Arama

Robot rekabeti: Çin, ABD’yi geride bırakıyor

Robot devrimi geleceğimizi şekillendirecek. Bu kritik değişimde Çin epey önde… Endüstri robotlarının yüzde 41’i Çin fabrikalarında… ABD’nin geride kalması, “varoluşsal bir tehdit” olarak değerlendiriliyor.

03 Temmuz 2025, 08:00 Güncelleme: 03 Temmuz 2025, 08:06

Halen bir devrimi yaşıyoruz; bu tüm dünyayı baştan aşağıya değiştirmesi mümkün robot devrimi... Robotların yapay zekânın da desteğiyle, ekonomik büyümeyi ve üretkenliği daha da artırması ve milyonlarca çalışan için yeni kariyer fırsatları yaratması bekleniyor. Ve tabii büyük iş kayıpları da... 2030 yılına kadar üretimde 20 milyon kişinin işini kaybedeceği, tüm işlerin yüzde 30’unun robotlarla yapılacağı tahmin ediliyor.

Robotik pazarı 2025 Endüstri Araştırma Raporu’na göre, halen 64,8 milyar dolar olan küresel robotik pazar hacminin, yılda ortalama yüzde 17,3 büyüme ile 2035’e kadar 375,82 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 

Dünyada büyük bir robot yarışı var. Çin, endüstriyel politika, demografik gereklilik ve uzun vadeli stratejinin bir araya gelmesiyle küresel robot yarışında hızla öncü konumuna geldi. Endüstride robot kullanımında açık ara önde ve insansı robotlarda da büyük atılımlar yapıyor. 

Çin, 10 yıl önce “Made in China 2025” girişimini başlattığında, küresel olarak rekabetçi olmayı hedeflediği 10 endüstri arasında robotik de vardı. Devlet kontrolündeki bankalar, son dört yılda endüstri ve teknoloji sektörlerine verdiği krediyi şaşırtıcı bir şekilde 1,9 trilyon dolar artırdı. Krediler fabrikaların inşasının yanı sıra mevcut olanlarda ekipmanların değiştirilmesi için de ödendi.

Yıl başında robotik, yapay zeka ve son teknoloji inovasyona odaklanan devlet destekli bir girişim sermayesi fonu kuracağını duyurdu. Uzun vadeli fonun 20 yıl boyunca yerel yönetimlerden ve özel sektörden yaklaşık 1 trilyon yuan (138 milyar dolar) sermaye çekmesi bekleniyor. Bu girişimin amacı, Çin’in üretim sektöründeki teknoloji odaklı başarı öyküsünü sürdürmek.

Konunun ilginç yanı; ABD’deki otomobil fabrikalarında kullanılan robotik ekipmanların çoğu da Çin’den geliyor. Ayrıca son 20 yılda tüm dünyada inşa edilen otomobil montaj tesislerinin çoğu Çin’de ve otomasyon endüstrisi onların etrafında büyüdü.

Uluslararası Robotik Federasyonu’na (IFR) göre, 2023’te dünyada yüzde 10 artışla 540 binden fazla yeni endüstriyel robot kuruldu ve küresel toplam ilk kez 4 milyonu geçti. Asya yeni kurulumlarda yüzde 70 pay sahibi iken Avrupa ve Kuzey Amerika’nın oranı sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 10…

2023 itibarıyla dünya fabrikalarında bulunan 4 milyon 282 bin endüstri robotunun yüzde 41’i yani 1,76 milyonu Çin’de bulunuyor. Çin, endüstri robotları konusunda dünyanın en büyük pazarı, 2023’te 276 binin üzerinde robot kurarak tüm ülkelere açık ara fark attı. Onu izleyen Japonya’da kurulan robot sayısı 46 bin... 2023’te Çin’de yeni endüstri robotu kurulumu oranı yüzde 5 azalmasına rağmen yine de bu dünya toplamının yüzde 73’ü. 

2023 yılında endüstri robotu kurulumunda en hızlı artışı ise yüzde 59 ile Hindistan gerçekleştirdi. Bu sıralamada Türkiye de yüzde 15 artış ile beşinci olurken, 4 bin 400 robot kuruldu.

Endüstri robotu yoğunluğunun en yüksek olduğu Güney Kore’de 10 bin işçi başına bin 12 endüstri robotu düşüyor. 10 bin işçi başına Singapur’da 770, Çin’de 470, Almanya’da 429, Japonya’da ise 419 robot düşerken, ABD’de bu sayı 295 robot... Robot yoğunluğu konusunda önemli bir gelişme, geçen yıl Çin’in Almanya’yı geçmesi oldu. 

Günümüzde, tüm endüstriyel robotların yaklaşık yüzde 30’u otomobil üretim tesislerinde çalışıyor ve kaynak, boyama, montaj ve kalite kontrol gibi görevleri yerine getiriyor. 2023 yılında küresel çapta otomotiv sektöründe robot kurulumu yüzde 139 arttı. Fabrikalara 3 bin 551 yeni robot eklendi ve bu sayı tüm sektörlerin yüzde 42’sini oluşturdu.

IFR’ye göre Çin, en az 2021’den bu yana diğer tüm ülkelerin toplamından daha fazla endüstriyel robotu fabrikalara soktu. Bu nedenle ABD’nin endüstride robot yarışını kaybettiği yönündeki yorumlar güç kazanıyor.

Sadece endüstri robotlarında değil, insansı robotlarda da Çin önemli adımlar atıyor. Çin insansı robotları özellikle elektrikli otomobil endüstrisinde kullanmayı planlıyor ve buna ulusal bir strateji olarak bakıyor.

JPMorgan, önümüzdeki yıllarda toplam 5 milyar insansı robotluk bir hedef pazar öngörüyor. Tesla’nın patronu Elon Musk ise daha da cesur tahminde bulunarak, 2040 yılına kadar en az 10 milyar insansı robota ulaşılacağını, sayının insanlardan daha fazla olacağını ve Tesla’nın robotu Optimus’un bu geleceğin ön saflarında yer alacağını savunuyor.

Morgan Stanley’e göre, Çin son beş yılda 5 bin 590 insansı robot patenti için başvuruda bulundu ve ABD’de bu sayı bin 442.  Bu süreçte Çin, dünyanın en üretken 19 ülkesinin toplamından yüzde 22 daha fazla robotik patenti aldı.

Mart ayında araştırma şirketi SemiAnalysis tarafından yayımlanan “Amerika Yeni Emek Ekonomisini Kaçırıyor” başlıklı raporda, insansı robotların yakında küresel ekonomiyi yeniden şekillendireceği öngörülüyor ve endüstri toplumunun çok hızlı bir dönüşümün başında olduğu ve bu otomasyon seviyesini yakalayabilecek tek ülkenin Çin olduğu vurgulanıyor. Rapora göre robot kapasitesini önemli ölçüde artırmadığı takdirde daha da geride kalmak ABD için varoluşsal bir tehdit. Çünkü bu “her alanda rekabette geride kalmak demek” olacak. 

Düşünce kuruluşu Chatham House’un Çin uzmanı William Matthews, “Çin, robotik sektörüne ve robotik tedarik zincirine hakim olmak için kendini oldukça etkili bir şekilde konumlandırdı” diyor ve ekliyor, “Potansiyel olarak güç dengesinde Endüstri Devrimi benzeri bir değişime tanık oluyoruz.”

 

 

Çin hâkimiyetinin 10 nedeni

Morgan Stanley’in Çin’in küresel robot yarışında önde gitmesini irdelediği raporunda; “Çin’deki yapay zeka destekli robotların belirgin ilerlemesi, ABD için de güçlü bir yenilik hızlandırıcısıdır” denilirken, Çin’in hakimiyetinin ardındaki 10 neden özetle şöyle:

  1. Çin’in bu alanda kullanılan nadir toprak elementlerinde yüzde 65 madencilik, yüzde 88 rafineri payı ile önemli bir kontrole sahip olması, 
  2. Ortak girişimler aracılığıyla “Yabancı Teknoloji Transferini” erken benimsemesi, özellikle otomotivde  bu yolla teknoloji ve verimlilik açısından Batı’yı geride bırakması, 
  3. Hızla büyüyen devlet destekleri ve sermaye fonları, 
  4. Hem sivil hem de savunma amaçlı ikili kullanımlı teknolojik gelişmeler,  
  5. Demografik zorlukların yapay zeka geliştirmek için doğal bir teşvik olması, 
  6. Coşku yaratmak için “robot maratonları” gibi halka açık gösteriler düzenlenmesi, 
  7. Kilit rol oynayan eğitim; 11 binden fazla meslek okulunda 35 milyon öğrenci var ve her yıl 350 bin makine mühendisi mezun oluyor, 
  8. Ar-Ge’ye agresif destekler veriyor ve bunların arasında yüksek teknoloji harcamalarına yüzde 200’lük bir “süper indirim” var, 
  9. GSYİH’sının yüzde 4,8’ini altyapıya harcıyor, bu dünyada en yükseği, 10- Kültürel felsefelere dayanan ve “doğrudan çatışmaya karşı psikolojik avantajı” teşvik eden “uzun vadeli oyun” zihniyetini uyguluyor.

 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok