Arama

Yönetim kurulu savaşları başladı

Küresel düzeyde yaşanan siyasi, ekonomik ve toplumsal sarsıntılar, şirketleri yakından ilgilendiriyor. Uluslararası şirketlerin kurumsal stratejileri yeniden yazılıyor, yönetim yapıları gözden geçiriliyor. Ancak bu dönüşüm, çoğu zaman sessiz ve kolay olmuyor.

05 Nisan 2025, 08:00

Şirket içindeki en büyük mücadeleler, her yıl düzenlenen hissedar genel kurullarında veriliyor.

Hissedar genel kurulları, yatırımcıların oy hakkını kullandığı ve şirketin geleceğine yön verdiği platformlar. Bir anlamda şirketin “meclisi” gibi çalışıyor. Yönetim kurulu üyeleri burada seçiliyor, CEO’nun maaşı burada oylanıyor, yeni projelere burada onay çıkıyor. Sadece finansal sonuçlar değil; değerler, öncelikler ve beklentiler de burada şekilleniyor. O nedenle bu toplantıları analiz etmek küresel iş dünyasının gündemini takip etmek için bize eşsiz bir fırsat sunuyor.

2025 genel kurul sezonunun gündeminde ise iki başlık özellikle öne çıkıyor:

1. Çeşitlilik ve kapsayıcılık politikaları (DEI)
2. Çevre ve sürdürülebilirlik stratejileri (ESG)

Bu iki konunun öne çıkması bize değişen küresel dengelerin şirketlere nasıl etki ettiğinin de kanıtı. Özellikle ikinci Trump döneminden itibaren şekillenen politikalar, bu alanlarda şirketlerin içindeki tartışmaları körüklemiş gibi görünüyor.

DEI: Siyasetin gölgesinde kurumsal denge arayışı

Çeşitlilik ve kapsayıcılık politikaları (DEI), son yıllarda şirketlerin gündemine girmiş olsa da Trump yönetimiyle beraber ABD’de yükselen “anti-woke” siyasi dalga ile birlikte ciddi bir baskı altına girdi. 2025 hissedar sezonunda yaklaşık 20 “anti-DEI” önerisi gündeme geldi. Bu teklifler, çeşitlilik politikalarının fazla ‘siyasi’ hale geldiği iddiasıyla bu programların sonlandırılmasını talep ediyordu. Ancak sonuçlar dikkat çekiciydi: Neredeyse tamamı reddedildi. Örneğin Apple’daki ilgili öneri, yüzde 97 gibi ezici bir çoğunlukla kabul görmedi. Yani siyasi baskıya rağmen yatırımcıların büyük çoğunluğu çeşitlilik uygulamalarının arkasında duruyor.

ESG: Ekonomik baskı altında çevre politikaları

Çevre ve sürdürülebilirlik stratejileri de benzer şekilde, siyaset ve ekonomi arasındaki kırılgan dengede şekilleniyor. 2024 - 2025 döneminde enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve jeopolitik riskler, yatırımcıların kısa vadeli finansal getirileri öncelemesine neden oldu. Bu da ESG politikalarına olan desteği görece azalttı. İklimle ilgili hissedar tekliflerine verilen destek 2024’te ortalama yüzde 21’ken 2025’te bu oran yüzde 19’a geriledi. Bazı yatırımcılar bu politikaları “ek maliyet” olarak görmeye başladı. Ancak ilginç bir denge söz konusu: ESG karşıtı teklifler (örneğin karbon hedeflerinden tamamen vazgeçilmesi gibi) gündeme gelse de bunlara verilen destek genellikle yüzde 2’yi bile geçmedi.

Genel kurulların güçlü oyuncuları

Peki yatırımcılar şirketlerde oylanan konularda neye göre karar veriyorlar? Her yatırımcının, her şirketin detayına hakim olması elbette mümkün değil. İşte bu noktada vekalet danışmanları (proxy advisors) devreye giriyor. Bu danışmanlar, hissedar toplantılarındaki gündem maddelerini analiz ediyor ve yatırımcılara hangi yönde oy kullanmaları gerektiğine dair raporlar sunuyor. Önde gelen iki vekalet danışmanı ise ISS (Institutional Shareholder Services) ve Glass Lewis. Bunlar sessiz ama güçlü aktörler olarak görülüyor. Örneğin 2025’te, BlackRock CEO’su Larry Fink’in 27 milyon dolarlık maaş paketi bu danışmanlar tarafından yüksek bulundu. Sonuç olarak hissedarların yalnızca yüzde 58’i bu maaş paketine onay verdi. Dolayısıyla vekalet danışmanları ve şirket yönetimleri arasında bitmek bilmeyen bir gerilim var.

Hissedar genel kurulları artık yalnızca mali tabloların onaylandığı teknik toplantılar değil. Şirketin değerleri, stratejisi ve liderlik anlayışı burada belirleniyor. Üstelik bu kararlar, sadece şirket içi değil küresel siyasi atmosferin de bir yansıması. Görünen o ki kurumsal yönetime dair mücadeleler önümüzdeki yıllarda daha da çetin geçecek. Yönetim katındaki liderlerin hazırlıklı olmasında fayda var. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok