Piyasalarda işlerin yaver gittiği, ekranda hep yeşilin tonlarını gördüğümüz, kendimizi çok iyi yatırımcılar olarak gördüğümüz zamanlar vardır. Bu tip zamanlarda sıkça “Keşke daha çok alsaydım, fiyat geri gelirse ekleme yapacağım, bir sonraki çöküşte yüklü alacağım” gibi şeyler söyleriz. Özgüvenimiz yerinde, zihnimiz berrak ve modumuz son derece yüksektir. Hayattan keyif alırız, değerli hissederiz, hatta bizim gibi yatırım yapmayanları eleştirmek rutin olur. Fiyatların bir daha hiç düşmeyeceğini düşünürken havalar bozmaya başlar. İlk düşüşlerde fiyakayı bozmayız hemen. Küçük alımlar yapar, Warren Buffett’ın sözlerinden birini seçip motive ederiz kendimizi. Fiyatlar biraz daha düşünce hafiften eller titremeye başlar. Boğa piyasasında bu tarz geri çekilmeler normal, hatta sağlıklı deriz. Yatırımcılığımıza ve aldığımız kararlara leke sürdürmeyiz.
Ama herkesin bir sınırı vardır. Şüphelerin arttığı, tadımızın kaçtığı, keşke kâr alsaydım gibi söylemlerin arttığı o tatsız evrenin içinde buluveririz kendimizi. Bir yanımız iflah olmaz bir boğadır ve her şeye rağmen umudunu korur. Diğer yanımız ise göz göre göre portföyün erimesinden son derece rahatsızdır ve buna bir son vermek ister. İçimizdeki boğa ve ayının masa tenisi oynayışını izleriz ve topu takip ederken yorgun düşeriz. Sabah piyasanın çökeceğine ikna olmuşken öğleden sonra gelen yüzde 2’lik tepki ile yeniden canlanırız. Tam o esnada yeni bir dip daha yapılır ve kalpler bir kez daha kırılır.
Kriptolarda ve borsalarda yatırımı olanlar ocak ortasından bu yana aşağı yukarı bunları yaşıyor. Endeksler zirve yaparken kurulan iddialı cümlelerin hepsinin sınandığı dönemlerden geçiyoruz. Herkes coşkuluyken sat, herkes korkarken al. Bu aralar herkes korkuyor. Öyleyse buralardan alıyor olmamız gerek. Ama vaziyet pek öyle değil. Dev fonlar ve yatırım bankaları ABD’nin resesyona gireceğini belirtiyor, ekonomistler ABD - Çin geriliminin global ekonomiyi vuracağını söylüyor, yatırımcılar borsalardan ve kriptolardan çıkıyor. Bridgewater Associates kurucusu Ray Dalio resesyondan bile daha kötü bir senaryo olmasından endişe ettiğini belirtiyor. Tüm bunlardan Bitcoin de nasibini aldı ve 74 bin dolarlara kadar geriledi. Ayı sezonunu ilan eden analistler olduğu gibi bu geri çekilmelerin boğa içindeki düzeltmelere daha fazla benzediğini söyleyen analistlerin sayısı da az değil. Dikkat çekici olan ise gerçekten de herkes korkarken alan birilerinin olması. Aşağıdaki grafik uzun vadeli Bitcoin yatırımcılarının toplam bakiyelerindeki son bir aylık değişimi gösteriyor.
Bu yatırımcı grubunun çoğunlukla fiyat yükseliş gösterirken sattığını, fiyat düşerken de bakiyelerini artırdıklarını görüyoruz. ABD - Çin gerilimiymiş, getiri eğrileriymiş, parasal sıkılaşmaymış, ekonomide değişen dengelermiş, kripto döngüleriymiş bunlara hiç aldırış etmiyorlar. Bitcoin özelinde baktığımızda uzun vadede hep haklı çıktıklarını görüyoruz. Yaptıkları önemli bir diğer iş ise fiyat yükseldikçe her seviyeden satmaları. Yani döngü zirvesini tahmin etme ve tepeye yakın bir yerde satma dertleri yok. Güncel durumdan örnek vermek gerekirse fiyatın 109 bin zirvesine gittiği yol boyunca her seviyeden sattılar. Belli ki dipten alıp tepeden satacak kadar akıllı değiller! Tabii herkesin o kadar bekleyecek zamanı olmayabilir. İşin zorluğu da burada zaten. Bundan beş yıl sonra endekslerin güncel seviyelerinden daha yukarıda olacağını herkes söyleyebilir ama altı ay sonra ne olacağını kimse bilmiyor. Bunu kestirebilen ve ona göre pozisyon alanlar ise büyük paralar kazanacak.
Önceki yazılarda atılan adımların bizi gelecekte daha büyük bir Bitcoin adaptasyonuna taşıyacağından bahsetmiştim. Şu ana kadar alınan aksiyonların yanında tasarı aşamasında olan önemli konular masada, ayrıca rezervlerine Bitcoin almayı düşünen devletler var. Tüm bu gelişmelere bakıp şu tarz bir tespit yapmak yanlış olmayacaktır; şu an önümüzü göremiyor olmamızın sebebi Bitcoin ya da kripto özelindeki belirsizlikler değil. Asıl sorun, global ekonomideki belirsizlikler. Dolayısıyla önümüzde iki senaryo var; ya ABD başta olmak üzere dünyada genel bir durgunluk göreceğiz ve bir – iki yıl sürecek bir ayı sezonuna gireceğiz (kimilerine göre girdik bile) ya da resesyon öncesi son bir ralli için hâlâ yerimiz var.
En kötü senaryoda Bitcoin’in fiyat olarak nereye gidebileceğine dair spekülasyon yapılabilir. Zincir üstü verilere bakarak olası ayı dibi için tahminler geliştirilebilir ama fiyat üzerinden tahmin yapmanın pek bir faydası olmayacaktır. Bugün gelecekten birisi gelse ve bize Bitcoin bundan sonra en düşük 40 bin doları görecek dese ama zamanlamayla ilgili hiçbir şey söylemese işimize yarar mı? 40 bin dolara ne zaman gidecek, önce zirve yapıp sonra mı inecek yoksa adım adım mı inecek, öyleyse kaç ay sürecek? Bu sorulara vereceğimiz her cevaba göre yatırım stratejimiz değişecektir. Tabii grafiğini paylaştığım uzun vadeli yatırımcılar gibiyseniz sizin için hava hoş. Bu sorularla hiç ilgilenmeden bana şunları söylüyor olabilirsiniz; fiyat düşerse toplarım, nasıl olsa ileride çok daha kârlı satma fırsatım olacak.