Verilere bakınca, Türkiye’nin asıl kırılganlığının ve kaldıraç gücünün orta yaşta biriktiğini görüyoruz. Çünkü orta yaş, hayatı “düzene sokma” vaadinin (iş, aile, borç, birikim) en ağır faturaya dönüştüğü evre ve bu fatura yalnızca bireyin omuzlarında kalmıyor; şirketlerin verimliliğini, sağlık sisteminin yükünü ve ülkenin hızlanan yaşlanmaya vereceği yanıtı da belirliyor.
Orta yaştan ne anladığımızı da bir not olarak buraya ekleyelim… Bu tanımlar konusunda referans, yüzyılın ortalarında yaşamış Psikolog Daniel Levinson’dan geliyor. Levinson, Orta Yetişkinlik Çağını (Middle Adult Era) yaklaşık 45 ila 65 yaş arasına yerleştirir ve bu çağa geçişi Orta Yaş Geçişi (Midlife Transition, 40 - 45 yaş) ile başlatır. Biz de bu referansla devam ediyoruz.