ABD Başkanı Donald Trump, aşağıda listelenen sekiz savaşı çözdüğünü defalarca söylemesinin ardından toplam dokuz çatışmayı çözdüğünü iddia ediyor. Ancak bu durumların hiçbirinde kalıcı bir barış sağlayabildiğine dair bir kanıt bulunmuyor.
Öne çıkanlar
Ermenistan ve Azerbaycan: Trump’ın geçen yıl arabuluculuk yaptığı anlaşma, 40 yıllık çatışmada tarihi bir dönüm noktası olarak geniş çapta değerlendirildi ancak o sırada her iki taraftan da aktif bir askeri harekat yürütülmüyordu. Oval Ofis’te imzalanan anlaşma, iki ülke arasında diplomatik ilişkiler kurulmasını öngörüyor ve Azerbaycan’ı, ülkenin geri kalanından Ermenistan tarafından ayrılan Nahçıvan eksklavına bağlayacak “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası”nın inşasını zorunlu kılıyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Ruanda: İki ülke aralık ayında Beyaz Saray’da, Ruanda birliklerinin 90 gün içinde Kongo’nun doğusundan çekilmesini zorunlu kılan ve bölgesel bir ekonomik çerçeve oluşturan bir anlaşma imzaladı. Buna rağmen iki taraf arasındaki çatışmalar sürüyor. Yine de ilerleme işaretleri var örneğin Kongo ordusu geçen ay, Ruanda’nın 1994 soykırımıyla bağlantılı bir grubu silahsızlandırmaya yönelik adımlar atmaya başladı.
İsrail ve İran: Trump, Haziran 2025’te 12 günlük savaşı sona erdirerek, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini bombalamasından kısa süre sonra bir ateşkes ilan etti. Trump o dönemde bunun daha büyük bir çatışmayı önlediğini iddia etti. Ancak Brookings Institution’dan kıdemli araştırmacı Michael O’Hanlon’un Forbes’a söylediğine göre Trump’ın kendine çıkarmak istediği bu pay, “kendisinin aynı tarafları içeren ve çok daha büyük ölçekte şiddetin yeniden başlamasına katkıda bulunmuş olması gerçeğiyle bir ölçüde gölgelenmiş durumda.”
İsrail ve Hamas: Trump için önemli bir dış politika başarısı olarak görülen ateşkes anlaşması, yürürlüğe girmesinden altı ay sonra hala kırılgan durumda. Taraflar arasında çatışmayı kalıcı olarak sona erdirecek yol konusunda büyük anlaşmazlıklar bulunuyor.
Kosova ve Sırbistan: Trump, geçen yıl haziran ayında ABD ile ticari ilişkileri dondurma tehdidinde bulunarak iki ülke arasında yeniden başlayabilecek bir askeri çatışmayı engellediğini iddia etti. Ancak Sırbistan Kosova’nın bağımsızlığını tanımadığı için temel toprak anlaşmazlığı devam ediyor.
Hindistan ve Pakistan: Hindistan, Trump’ın geçen yıl 100’den fazla kişinin öldüğü ve onlarca yılın en şiddetli çatışmalarından biri olan dört günlük askeri şiddeti sona erdiren ateşkesi sağladığı iddiasını reddediyor. Buna karşılık Pakistan, ABD ile yakınlaşırken ve uluslararası arenada daha görünür bir rol elde ederken Trump’a bu anlaşmadaki rolü için defalarca teşekkür etti.
Kamboçya ve Tayland: Trump, geçen yıl iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığında ateşkesi kabul etmezlerse gümrük tarifeleri uygulamakla tehdit etti. Temmuz ayında bir anlaşmaya varıldı ve ekimde Malezya’da Trump’ın katılımıyla resmen imzalandı. Ancak 2025’in ilerleyen dönemlerinde çatışmalar yeniden başladı ve Trump’ın tekrar tarifelerle tehdit etmesinin ardından aralık ayında ikinci bir ateşkes yürürlüğe girdi.
Mısır ve Etiyopya: Bu ülkeler onlarca yıldır Nil Nehri’nin su paylaşımı konusunda anlaşmazlık yaşıyor ancak bu durum hiçbir zaman askeri çatışma seviyesine ulaşmadı. Trump’ın defalarca arabuluculuk teklif etmesine rağmen henüz bir çözüm sağlanmış değil.
Arka plan
Trump, küresel çatışmaları sona erdiren bir lider olarak hatırlanma arzusunu defalarca dile getirdi. 2025’teki yemin töreninde en gurur duyacağı mirasının “barış yapıcı ve birleştirici” olmak olacağını söyledi. Ancak aynı zamanda uluslararası müttefiklerle eşi benzeri görülmemiş gerilimlere girdi, İran ile savaşa tutuştu ve Pasifik ile Karayipler’de uyuşturucu teknelerini ele geçirmeye yönelik hukuki açıdan tartışmalı bir kampanya başlattı. NATO’yu küçümsedi, ABD’nin bu ittifaktan çekilebileceğini ima etti, küresel bir ticaret savaşı başlattı ve ABD’nin Grönland ile Kanada’yı kontrol altına alması gerektiğini savundu.
Venezuela ve İran’daki askeri girişimleri kendi tabanında da bölünmelere yol açtı. Bazı destekçileri Trump'ın, “yeni savaş yok” ve “Önce Amerika” vaatleri göz önüne alındığında kendilerini hayal kırıklığına uğramış hissettiklerini dile getirdi. Bu yılın başlarında bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın Venezuela’da kongre onayı olmadan gelecekte askeri adım atmasını engellemek için Demokratlarla birlikte oy kullandı ancak bu girişim kabul edilmedi. Ayrıca bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri özellikle 1973 Savaş Yetkileri Yasası kapsamında Trump’ın İran’a karşı askeri güç kullanmaya devam edebilmesi için Kongre onayına ihtiyaç duyacağı 60 günlük süre yaklaşırken, İran savaşına ciddi çekinceler dile getirdi. İran’a kara birlikleri gönderilmesi de bazı Cumhuriyetçiler için kırmızı çizgi olarak görülüyor. Megyn Kelly, Tucker Carlson, eski Temsilci Matt Gaetz ve eski Temsilci Marjorie Taylor Greene gibi etkili sağ görüşlü isimler de İran savaşına sert şekilde karşı çıktı.
Nobel Barış Ödülü adaylığı
Listede yer alan birçok ülke 2025 yılında Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi. Bunlar arasında İsrail, Kamboçya, Pakistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Ruanda bulunuyor. Bu durum, adaylıkların Trump’ın gözüne girmeye yönelik bir girişim olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nde küresel güvenlik ve jeostrateji başkanı Jon Alterman Politico’ya yaptığı açıklamada, “Onu ne kadar etkili şekilde övebilecekleri konusunda bir rekabet var gibi görünüyor” dedi.