Arama

ABD Başkanı Trump'ın İran anlaşmasında hangi konular yer alıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Cenevre’de yapılacak imza törenini ardından mutabakat zaptının kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Ancak İran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı ve ABD’nin İran yaptırımları gibi konulardaki soru işaretleri tartışma yaratıyor.

16 Haziran 2026, 10:16

ABD Başkanı Donald Trump, üst düzey ABD yetkilileri ve İranlı yetkililer pazartesi günü savaşı sona erdirmeyi amaçlayan anlaşmanın temel unsurları hakkında çelişkili açıklamalar yaptı. Ancak anlaşmanın ayrıntıları, İran'ın nükleer programının geleceği, Hürmüz Boğazı'nın durumu ve ABD yaptırımlarının akıbeti dâhil olmak üzere gizli kalmaya devam ediyor.

Öne çıkanlar

• Trump, her iki tarafın da anlaşmayı elektronik olarak imzaladığını açıklayan ABD yetkililerinin ardından, ABD ve İranlı yetkililerin anlaşmayı cuma günü Cenevre'de düzenlenecek bir imza töreniyle resmileştireceğini söyledi.

• Trump, "mutabakat zaptı" olarak adlandırılan metnin imza töreninin ardından kamuoyuna açıklanacağını belirtti. Ancak üst düzey bir yönetim yetkilisi gazetecilere anlaşmanın önümüzdeki 24 ila 48 saat içinde yayımlanacağını söyledi.

• Anlaşmanın, İran'ın nükleer programı ve ABD yaptırımlarının geleceğine ilişkin görüşmeleri, cuma günü imzalanacak ilk anlaşmanın ardından başlayacak 60 günlük ikinci müzakere aşamasına bırakması bekleniyor.

• Bu arada, Hürmüz Boğazı'nın ne zaman ve nasıl yeniden açılacağı belirsizliğini koruyor.

• Trump, eğer anlaşma Tahran'a yönelik ABD yaptırımlarını hafifletir ve İran'ın nükleer programına yeni kontroller getirmeden Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret almasına izin verirse, anlaşmanın İran'ın lehine olduğu yönünde yoğun eleştirilerle karşılaşabilir. Çünkü Trump'ın savaşı başlatma gerekçesi de İran'ın nükleer programıydı.

İran'ın nükleer programı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, İran devlet medyasının aktardığına göre anlaşmanın İran'ın nükleer programına ilişkin yeni güvenceler içermediğini, yalnızca bunların müzakerelerin sonraki aşamasında ele alınacağına dair bir taahhüt içerdiğini ima etti. Irakçi, "Nükleer program ve yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili konular görüşülecek ve nihai bir anlaşmanın konusu haline gelebilir" ifadelerini kullandı. Irakçi ayrıca sürecin, "yerine getirilmeyen sözlerin geçmişi" nedeniyle karmaşık olacağını belirtti. Trump ise pazartesi günü G7 Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada İranlıların hiçbir zaman nükleer silah geliştirmeyeceklerini ve nükleer programları üzerinde "güçlü denetim yetkilerini" kabul ettiklerini öne sürdü.

İran yıllardır nükleer programının silah geliştirmek için değil, sivil amaçlarla tasarlandığını savunuyor ve nükleer materyal geliştirmeyi tamamen durdurmayı kabul etmesi pek olası görünmüyor. Trump, pazar günü New York Times'a verdiği röportajda, uranyum zenginleştirmesinin askeri amaçlarla kullanılamayacak seviyelerde kalması şartıyla belirli ölçüde zenginleştirmeye izin verebileceğini kabul etti. Bu seviyenin, İran'ın Obama yönetimiyle yaptığı anlaşmada kabul ettiği yüzde 3,67 saflık oranıyla nasıl karşılaştırılacağı konusunda ise açıklama yapmadı.

Trump, anlaşmasının silah seviyesinin altında kalacak bir eşik değeri "sonsuz süreyle" garanti edeceğini söyledi. Ayrıca ABD'nin yer altına gömülü zenginleştirilmiş uranyumu çıkarmak için İran'la birlikte çalışacağını ifade etti ancak sürecin takvimi konusunda net bilgi vermedi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise pazartesi günü CNBC'ye verdiği röportajda İran'ın "yüksek düzeyde zenginleştirilmiş materyal stokunu yok etmeyi ve elden çıkarmayı taahhüt ettiğini" söyledi.

Hürmüz Boğazı

Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada kritik petrol geçiş yolunun kısmen açıldığını ve "gemilerin artık çıkmaya başladığını" söyledi. Ancak İran devlet televizyonu IRIB, "Hürmüz Boğazı'ndan sıfır geçiş olduğunu" ve boğazın "ikinci bir duyuruya kadar kapalı kalacağını" bildirdi. Trump, İran'ın boğaz üzerinde fiilen kontrol sağladığında yerleştirdiği bazı mayınların hala temizlenmekte olduğunu ve boğazın cuma gününe kadar tamamen açılacağını söyledi.

New York Times'ın aktardığına göre adı açıklanmayan üst düzey bir ABD yetkilisi normal deniz trafiğinin iki hafta boyunca geri dönmeyeceğini belirtti. Trump pazar günü The Times'a verdiği demeçte, savaş öncesinde uluslararası hukuka uygun olduğu gibi boğazın "kalıcı olarak geçiş ücretinden muaf" olacağını söyledi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sağlanan hizmetler karşılığında ücret alınması ihtimalini dışlamadı.

Bazı denizcilik şirketlerinin yöneticileri, savaşın başlamasından bu yana boğazda mahsur kalan gemileri çekmeden ve operasyonları yeniden başlatmadan önce daha fazla güvenceye ihtiyaç duyduklarını söyledi. Dünyanın en büyük denizcilik birliği Bimco'nun güvenlik şefi Jakob P. Larsen, Uluslararası Denizcilik Örgütü gibi tarafsız bir arabulucunun güvenli güzergâhları belirlemesi gerektiğini ifade etti. The Times'a yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Eğer hepsi tek bir büyük yığın haline hareket ederse seyir kazaları, çarpışmalar ve benzeri olaylar açısından gerçekten büyük bir risk ortaya çıkar."

ABD'nin İran yaptırımları

Vance, ABD'nin yaptırımları hafifletmesi için İran'ın nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini kanıtlaması gerektiğini söyledi. Vance,  "İranlılara diyoruz ki yaptırımlardan arındırılmış bir ekonomiye erişebilirsiniz, dünya ekonomisine yeniden davet edilirsiniz ancak yalnızca bu anlaşmada verdiğiniz taahhütlere uyarsanız" dedi. Irkaçi ise pazartesi günü yaptırımların kaldırılmasının anlaşmanın sonraki aşamasında görüşüleceğini söyledi. Yaptırımların hafifletilmesinin tam olarak neleri kapsayacağı net değil. Ancak yabancı hesaplarda tutulan 20 milyar dolardan fazla İran varlığının serbest bırakılmasını içermesi muhtemel görünüyor.

Trump pazartesi günü İran ile yaptığı anlaşmanın Obama dönemindeki anlaşmadan daha iyi olacağını savundu. Trump, 2015 tarihli ve JCPOA (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) olarak bilinen anlaşmayı: "Amerika Birleşik Devletleri için korkunç bir anlaşma. İran'a milyarlarca dolar verildi" sözleriyle eleştirdi. Burada, nükleer anlaşmanın bir parçası olarak onlarca yıllık bir silah anlaşmazlığını çözmek amacıyla ABD'nin İran'a ödediği 1,7 milyar dolara atıfta bulundu. Bu ödeme, Cumhuriyetçilerin anlaşmaya yönelik eleştirilerinin en önemli odak noktalarından biri olmuştu.

Anlaşmada başka neler olabilir?

Kesinleşmiş ayrıntılar az olsa da mutabakat zaptı ABD ve müttefiklerinin savaşın yol açtığı yıkımın ardından yeniden inşa için İran'a 300 milyar dolarlık bir fona erişim sağlamasını öngörebilir. ABD'nin ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması karşılığında İran'a giren ve çıkan gemilere uyguladığı deniz ablukasını kaldırması bekleniyor.

Trump, İranlı yetkililer ve Pakistanlı müzakereciler, anlaşmanın bir parçası olarak Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların da sona ereceğini söyledi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu pazartesi günü İsrail'i anlaşmadan uzak tuttu ve anlaşmanın ayrıntılarını bilmediğini belirtti. Netanyahu ayrıca İsrail güçlerinin "gerektiği sürece Lübnan güvenlik tampon bölgesinde kalmaya devam edeceğini" ifade etti.
 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok