Arama

Pasifik Holding Y.K. Başkanı Fatih Erdoğan: Titra unicorn olacak

Fatih Erdoğan, 2008’de eniştesi Abdülkerim Fırat ile kurduğu Pasifik İnşaat’ı hızlı bir büyümeyle 2023’te holdingleştirdi ve şimdi de halka arz sürecine soktu. Tüm projelerini kamudan aldığı araziler üzerine yapmayı tercih eden Erdoğan, “Çünkü imar planları yapılmış oluyor” diyor. 

Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve aile şirketinin üçüncü nesil temsilcisi Fatih Erdoğan, temelleri 1970’li yıllarda dedesi Hızır Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan’ın kamuya (TEK’in alt yüklenicisi) yaptıkları müteahhitlik işleriyle atılan aile şirketinin iş yapma felsefesini şu sözleriyle açıklıyor: “Bizim işimiz fırsatı gördüğümüzde temkinli ama cesaretle adım atmak sonra tutkuyla çalışmak, büyüme ise bizim inancımızda Allah’tan geliyor.”

Fatih Erdoğan, 2008’e kadar ailesinin geleneksel çay işletmesi Orçay’ın Ankara’dan yürütülen satış – pazarlama işinden sorumlu olarak çalıştı. Asıl büyüme, ablasının eşi Abdülkerim Fırat ile kurduğu Pasifik İnşaat’la geldi. 2023’te kurduğu Pasifik Holding’i de halka arz sürecine soktu. 

İnşaat sektörüne Ankara Çukurambar’da TOKİ’den aldığı arazi üzerinde, Next Level projesiyle adım atan Erdoğan, başkentte aynı konseptte iki proje (Çayyolu ve Merkez) daha yaptı. Sonrasında bu üç projeyi çatısı altında topladığı merkezi Ankara’da olan Pasifik GYO’yu 2021 Aralık’ta halka arz etti. “Bizim şu ana kadar yaptığımız tüm projeler bir kamu kurumundan ihaleyle ya satın alma, ya kat karşılığı, ya da hasılat paylaşımı şeklinde alınan araziler üzerinde” diyen Erdoğan’ın kurucu ortak olduğu Pasifik İnşaat, 1,1 milyar liralık halka arz gelirini Ankara’dan sonra İstanbul gayrimenkul piyasasına girmek için kullandı. Levent’te Emlak Konut’tan aldığı yaklaşık 20 bin metrekarelik bir arazi ve Kemer’de Eyüpsultan Belediyesi’nden aldığı iki arazide başladığı toplam üç projesi devam ediyor.  

2018’de gayrimenkul sektöründe işler kötüye gidince uluslararası demiryolu lojistiği yapmak üzere Pasifik Eurasia’yı ve geleceğin işi olarak gördüğü Pasifik Teknoloji şirketlerini kuran Fatih Erdoğan, 2023 Haziran’da Pasifik Eurasia’yı, geçen yıl şubatta da Pasifik Teknoloji’yi Borsa İstanbul’da (BİST) halka arz etti. Bu ikinci halka arzdan gelen 850 milyon liralık gelirin bir kısmıyla insansız helikopter üretimi yapan Titra’yı alarak savunma sanayine adım attılar. Ayrıca biyometrik kimlik doğrulama şirketi Proline’ı satın aldılar. Bu şirketle de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri’nin (NVİ) üçü bir arada (pasaport, ehliyet ve kimlik)  diye bilinen projesinde yer almayı hedefliyorlar.

Halka arza hazırlanıyor 

2021 yılında halka arz edilen ve Fatih Erdoğan’ın “geçmişimizi temsil ediyor, ailemizden devraldığımız için manevi değeri yüksek” dediği Orçay, holding bünyesinde değil. Pasifik Holding’in bunun haricinde Borsa İstanbul’da üç şirketi; Pasifik GYO, Pasifik Eurasia, Pasifik Teknoloji işlem görüyor. Pasifik Holding’in aktif büyüklüğü 24 milyar lira, ancak grup bünyesinde olup holdinge bağlı olmayan şirketler de dahil edildiğinde aktif büyüklük toplam 90 milyar liraya ulaşıyor.  

İnşaat, gayrimenkul, teknoloji, bilişim, lojistik, savunma, yenilenebilir enerji ve madencilik sektörlerinde toplam 55 irili ufaklı şirketle faaliyet gösteren Pasifik Holding, Borsa İstanbul’da (BİST) işlem görmek için bu yılın ocak ayında SPK’ya (Sermaye Piyasası Kurumu) başvurdu. Pasifik Holding’te Fatih Erdoğan yüzde 33,34 ile büyük hissedar, ağabeyi Mehmet Erdoğan ve Abdülkerim Fırat yüzde 33,33’er hisseyle eşit ortak konumunda.   

Önce çay sonra inşaat 

Ailenin ilk organize işi aynı zamanda Türkiye’nin ilk özel sektör çay işleme tesisi olarak 1985’de Rize’de kurulan Orçay fabrikası. Bölgedeki diğer üreticilerden topladığı çayları da işleyen Orçay, kısa sürede bölgenin en büyük özel sektör çay üreticisi olurken Ankara ve İstanbul’da da satış - pazarlama ağı kurdu. O sırada Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Fatih Erdoğan, aile şirketinde işe başladığı sırada babasıyla yaşadığı diyaloğu Karadeniz şivesiyle şöyle anlatıyor: “2000 yılında mezun oldum. Rize’de güzel manzaralı balkonu olan bir evimiz vardı halen de duruyor, tatillerde arada gidiyorum bambaşka bir dinlenme hissi veriyor. O balkonda babamla oturuyorduk. Ben okul bitti ne yapacağum deyince babam, ‘Ne demek ne yapacağuz geleceksun işlerin ucundan başlayacaksun’ dedi. Ben ‘makine mühendisliği okumuşum, çayla ne alakası var, fabrikanın makinelerine mi bakacağız’ diye üsteleyince, ‘Yok’ dedi sen ucundan girersun bir süre sonra yönetirsun bizum işleri.” 

Orçay’ın (25 Nisan 2025 itibarıyla piyasa değeri 656 milyon lira) Ankara’da çay pazarlaması yapan şirketinde işe başlayan Erdoğan, Anadolu’nun birçok şehrindeki bayileri tek tek dolaşarak satışları artırma konusunda çalışmalar yaptı. Bu kapsamda markanın Ankara’da zincir marketlere girmesini sağladı. Marketlere özel (Private Label) üretim de yaparak cirosunu katladı. Satış hacmi artınca Rize’deki diğer çay fabrikalarıyla anlaşmalar yaparak Orçay markasını fason ürettirdi. Çay satışındaki başarılı performansı sonunda diğer abisi Adnan Erdoğan’ın da rahatsızlanması üzerine 2005 yılında Orçay’ın Ankara ve İstanbul merkezli satış – pazarlama organizasyonunun başına geçti, büyük abisi Mehmet Erdoğan o sırada Rize’deki fabrikanın başındaydı.  

Ankara Belediyesi ihaleleri

Çay işinin asıl büyümesi ise Melih Gökçek’in başkanlığı döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından sosyal yardım kapsamında dağıtılan gıda paketlerinin ihaleleriyle oldu. Yılda üç kez yapılan büyük montanlı tedarik ihaleleri inşaat sektörüne girmeden önceki dönemde çay işini büyütme arayışında olan Erdoğan’ın dikkatini çekmişti: “Başta birkaç yıl ihalelerde sadece çay tedarikçisi olduk, düşük kâr marjıyla olsa da yüklü miktarda verdiğimiz için pazarlama ve satış zorluklarından kurtulmuş olduk. Sonra çay tedarikinden oluşan tecrübemizle o işi yapabileceğimize inanarak üç - dört yıl da tüm gıda paketlerinin ihalelerine girdik ve kazandık. O dönemde Türkiye’nin en büyük gıda ihalesi olduğu için aşırı rekabetli geçen ihalelerdi.”

Pasifik’e giden yol 

Çay işini büyütüp borsaya açtıktan sonra Fatih Erdoğan, KTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu eniştesi Abdülkerim Fırat ile “baba mesleğiydi” dediği inşaat alanına tekrar bir şekilde başlamak istiyordu: “2007 - 2008 arasında inşaat tarafında aksiyon almaya başladık, 2008’de Pasifik İnşaat’ı kurduk ve şu anki Pasifik Grubu’nun başlangıcı odur.” 

Pasifik İnşaat’ın Erdoğan’ın kendi deyimiyle “gayrimenkulde adını duyuran” projesi Ankara’nın bir dönem şehir plancıları tarafından eleştirilen lüks ve yüksek yoğunluklu konut, ofis, AVM projeleriyle yıldızı parlayan Çukurambar bölgesinde mülkiyeti TOKİ’ye ait arazide yaptığı Next Level Ankara projesi oldu. Fatih Erdoğan için 2010’da başlayıp 2014’te tamamladıkları bu projenin ayrı bir önemi var: “Eskişehir - Konya yolunun kesişme noktasında Ankara’nın en prestijli ve ilk karma projesini hayata geçirdik. Ofis, alışveriş merkezi ve rezidanstan oluşuyor. TOKİ, hasılat paylaşım ihalesi açmıştı, ilanı gördüğümüzde ‘stratejilerimizi hayata geçireceğimiz bir konum’ diye düşündük. Çok asıldık ihaleye, normalden iki kat fazla fiyat verdik. 25 dönüm araziyi 106 milyon liraya aldık, metrekaresi 4 bin 200 liraya gelmişti. O zaman Ankara’da metrekare fiyatı bin 500 lira civarındaydı.”  

Kamu arazisi tercihi

Sonrasında da hep TOKİ, Emlak Konut veya belediyelerden aldığı araziler üzerine projeler planlayan Pasifik İnşaat’ın bu tercihini Erdoğan şöyle açıklıyor: “Çünkü bir kamu kurumu arazisini ihaleye çıkardığı zaman aslında arka planda onun birçok sorununu çözmüş oluyor. En önemlisi imar planlarını yapmış oluyor, imar planı işlerine karıştığın zaman kullanmak istemediğim ‘rant’ kelimesi çıkıyor karşımıza. Örneğin imarını artırmak gibi. Biz hiç bulaşmadık o işlere, yanından bile geçmedik. Bir kamu kuruluşundan alıp yapıyorsanız imarında bir değişiklik yapamıyorsunuz, ihalenin koşulu haline geliyor. Bir şey değişse de o arsa sahibine yarıyor, bu konuda çok temiz süreç geçirdik diyebilirim. Dönem dönem bu konular çok eleştirildi, haklı tarafları da vardı. Bunlar hep eleştirilen ve göz önünde bulunan yıpratıcı konular. Bizimle ilgili en ufak bir şey duymamışsınızdır.”

Ancak Next Level projesiyle ilgili o dönem tartışmalar çıkmıştı, mülkiyeti TOKİ’ye ait olan arazide Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2012 yılında imar planı değişikliği yaparak kentsel servis alanı tanımına konut kullanımını ekledi. Plan değişikliği ile ilgili Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden görüş istendi. Belediye, Ankara nazım imar planında kentsel servis alanı tanımı içerisinde konut kullanımının yer almadığını belirterek bunun olumsuz emsal bir uygulama olacağı görüşünü iletmişti. Bakanlık belediyenin olumsuz görüşüne rağmen plan değişikliğini yapmıştı.

Ziraat Bankası borcu  

Gayrimenkul sektöründe 2017’den itibaren başlayan yavaşlama 2019’a geldiğinde ciddi bir durgunluğa evrilmişti, sektördeki diğer birçok şirket gibi Pasifik İnşaat da zora girdi. Şirket, 2019 yılı sonunda kredi borcuna karşılık Ziraat Bankası ile Erdoğan’ın deyimiyle borç takası yaptı: “O dönem ekonomi yönetimi gayrimenkul sektörünün elinden tutmak istedi” diyen Fatih Erdoğan bunun borçlu şirketlere tanınan bir hak olduğunu vurguluyor. “O zaman ekonomi yönetimi şöyle bir karar aldı: ‘Bankalar şirketleri zora sokup üzerine gideceğine borçlarına karşılık gayrimenkullerini alsınlar’ hatta bununla ilgili yönetmelik yayınlandı. Sadece bizimle değil birçok gayrimenkul şirketiyle gayrimenkul borç takası yapıldı. O sadece bizde olan bir şey değil, biz burada Next Level alışveriş merkezi bölümünü borç takasıyla verdik, piyasada benzer vakalar çok oldu. Bütün şirketlere kamu bankaları da özel bankalar da yaptı, o dönemin durumu buydu biz de ona uyduk.” 

Alışveriş merkezi bölümü banka borcuyla takas edilse de 500 milyon lira yatırımla hayata geçirilen Next Level projesi deyim yerindeyse Pasifik İnşaat’a adeta “level” atlattı. Erdoğan’ın “Arsayı yüksek bir bedelle aldık” dediği projede 2011 - 2014 arasında satılan ofis ve rezidansların fiyatı o dönem piyasa ortalamasının iki - üç katıydı.  

Pasifik İnşaat, başkentte ikinci projesini 2015 - 2018 arasında, o dönemde konut alanında yeni gelişen Çayyolu’nda hayata geçirdi. Ulus’ta yer alan “Merkez Ankara” ise Pasifik İnşaat’ın Emlak Konut’tan en yüksek teklifi vererek aldığı 1 milyon 200 bin metrekare arazi üzerinde yaptığı üçüncü projesi oldu: “Çok büyük bir projeydi, Emlak Konut’a çok büyük bir taahhütte bulunduk ve o gün bugün o proje devam ediyor.”  

40 milyar liralık yatırım değerine sahip Merkez Ankara projesi üç etaptan oluşuyor; ikisi tamamlandı, sonuncu etap devam ediyor.

 

 

Pasifik GYO halka arzı

Ankara’daki üç projeyi çatısı altında topladığı Pasifik GYO’yu 2021 Aralık ayında halka arz eden Fatih Erdoğan (piyasa değeri 7 milyar TL), hemen ardından 1,1 milyar liralık halka arz gelirinin bir bölümüyle İstanbul’da Eyüpsultan Belediyesi’nden Kemer’de iki arazi satın aldı. Aslında Levent’te eski jandarma lojmanlarının bulunduğu 17 dönüm araziyi Emlak Konut’tan 2021 Mart ayında alarak İstanbul gayrimenkul piyasasına adım atmıştı. Arazi için 2 milyar 650 milyon lira toplam satış hasılatı teklif etti, burayı yüzde 45 Emlak Konut payıyla 1 milyar 192 milyon lirayla aldı. Levent arazisi ihalesi için Erdoğan, “Emaar, Damac gibi BAE merkezli gayrimenkul devlerinin teklif verdiği çok çekişmeli bir ihaleden almak bize nasip oldu. Çok yüksek fiyat verdik, çok sansasyon oldu herkes bizi arayıp ‘bu nasıl fiyat’ diyordu. Biz ne yapacağımızı biliyorduk, ‘görürsünüz’ diyorduk.” 

Levent’teki Next Level İstanbul projesi tamamlanma aşamasına yaklaşırken Kemer’deki iki araziden birinde inşaat başladı, diğerinde geliştirme süreçleri devam ediyor. 

Lojistik ve teknoloji

2018 yılına geldiğinde gayrimenkul piyasasındaki yavaşlama yeni sektörlerde yatırım ihtiyacı doğurunca Erdoğan, 2019 yılında Pasifik Teknoloji ve demiryolu lojistiği yapmak üzere Pasifik Eurasia şirketlerini eş zamanlı kurdu.  

BİST’te işlem gören Pasifik Eurasia, Türkiye’den Orta Asya, Rusya, Çin ve Avrupa’ya oradan da Türkiye’ye demiryolu yük taşımacılığı yapıyor. İlgili devlet otoriteleriyle veya onların yetkilendirdiği özel şirketlerle iş birlikleri ve anlaşmalar yapan şirket için Erdoğan önemli bir avantaj sağlandığı görüşünde: “Çin’den bir trene 50 tane konteyner yükleyip hiçbir sınır kapısında durdurulmadan Avrupa’ya kadar bu taşımayı yapabilir hale geldik. Öyle bir noktaya geldi ki lojistik şirketimiz bugün Azerbaycan Demiryolları’nın kodunu (demiryolu taşımasını organize etmek) alıp bir Avrupalıya satabiliyor. Kazakistan demiryollarının kodunu alıp Gürcistan veya Azerbaycan’a satabiliyoruz. Biz işbirliği içerisinde bütün Asya ve Avrupa coğrafyasında her yerden her yere taşıma yapabiliyoruz.” 

Titra unicorn olacak  

Pasifik Teknoloji, 2024 Mart’ta 30 milyon dolar değerleme üzerinden 15 milyon dolar bedelle önce yüzde 51’ini aldı sonra yaptığı alımlarla hissesini yüzde 70’e çıkardı. Ankara’da 2019 yılında iki mühendisin kurduğu bir şirketin “ALPIN” adıyla ürettiği iki insansız helikopter TSK’ya deneme amaçlı olarak verilmiş ve envantere girmişti. Pasifik Teknoloji çoğunluk hissesini aldıktan sonra ALPIN’in ikinci versiyonu için de Savunma Sanayi Başkanlığı ile sözleşme imzaladı. Erdoğan kendileri ortak olduktan sonra şirketin atağa kalktığını söylüyor: “Hem Ar-Ge tarafında eksikler tamamlandı hem de yeni fabrika yatırımı yapıldı. Nurol Portföy içindeki bir GSYF, Titra’ya dört kez yatırım yaptı. Titra’nın en son değerlemesi 480 milyon dolar oldu. Titra milyar dolarlık unicorn olacak.”  Erdoğan, özellikle döner kanatlı insansız hava araçları ve kamikaze İHA’lar gibi yenilikçi ürünlerle ihracatın, Pasifik Teknoloji’nin cirosundaki payını yüzde 50’ye çıkarmayı istiyor. 

Fatih Erdoğan, şirketin ismini seçerken ilhamını Pasifik Okyanusu’nun büyüklüğünden almıştı. Borsaya ve yeni sektörlere ‘açılarak’ büyümeye devam etti. Bu büyüme gelecek yıllarda onları Türkiye’nin milyarder aileleri arasına sokabilir.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok