Arama

Üçlü açmazı açalım mı? 

Kardeşim biz ikilemler içinde perişanız zaten, ikilisiyle zor baş ediyoruz bu işlerin, “gözünü seveyim üçlem çıkartma başımıza” diyorsunuz muhtemelen. Demeyin, nereye baksanız üçlem göreceksiniz benim gibi. Şimdi gelin önce şu üçlem felaketini anlatayım, sonra örgüt yapılarındaki değişiklikler ve teknolojinin bu üçlemi çekirdek çitler gibi nasıl çözeceğine bakalım. 

01 Aralık 2024, 14:13 Güncelleme: 17 Aralık 2024, 16:28

Üçlemin ikilemden farkı, adı üzerinde üç değişkenden oluşmasıdır ve bu değişkenler de birbirleriyle kanlı bıçaklıdır. İkisini bir araya getirseniz üçüncüsü illa ki küser gider. Onun peşinde koşarsınız bu sefer ilk ikisi birbirine girer. Sonunda ne haliniz varsa görün deyip en uysal gördüğünüz bir tanesine sarılırsınız ama o da diğerleri olmadan bir işe yaramaz.

Hadi biraz ciddi olalım, gelelim kurumsal üçlemlere. Aslında bu açmazları makro ekonomiden biliyorsunuz muhtemelen: bazı gafiller sabit döviz kuru, serbest sermaye hareketi ve bağımsız bir para politikasının bir arada olamayacağını iddia ediyorlar malum. Tecrübesizler tabii, neyse konumuz bu değil, bizim derdimiz daha küçük; şirketlerin yukarıdaki üçgenin köşelerinde yer alan üç alanda uyumlu bir gelişme sağlamasının neredeyse imkansız olduğu düşünülür genellikle. Mesela kaliteyi artırırsanız maliyet de (yapabilirseniz fiyat da) artar ve o zaman ölçeklenemezsiniz. Ya da ölçeği artırmak için fiyatı düşürürseniz kaliteden fedakarlık etmeniz gerekir. Kafayı kaliteye takarsınız “iyi olsun pahalı olsun” dersiniz bu sefer ölçek “bir dakika ne yapıyorsun?” der. Evet İşletme101 dersi burada biter ve öğrenciler kafalarını kaşıyarak ellerindeki iPhone’lara ve sanal muhabbetlerine dönerler. Kalite ve çekiciliği düşürmeden, makul maliyetle (büyük ölçeğe ulaşmak mümkündür aslında. İspatı mı? Elinizde. 

Şimdi gelin bunu bir de kurumsal yapı ve süreçler çerçevesinde tartışalım, biliyorum çünkü aklınıza hemen “efendim ama bu statü ürünleri başka” falan diye fikirler üşüşecek. Bir şirket düşünün mesela, gelirini artırmayı hedeflemiş olsun. Eh bu artışa kavuşmanın çeşitli yolları var, bir tanesi fiyatları artırmak, ama o zaman satış adetleri düşebilir. Diğeri satış adedini artırmak ama o zaman da fiyatları indirmek zorunda kalabilirsiniz. Peki, üründe fark yaratıp rekabette öne geçmeye ne dersiniz? Ama o zaman da yine maliyet artıyor.

Bu açmaza bulunan çözümlerden bir tanesi “mavi okyanus” peşinde koşmak. Yani rakiplerden pazar payı çalmaya değil, kullanıcı olmayanları da kategoriye çekip pazarı büyütmek. Burayı hızla geçiyorum, çünkü başka yazının konusu ama velev ki başardınız, yani maliyet artırmadan fark yarattınız ve satışlar yükseldi. Fakat her durumda satışlarınızla kullandığınız kaynaklar arasındaki lineer ilişkiyi bozmadan sürdürülebilir bir kârlılık artışı sağlamanız zor. Yani pazarlamanın açmazlarını çözseniz bile organizasyonunuzun üçlü açmazını çözemiyorsunuz. Daha çok satış için daha çok kaynak kullanmanız gerek, o da toplam maliyeti artırıyor, üstüne bir de sürdürülebilirlik hedeflerinden uzaklaşıyorsunuz.

İşte yine dönüp geldiğimiz yer örgüt yapısı ve teknolojinin sunduğu yeni fırsatlar. Yekpare hiyerarşilerde ölçeği büyütmek için yeni yatırımlar ve kullanılan her kaynağın artışı gerekli. Halbuki ağ yapılara baktığımızda atıl kapasitenin neredeyse bulunmadığı, ekosistemin kendi içindeki kaynak dağılımını optimize ederek ve aynı zamanda çeşitliliği sağlayarak ölçeği büyütebileceğini görüyoruz. Yapay zekaya delege edilen rutin işler insan kaynağı dahil her türlü üretim girdisinden tasarruf edilmesini sağlayabiliyor, yani ölçek büyürken sadece birim maliyet değil toplam maliyet bile düşebiliyor. 

Bir iki örnek de verelim: Örneğin Unilever 2020 yılındaki yeniden yapılanmasıyla hem ölçeğini büyüttü hem müşterilerine odaklanabildi ve iki yıl içinde gelirini yüzde 20 artırarak 60 milyar dolara ulaştı. Microsoft ve Amazon da dinamik network (ağ) yapısıyla büyüdü. Eminim ters örnekler de bulunabilir ama pazarların ihtiyacı olan esnekliğin ölçek avantajını sürdürerek sağlanabilmesi için sistemik bir bakış açısı ve federatif yapının kıymetli olduğunu düşünüyorum. Üçlü açmazın anahtarı teknoloji ve ağ yapılarda. 

Evet, taktım bu yekpare hiyerarşilere! Açmazınız üçlü mü? Size ağ atarlarsa tutun, kurtulursunuz.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok