Avrupalı liderler, ABD Başkanı Donald Trump’la ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Ancak ABD Başkanı Ukrayna’yı tehdit ederken Rusya’ya ekonomik bir can simidi uzatıyor. Bu nedenle Avrupalılar, Trump’ın fiilen Moskova’nın safında yer aldığı bir dünyaya hazırlanıyor. Trump, yalnızca bir hafta içinde Kremlin’e yönelik yıllardır uygulanan enerji yaptırımlarını bozarak, Kiev’e Rus petrol rafinerilerini bombalamayı bırakması için baskı yaptı ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin meşru bir başkan olmadığını öne sürdü. Böylece Moskova’nın propagandasını yineledi. Ukrayna, Elon Musk’ın sahibi olduğu Starlink sistemine tam erişimini de kaybetti ve bu durum ülkenin savaş alanındaki hareket kabiliyetini ciddi ölçüde kısıtladı. Zelenskiy buna sert tepki gösterdi. İhanete uğradığını söyledi. Trump’ı kamuoyu önünde açıkça eleştirdi.
Brüksel’de bu hafta düzenlenen liderler zirvesindeki görüşmelere aşina kişilere göre bu, Avrupalılar açısından son derece moral bozucu bir andı. Birçok kişi için bu gelişme, aylardır görmezden gelmeye çalıştıkları acı bir gerçeği ortaya çıkardı: Trump’ın Rusya’yı destekleme eğilimi. Fransa ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı Avrupa Birliği liderleri, özel görüşmelerinde bu tutumun değişmesinin pek olası olmadığını söyledi.
Letonya Başbakanı Andris Kulbergs Brüksel’de verdiği bir röportajda, “Zelenskiy’nin artık yalnızca bir müttefiki olduğunu görüyoruz; o da aslında Avrupalılar” dedi. Elbette Trump ile Zelenskiy daha önce de benzer durumlar yaşadı ve her seferinde aralarını düzeltmenin bir yolunu buldu. Geçen yıl Oval Ofis’te yaptıkları ilk görüşme, karşılıklı bağırıştıkları bir tartışmaya dönüştü ve ABD’nin istihbarat paylaşımını kısa süreliğine kısıtlamasına yol açtı. Daha sonra ABD, Kiev’i büyük ölçüde Rusya’nın çıkarlarına hizmet eden 28 maddelik bir barış planını kabul etmeye ikna etmeye çalıştı. Bunun üzerine Zelenskiy, ülkesinin en önemli ortağını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
Batı ittifakı zayıfladı mı?
Bu yaza gelindiğinde Avrupalı liderler, Trump’ı Ukrayna’nın Rus işgaline karşı uzun süredir verdiği mücadeleye bir ölçüde anlayış göstermeye ikna etmeyi başarmıştı. Fransa’da düzenlenen G7 zirvesinde ülkenin Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump ile kısa bir görüşme ayarladı. Bu görüşmede Zelenskiy, Rus füzelerinin Kiev’de ağır hasara uğrattığı bir katedralin fotoğraflarını Trump’a gösterdi.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen perşembe günü görüşmeler için Belçika’nın başkentine gelirken gazetecilere yaptığı açıklamada, “Batı ittifakı şu anda birkaç gün öncesine kıyasla daha zayıf bir konumda. Ukrayna’yı desteklemezseniz, Avrupa’nın tamamını ve dolayısıyla benim görüşüme göre NATO’nun tamamını çok ama çok daha tehlikeli bir duruma sokarsınız” diye konuştu.
Trump ile Zelenskiy arasındaki son anlaşmazlık, özellikle elverişsiz bir zamanda yaşanıyor. Kış yaklaşıyor ve Ukrayna’nın, Rus füzelerini düşürmek için ihtiyaç duyduğu ABD yapımı Patriot önleme füzelerinde sıkıntı yaşanıyor. Kiev’in askerî harcamaları da bütçesinde büyük bir açık oluşturuyor ve Avrupa bu açığı kapatmakta zorlanıyor. Bu sırada Rusya, sivil hedeflere yönelik saldırılarını artırıyor. Kiev’de elektrik ve su kesintileri aralıklarla yaşanıyor.
Gelecek ay Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin’de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği zirvesinde Trump ile bir araya gelme fırsatı bulacak. Zelenskiy ve Avrupalılar ise bu toplantıda bulunmayacak. Trump ise ABD’de Cumhuriyetçi Partisinin ağır kayıplar vermesinin beklendiği ara seçimlere yalnızca birkaç hafta uzaklıkta. Bu durum, Trump’ı benzin fiyatlarını hızla düşürmenin yollarını aramaya itiyor. Rusya’ya yönelik yaptırımlara rağmen Rus motorini satın alma girişimi ve Ukrayna’ya petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurma çağrıları, Trump’ın bu konuya odaklanmasının bir sonucu. Üstelik uzmanlar, yüksek akaryakıt fiyatlarının arkasındaki en büyük etkenin ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş olduğunu söylüyor.
Letonya Başbakanı Bloomberg’e verdiği demeçte, “Bugün ele alacağımız en önemli konu, Ukrayna’nın bu kış neye ihtiyaç duyduğu. Her şey bu kışla ilgili” dedi. Kulbergs sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD’nin şimdi ara seçimlere yaklaştığını da düşünmeliyiz. Seçim zamanı. Bu, farklı bir atmosfer yaratıyor.”
Zelenskiy’e Trump eleştirileri uyarısı
Görüşmelere aşina kişilere göre Avrupalıların çoğu, ABD ile çalışmanın bir alternatifi olmadığı için şimdilik Zelenskiy’ye Trump’a yönelik eleştirilerinin dozunu düşürmesini tavsiye ediyor. ABD, Ukrayna’ya silah satmayı ve Kiev’in savunması açısından hayati önem taşıyan istihbaratı paylaşmayı sürdürüyor.
Bir yetkili, söz konusu istihbarat paylaşımının kesilmesi durumunda Avrupa’nın elinde iyi bir çözüm bulunmayacağını söyledi. Avrupa Birliği liderlerinin perşembe günü Brüksel’deki zirveye gelirken Trump’ı kamuoyu önünde eleştirme konusunda temkinli davranmalarının nedeni muhtemelen bu. Ancak görüşmelere aşina kişilere göre kapalı kapılar ardında bazı liderler, ABD Başkanı’nın son dönemdeki davranışları karşısında hala büyük şaşkınlık duyduklarını dile getirdi.
Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan bir yetkili, Fransa’nın önceliğinin Avrupa’nın Ukrayna’yı desteklemeyi sürdürmesi olduğunu söyledi. Avrupa, yaptırımları sürdürerek ve bir barış anlaşması kapsamında Ukrayna’nın topraklarından vazgeçmemesi gerektiğinde ısrar ederek kararlı tutumunu koruyor. Bu tutum, özellikle Ukrayna kuvvetlerinin Putin’in kontrol etmek istediği doğudaki Donbas bölgesinde daha önce kaybettikleri toprakların bir bölümünü geri almasının ardından daha da önem kazandı.
Trump’ın barış vaatlerinde ilerleme yok
ABD’nin Ukrayna üzerindeki nüfuzu da son birkaç ayda azaldı. İstihbarat hala önemli bir unsur olsa da Kiev’i desteklemek ve ABD silahları satın almak için gereken para ağırlıklı olarak Avrupa’dan geliyor. Ukrayna ayrıca, Rusya’nın tehdit oluşturan jet motorlu insansız hava araçlarını düşürmek amacıyla F-16 savaş uçaklarında kullanacağı mühimmatları nihayet teslim almaya başladı.
Bu arada Trump’ın göreve geldikten kısa süre sonra barışı sağlayacağı yönündeki vaadine rağmen Washington’ın barış çabalarında kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Konuya aşina kişilere göre geçen hafta sonu Florida’da yapılan son görüşmeler, Ukrayna heyetinin Trump’ın Rus motorini anlaşmasının ardından görüşmeleri erken bitirmesiyle sonuçlandı. Görüşmelerde büyük ölçüde, başkanın temsilcileri Steven Witkoff ve Jared Kushner’in aylar önce hazırladığı aynı maddeler üzerinde yeniden duruldu.
AB’nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas, perşembe günü Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu savaşa kesinlikle farklı bir yaklaşımımız var. Savaşı durdurması için saldırgana baskı yapmamız gerektiğini, kurbanı teslim olmaya zorlamamamız gerektiğini düşünüyoruz. Ukrayna’yı sıkıştırmak doğru yaklaşım değil” dedi.