;
Arama

ABD Başkanı Trump’ın bir sonraki hedefi: Küba

Hala İran’la savaş halinde olan ve Venezuela Devlet Başkanı’nı alıkoyarak kontrolü elinde tutan ABD Başkanı Donald Trump, başka bir ülkeye daha müdahale etmek üzere olduğunun sinyallerini veriyor.

18 Mart 2026, 13:29

ABD Başkanı Donald Trump bu hafta başında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Sanırım Küba’yı ele geçirme onuruna sahip olacağım” dedi. Bir gazetecinin açıklama istemesi üzerine, “Küba’yı ele geçirmek. Yani onu özgürleştirsem de, ele geçirsem, dürüst olmak gerekirse onunla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum” diye ekledi. Trump’ın ABD başkanı olarak düşüncelerini ifade etme konusundaki alışılmışın dışındaki tarzı düşünüldüğünde bile, bu sözler onun gücüne dair algısını ve bu gücün sınırlarının olmadığına dair inancını çarpıcı biçimde ortaya koydu.

Fidel Castro’nun Küba’da iktidara gelmesinden bu yana 13 ABD başkanı görev yaptı. Her birinin komünist yönetim altındaki ada ile karmaşık ve çoğu zaman gergin bir ilişkisi oldu. Ancak bugüne kadar hiçbiri ülkenin kontrolünü ele geçirmeyi bu kadar açık şekilde dile getirmemişti. Trump’ın bu yıl Venezuela ve İran’a yönelik askeri saldırılarının ardından, bu sözler basit bir doğaçlama sözden ibaret olmayabilir. Aksine, bu açıklamalar Trump’ın yılın ilk çeyreği bitmeden üçüncü kez yabancı bir hükümeti devirmeye yönelik bir girişime yöneldiğini düşündürüyor. Pazar günü Air Force One’da, “Küba’yı elimde tutuyorum,” dedi ve ekledi: “Yakında bir anlaşma yapacağız ya da ne gerekiyorsa yapacağız.” Ancak sıralamayı da netleştirdi: “Küba’dan önce İran’ı halledeceğiz.”

Petrol ablukası

Gerçekte ise Trump yönetimi her iki ülkeyle de zaten aktif olarak ilgileniyor. Ocak ayından bu yana ABD, Küba’ya yönelik fiilen bir petrol ablukası uyguluyor. Adaya petrol sağlayan diğer ülkeleri tehdit ediyor ve hatta askeri müdahalede bulunuyor. Geçen ay ABD Sahil Güvenliği’ne ait bir gemi, Kolombiya’dan Küba’ya giden ham petrol yüklü bir tankeri durdurdu.

Bunun sonucunda Küba, 9 Ocak’tan bu yana kayda değer herhangi bir petrol ya da yakıt sevkiyatı alamadı ve bu durum adada hızla büyüyen bir krize yol açtı. Karaborsada satılan benzinin galonu yaklaşık 35 dolara yükseldi ve elektrik neredeyse her gün kesiliyor. Pazartesi günü ülke çapında bir kesinti yaşandı. Ameliyatlar erteleniyor, ilaçlar tükeniyor ve gıda güvensizliği artıyor. Bu durum Küba yönetimini köşeye sıkıştırdı. Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, geçen hafta yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında ilk kez Küba’nın ABD ile görüşmeler yaptığını ve yakında ekonomisini açmaya başlayacağını kabul etti.

Díaz-Canel’in görevden ayrılması istiyor

New York Times’ın haberine göre Trump yönetimi, Díaz-Canel’in görevden ayrılması gerektiğini Küba’ya açıkça iletti. Şu ana kadar Beyaz Saray, perde arkasında hala etkili olan Castro ailesine karşı bir adım atılmasını zorlamıyor. Bu durum, Venezuela’da da görüldüğü gibi Trump yönetiminin rejim değişikliğinden ziyade rejimin uyum sağlamasını tercih etmesiyle örtüşüyor.

Rusya ise gerekirse uzun süredir müttefiki olan Küba’yı desteklemeye hazır olduğunu belirtti. Kremlin sözcüsü salı günü Rus ve Kübalı yetkililerin kriz hakkında yakın temas halinde olduklarını söyledi. Pazartesi gecesi Küba’nın ekonomi yetkilisi Oscar Pérez-Oliva Fraga, yurtdışında yaşayan Kübalıların ülkede yatırım yapmasına, bankacılık işlemleri yürütmesine ve iş kurmasına izin verecek bir dizi değişiklik açıkladı. Bu Küba diasporasının uzun süredir talep ettiği, politikada önemli bir değişim olabilir.

Küba’nın bu tür değişiklikleri yapma baskısı altında olduğunun bir göstergesi olarak, Pérez-Oliva Fraga açıklamayı radyo üzerinden yaptı. Aslında televizyonda konuşması planlanmıştı ancak büyük ölçüde petrolle çalışan elektrik şebekesi hala çalışmıyordu. Salı günü yerel saatle sabah 7 itibarıyla Küba hükümeti, başkent Havana’nın yaklaşık yüzde 70’inin hala elektriksiz olduğunu açıkladı.

Küba ekonomisinin olası bir şekilde açılması ihtimali Trump’ın da gözünden kaçmış değil. Güney Florida ve Karayipler’e uzun süredir ilgi duyan bir emlak milyarderi olan Trump, uzun zamandır bu adaya ilgi duyuyor. Newsweek’in 2016’daki bir araştırmasına göre 1998’de kontrol ettiği bir şirket gizlice danışmanlar tutarak Küba’yı ziyaret ettirdi ve bu ziyaret ABD’nin Küba ambargosunu ihlal etmiş olabilir. Bloomberg’in 2016’daki haberine göre 2011 ve 2012’de Trump Organization yöneticileri Küba’da golf sahası için incelemelerde bulundu.

2016’daki seçim kampanyası sırasında Trump, orada iş yapmak istediğini defalarca dile getirdi. O yıl Miami’deki bir haber kanalına, “Küba yatırım için iyi bir fırsat olabilir” demişti. Şimdi ise zamanlamanın yaklaşmış olabileceğini ima ediyor. Pazartesi günü Oval Ofis’te, “Bizimle konuşuyorlar. Bu başarısız bir ülke. Paraları yok. Petrolleri yok. Hiçbir şeyleri yok” dedi. Ardından başka bir düşünceyi dile getirdi: “Güzel arazileri var. Güzel manzaraları var,” dedi ve ekledi: “Bence Küba, turizm ve diğer her şey açısından güzel bir ada, harika bir havası var.”


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok