Forbes Ukrayna beşinci yaşında, Forbes markasının kurucusunun torunu ve Forbes ABD’nin şu anki genel yayın yönetmeni olan 77 yaşındaki Steve Forbes’la görüştü. Steve Forbes, medyadaki faaliyetlerinin yanı sıra bir ekonomist; 20’den fazla kitabın yazarı veya ortak yazarı. Forbes, küresel siyasetteki ve dünya ekonomisindeki mevcut durum hakkında ne düşünüyor? Ukrayna’ya başarılı bir ülke olması için ne gibi tavsiyelerde bulunuyor? Ukrayna için nasıl bir büyüme reçetesi öngörüyor? Forbes Ukrayna yazarı Petr Çernişov ve editör Tatyana Pavluşenko, Forbes’a sordu.
“Government Is Not” (Özgürlük Manifestosu: Neden Serbest Piyasalar Ahlakidir ve Hükümet Değildir) adlı kitabınızda ekonomik serbestiyetin önemini vurguluyorsunuz. ABD, nerede serbest ekonomiden daha düzenlenmiş bir ekonomiye geçiş yaptı?
Serbest ticaretten uzaklaşmak bir anomali yani yeni bir normal değil. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkeler ticaret engellerini azaltmak için çabaladı. 1945’ten sonraki küresel ticaret büyümesi, korumacı eğilimlerin hakim olduğu 1930’ların aksine, dünyayı daha iyi bir yer haline getirdi.
Gümrük vergilerinin geçici olduğuna inanıyorum çünkü vergiler işletmelere zarar veriyor ve tedarik zincirlerini aksatıyor. Adam Smith, her iki taraf için de karşılıklı fayda sağlayan bir anlaşmanın sıfır toplamlı bir oyun olmadığını ve serbest ticareti destekleyen ülkelerin daha fazla refaha kavuştuğunu bize öğretti. Bu dönem geçecek ve engelleri, vergileri, yasal düzenlemeleri azaltmanın daha iyi olduğu gerçek dünyada ortaya çıkacak. Bazı dersler üzerine yeniden düşünmemiz gerekecek.
Küreselleşme geriliyor mu, yoksa sadece bir dönüşüm mü geçiriyor?
Küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz ve örüntüler değişiyor olsa da açık pazar ilkesi ve verimli tedarik zincirleri yaratma yeteneği değişmeden kalıyor.
Uluslararası ilişkilerde özellikle Çin pazarıyla birlikte yaşanan değişimlere uyum sağlamanın yeni yollarını bulacağız. Refah için geniş pazarlar şart. 19’uncu yüzyılda ABD eyaletler arasında geniş bir serbest ticaret bölgesine sahipti, ancak artık bu pazar için “fazla büyümüş” durumdayız. Diğer ülkelerle ne kadar çok ticaret yaparsak, yeni ürünler, hizmetler, tedarik zincirleri ve teknolojik atılımlar için o kadar çok fırsat doğar. Daha şimdiden bunun başlangıcını önemli bir üretkenlik artışı vaat eden yapay zekanın (YZ) gelişimiyle görüyoruz. Örneğin ABD’de yeni bir ilacın onaylanması eskiden 3 milyar dolara mal oluyor ve 10 - 15 yıl sürüyordu, ancak YZ bu süreci bir kaç aya indirebilir.
Dünya neden açık piyasalardan uzaklaştı ve küresel kalkınmaya ne zaman döneceğiz?
Bu dönem zorlu geçecek. Vergi koymamanın vergi koymaktan daha iyi olduğunu ve kaosun refaha yol açmadığını göreceğiz. Bu bir kaç yıl sürebilir ancak tarihte benzer anlar yaşandı. ABD 1970’lerle birlikte onlarca yıl boyunca enflasyon ve gerileme yaşadı, ancak Reagan’ın reformlarından sonra ülke tekrar refaha kavuştu.
Ne yazık ki bazı dersler öğrenilemedi. Bugünkü siyasi huzursuzluğun bir nedeni, elitlerin küresel güvenlik ve istikrarlı para birimlerine dair taahhütlerini yerine getirememiş olması. Para, tıpkı düzenli ve tutarlı bir şekilde 60 dakikadan ibaret bir saat gibi istikrarlı bir değer ölçüsü olmalı.
Ayrıca iklim konusunda yasal düzenleme irrasyonelliği içine düştük. Artık anlıyoruz ki rüzgar türbinleri ve güneş panellerine yapılan büyük harcamalar doğal gazın yerini tutamaz.
ABD’nin Çin’e yönelik politikasında gördüğünüz en büyük ekonomik hatalar neler?
Şu anda Çin’le gerçek bir ticaret savaşı içindeyiz. Zamanla gümrük vergilerinin genel olarak değil, daha seçici bir şekilde uygulanmasını umuyorum. Çin fikri mülkiyetimizi çalıyor ve ABD altyapısına siber saldırılar düzenliyor. Pentagon’un bu tür durumlar için karşı önlemler almasını istiyorum. Çin, kötü davranışlarının bedelini ödeyeceğini bilmeli.
