokimya endüstrisi son iki yılda İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na yaklaşık 18 milyar dolar kazandırdı. Geçen hafta İsrail, İran’ın çelik sektörünün kalbini hedef alarak Ahvaz’daki Huzistan Çelik tesisini ve İsfahan’daki Mobarakeh Çelik tesisini vurdu; bu tesisler bölgenin en büyük çelik üretim merkezlerinden ikisi.

ABD Hazine Bakanlığı’nın 2024 tarihli açıklamasına göre İran’ın metal sektörü yılda birkaç milyar dolar gelir elde ediyor ve bunun büyük kısmı çelik ihracatından geliyor. Her iki çelik üretim tesisi de İran güvenlik servisleriyle bağlantıları nedeniyle ABD yaptırımları altında bulunuyor.

İran, savaş sayesinde bazı ekonomik faydalar da elde etti. Bunlar arasında petrolünü yüksek fiyatlardan ihraç etmeye devam edebilmesi, diğerlerinin bunu yapamaması, ABD yönetiminin Hindistan’ın yıllar sonra ilk kez İran’dan petrol almasına izin veren muafiyetleri ve Hürmüz’den geçen gemilerden geçiş ücreti talep edebilmesi yer alıyor. Ancak Zimmt’e göre bu faydalar, savaşın İran ekonomisine verdiği zararın yanında gölgede kalıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok