ABD'de göçmenlik politikaları ve federal kolluk kuvvetlerinin yetkileri üzerine patlak veren tartışmalar, Minnesota'da yaşanan can kayıpları ve ardından gelen protestolarla yeni bir boyuta taşındı. Trump yönetimi, sokaklardaki öfke, yargı kararları ve Kongre'deki bütçe çıkmazı arasında çok cepheli bir krizle mücadele ediyor.
Pretti cinayetinde çelişkili açıklamalar ve yeni görüntüler
Gerilimin merkezinde, Minneapolis'te ICE ajanları tarafından vurularak öldürülen 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti yer alıyor. Olayla ilgili ortaya çıkan yeni görüntülerde, Pretti'nin 13 Ocak'taki protestolar sırasında federal birimlerin aracının arka farına tekme attığı, çıkan arbedede yere yatırıldığı ve yanında silah bulunmasına rağmen güvenlik güçlerine doğrultmadığı görüldü.
Olayın ardından ajanların durumu hakkında yapılan açıklamalar ise kafa karışıklığı yarattı. ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP), ajanların "idari izne" çıkarıldığını ve bunun standart protokol olduğunu duyurdu. Ancak Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino, ajanların hala görevde olduğunu ve güvenlik gerekçesiyle Minneapolis dışına tayin edildiklerini açıkladı.
Bu süreçte Başkan Donald Trump, uzun süredir savunduğu bireysel silahlanma haklarıyla (İkinci Değişiklik) çelişen bir çıkış yaptı. Trump'ın, Pretti'nin protesto alanına silahla gelmemesi gerektiğini savunması, en büyük destekçilerinden Ulusal Tüfek Birliği (NRA) ve diğer silah hakları savunucularının tepkisini çekti.
Protestolara sert müdahale: "Daha fazla gözaltı olacak"
Minnesota ve Texas başta olmak üzere ülke genelinde ICE karşıtı gösteriler sürüyor. Adalet Bakanı Pam Bondi, Minneapolis'te federal ajanlara mukavemet gösterdikleri gerekçesiyle en az 16 kişinin gözaltına alındığını ve bu sayının artacağını duyurdu. Texas'ın Dilley bölgesinde ise bir baba ve 5 yaşındaki oğlunun gözaltına alınmasına tepki gösteren kalabalığa polis müdahale etti.
Washington DC'de ise Beyaz Saray önünde toplanan kalabalık, Pretti ve daha önce öldürülen Renee Good için anma töreni düzenledi. Eylemciler, "tehlike" işareti olarak ters çevrilmiş Amerikan bayrakları taşıdı.
Yargıdan Trump yönetimine fren
Trump yönetiminin sertleşen göçmen politikaları yargı duvarına çarptı. Minnesota'da Federal Yargıç John R. Tunheim, İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) eyaletteki mültecileri tutuklamasını veya gözaltına almasını yasaklayan geçici bir ihtiyati tedbir kararı aldı. Karar, mültecilerin yasal statüsünü yeniden incelemeyi amaçlayan "PARRIS Operasyonu"nun yasallığını sorguluyor.
Öte yandan Minnesota Başyargıcı Patrick Schiltz, ICE ajanlarının sadece ocak ayında yaklaşık 100 mahkeme kararını ihlal ettiğini bildirdi. Schiltz, ICE'ın "kendi başına kanun olmadığını" vurgulayarak kurumun direktör vekilini ifadeye çağırabileceği uyarısında bulundu.
Siyaset ısınıyor: Ilhan Omar'a saldırı ve bütçe krizi
Siyasi atmosferin gerildiği bir diğer nokta, Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Ilhan Omar'a yapılan saldırı oldu. Minneapolis'te düzenlenen bir etkinlikte üzerine bilinmeyen bir madde sıkılan Omar, saldırganın Trump'ın söylemlerinden cesaret aldığını savundu. Trump ise Omar için "Onu düşünmüyorum, o bir sahtekar" ifadelerini kullandı.
Tüm bu gelişmeler, Washington'da yaklaşan bütçe görüşmelerini tıkadı. Senato'daki Demokratlar, ICE'ın "gezici devriyelerinin" sonlandırılması ve ajanların vücut kamerası takması gibi reformlar yapılmadan DHS bütçesini onaylamayacaklarını açıkladı. Bu durum, federal hükümetin kısmi kapanma riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu.
Yarım milyar dolarlık fatura ve artan şiddet
ABD Kongresi Bütçe Ofisi (CBO), federal birliklerin ülke içindeki konuşlandırmasının maliyetinin altı ayda 496 milyon dolara ulaştığını raporladı. Öte yandan NBC News'in derlediği verilere göre, Eylül 2025'ten bu yana DHS'ye bağlı birimlerin operasyonlarında 13 kişi vuruldu, bunlardan 4'ü hayatını kaybetti.
New Orleans'ta ise yasal çalışma izni ve sosyal güvenlik numarası bulunan bir polis akademisi öğrencisinin ICE tarafından gözaltına alınması, kurumun uygulamalarındaki keyfiyet tartışmalarını alevlendirdi.