Pekin, uluslararası suları kontrol etmek istiyor, başta Güney ve Doğu Çin Denizleri olmak üzere Ukrayna ve Orta Doğu’daki duruma aktif bir şekilde müdahale ediyor. Bu sorunları tek tek çözmeliyiz; Amerikan ordusunu yeniden canlandırmalı, özellikle Güney Kore ve Japonya’daki tersaneleri kullanmalıyız.
Ticaret savaşları bağlamında Ukrayna’nın tepkisi ne olabilir?
Ukrayna ticaret engellerini azaltmalı. İsviçre örneğinin de gösterdiği gibi, refah için AB gibi bloklara üye olmak gerekmiyor. Ukrayna, savaştan sonra, İsviçre veya Singapur örneğinden yola çıkarak şirketler için bir geçiş kapısı haline gelebilir. Avrupa’da güçlü bir otomobil üreticisi haline gelen Slovakya’ya bakın.
Ukraynalı girişimcilere küresel çapta başarı için tavsiyeleriniz neler?
Ukrayna’nın geleceği, savaşın barışçıl bir şekilde çözülmesine bağlı. Ukrayna, bundan sonra Hong Kong, Singapur ve İsviçre örneklerini izleyerek açık bir ekonomi yaratmalı. Yeni Zelanda’da olduğu gibi iş kurmayı düşük vergiler ve düşük sosyal güvenlik primleriyle kolaylaştırmak da önem taşıyor.
Ukrayna, Baltık ülkelerinin yaptığı gibi, kendi para birimini istikrarlı bir para birimine, yani euro’ya veya dolara bağlamalı. Düşük vergilere, istikrarlı bir para birimine ve çok fazla harcama yapmayan bir hükümete sahip olmak önemli. Polonya ve Singapur’un bize öğrettikleri, Ukrayna’nın da bir yüksek teknoloji ve finans merkezi haline gelebileceğini gösteriyor.
2023’te dünya Ukrayna’yı kaybederse bunun küresel bir felakete yol açabileceğini söylemiştiniz. Buna hâlâ inanıyor musunuz?
Ukrayna, küresel güvenlik açısından kritik öneme sahip, 1938’deki Çekoslovakya gibi. Büyük Britanya ve Fransa’nın Çekoslovakya konusunda yaptığı ve İkinci Dünya Savaşı’na yol açan hatayı tekrarlamamalıyız. Bu nedenle işgalcilere karşı mücadelesinde Ukrayna’yı desteklemek için çok daha fazlasını yapmalıyız. Yeni bir slogan öneriyorum: Ukrayna’yı Yeniden Büyük Yap.
Şu anda Ukrayna’da işgücü göçüne açıklık konusunda bir tartışma yaşanıyor. Kişi başına düşen GSYİH’si daha yüksek ülkelerin vatandaşlarına Ukrayna’da otomatik olarak ikamet ve çalışma hakkı verilmesi münazara ediliyor. Bu uygulanabilir bir çözüm mü?
Bunun bireyler bazında yapılması gerekir ancak asıl önemli olan, Ukrayna’nın sunduğu fırsatlar sayesinde azimli insanların gelmek istediği bir yer haline getirilmesi. Avrupa’nın içine düştüğü hatalardan, 2015’te Angela Merkel’in kimin geldiğini ve gelenlerin becerilerini kontrol etmeden açık göçe izin vermesiyle yaşananlara benzer hatalardan kaçınmalıyız. Nitelikli iş gücünü çekmek için akıllı politikalara ihtiyacımız var.
Başkan Trump’a iki tavsiyede bulunun.
Ekonomi ve gümrük vergileriyle başlayalım: Büyük vergi indirimleri söz konusu olduğunda bunların etkinliğini korumak önemli.
Ukrayna ve İran’a gelince: Putin Ukrayna konusunda sadece güce tepki veriyor. ABD’nin binlerce A-10 Warthog taarruz uçağı var ve Ukrayna’nın da yüzlercesine ihtiyacı bulunuyor. Putin’in kazanmaya değil, kaybetmeye başlayacağını anlaması için bu yapılabilir. Burada sadece savaş alanındaki güç işe yarar; kelimeler yeterli olmaz. Putin sizi baştan çıkarmak için her şeyi söyleyecektir, Trump’ın elçisi Steve Witkoff’a yaptığı gibi.
Hem İran’a hem de Putin’e karşı kararlı davranmalıyız çünkü gerçek anlaşmalar ancak güçle yapılabilir. Sözlerin pek önemi yok, bunu defalarca gördük.
Bu röportajın tam metni, Forbes Ukrayna’nın Nisan-Mayıs 2025 sayısında yayımlandı.