Bugüne kadar Türkiye mobil oyun sektöründen iki unicorn çıktı. Peak ve Dream Games. Akın Babayiğit, kurulduktan bir yıl sonra 2011’de çok kısa bir süre çalıştığı Peak’te, şirket 2020’de 1,8 milyar dolar değerleme üzerinden Zynga’ya satılana kadar “danışman” ünvanıyla kaldı. Geçen ayın başında risk sermayesi fonları CVC ve Blackstone’un katıldığı yatırım turunda yaklaşık 5 milyar dolar değerlemeye ulaşan Dream Games’in de ilk yatırımcısıydı. Sonra arkası geldi. Spyke, Good Job Games, Cypher, Agave, Bigger Games... Türkiye dışından şirketler de eklenince bugüne kadar 40 kadar oyun şirketine yatırım yaptı.
Spyke Games’in kurucusu ve CEO’su Rina Onur Şirinoğlu, Babayiğit’i Peak Games’deki ilk günlerinden bu yana tanıyor. “Son beş yılda Türkiye’den çıkan başarılı oyun şirketlerine bakarsanız; hemen hemen hepsinde Akın’ın yatırımcı olduğunu görebilirsiniz” diyen Şirinoğlu kendisinin de kurucularından olduğu Peak’e Babayiğit’in katkısını şöyle anlatıyor: “Akın o zaman Facebook’un Avrupa’dan sorumlu oyun departmanında önemli bir role sahipti. Peak’in Facebook üzerinde oyunlar geliştirdiği bu dönemde bize katkısı çok büyük oldu. Akabinde hem kendi kariyeri hem parçası olduğu oyun şirketleri göz önünde bulundurulduğunda ekosistemde, iyi ekiplerin destekçisi olmayı çok iyi bilen bir girişimci, yatırımcı oldu hep.”
Babayiğit’in, mobil oyun ekosisteminin temel taşlarından biri olmasını sağlayan melek yatırımları dışında da hatırı sayılır bir kariyeri var. Bu kariyer Harvard’da master yaparken “Girmesi zor” denince “hemen bir deneyeyim moduna girip” çalışmaya başladığı ve sonra da nefret ettiği McKinsey’le başlayıp; Skype, Facebook ve Candy Crush’ın geliştiricisi King’le devam etti. Sonra da Facebook’un Londra ofisinde çalışırken tanıştığı Lior Shiff ve daha sonra onlara katılan Eyal Chameides ile birlikte kendisi de bir girişimci olarak şu anda dünyanın en büyük mobil oyun şirketlerinden birine dönüştürdükleri Tripledot’u kurdu. Babayiğit, solitaire geliştirmeye bir çeşit hobi gibi başladığını anlatıyor. O sırada Beyaz Rusya’da başka bir proje için çalıştığı bir ekip birkaç bin dolar karşılığında ilk versiyonu hazırlamış.
Babayiğit 2012’den başlayarak beş yıl boyunca çalıştığı Facebook’ta, Facebook ve Instagram’daki reklamların üçüncü taraf uygulamaları ve web sitelerinde gösterilmesine olanak sağlayan (ki bu sayede reklam verenler daha geniş bir kitleye ulaşırken yayıncılar, yani uygulama geliştiricileri veya site sahipleri reklam gösterimlerinden para kazanıyor) Audience Network’ün lansmanını yaptı. Bu birimin global gelirinin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturan anlaşmaları şahsen sonuçlandırdı.
Bu süreçte de Lior’un yanı sıra Playrix’ten Dmitry ve Igor Bukhman kardeşler gibi bugün 12 milyar dolarlık servetleri ile mobil oyun sektörünün en etkili isimlerinden bazılarıyla tanışma fırsatı buldu. Facebook’un Londra Ofisi, 50 - 60 kişilik bir ekipten 3 bin kişinin çalıştığı bir yere dönüştüğünde artık onun için sıkıcı bir hale gelmeye başladığını söylüyor: “O kadar çok insan gelince herkes bir fikir beyan ediyor. İşler daha küçük parçalara bölünüyor. Artık bana göre değildi, çıktım. Zaten kendim ayrılmasam belki artık kovulurdum.”
Bu ayrılıktan sonra Tripledot’u kurana kadar Candy Crush’ın yaratıcısı King’te geçirdiği bir yıl var. Orada işe başlamasına vesile olan da McKinsey’de aynı zamanlarda çalıştığı Humam Sakhnini. Babayiğit, nisan ayında oyuncu ve topluluklar için ücretsiz bir platform sunan, 150 milyon kullanıcıya ve 15 milyar dolar değerlemeye ulaşan Discord’a CEO olarak atanan Sakhnini ve King’in kurucusu ve eski CEO’su Riccardo Zacconi için “Çok severim ikisini de” diyor.
Zacconi de ondan aynı duygularla bahsediyor ve King’e katkısını şöyle anlatıyor: “Akın, bir yıl boyunca ekibimizde yer aldı ve doğrudan benimle, başkanımız Humam ve COO’muz (Operasyonlardan Sorumlu Yönetici) Stephane Kurgan ile çalıştı. Candy Crush ekosistemine reklam gelir modelini entegre etmemizde kilit bir rol oynadı; bu, şu anda önemli bir gelir kaynağı. Ayrıca birleşme ve satın almalar, pazarlama ve operasyonlar gibi özel projelerde de destek oldu. Onunla çalışmak büyük keyifti, çok iyi arkadaşız ve yıllar boyunca iletişimimiz devam etti.”
Arcadia’nın yatırım stratejisi, fonun yüzde 50’sini ‘pre-seed’ ve ‘seed’ aşamalarında, kalanını da Seri A aşamasında kullanmak. Babayiğit, fonun iki - üç yıl içinde dağıtılacağını öngörüyor.
Babayiğit, King’den ayrıldıktan sonra Tripledot’u birlikte kurduğu Shiff ile de Facebok’ta çalıştığı zamanlardan tanışıyor. Shiff, kurucusu olduğu temelde kumarhane oyunları geliştiren (Las Vegas temalı Heart of Vegas gibi slot makineleri) Product Madness’la Facebook ile işbirliği yapıyordu. Chameides de bu şirkette Shiff ile birlikte çalışıyordu. Product Maddnes 2012 yılında Avustralya merkezli Aristocrat’a satıldı. Shiff ve Chameides ise bir süre şirkette kalmaya devam etti. “Şirketini güzel bir miktara satmıştı –ama öyle yüzlerce milyon dolar da değil. Hâlâ bir şeyler yapma heyecanı vardı. Ben de ona solitaire geliştirdiğimi anlattım. Onun da ilgisini çekti. Bu işte yaptığım en doğru şey Lior’la ortak olmaktı aslında. ‘Solitaire mi, bu da ne?’ demedi. Tam tersine o da heyecanlanınca burada bir şeyler olabileceğine inandım.”
Bu basit fikir bu ortaklıkla dünyanın en büyük mobil oyun şirketlerinden birini doğurdu. Solitaire, Wudoku (meşhur kelime oyunu Wordle ile sudokuyu birleştiriyor) gibi klasik oyunların mobil versiyonlarını yapan Tripledot, 2022’de Harry Stebbings’in kurucusu olduğu 20VC, Access Industries, Lightspeed Venture Partners ve Eldridge gibi yatırımcıların yer aldığı 116 milyon dolarlık yatırım turunda 1,4 milyar dolar değerlemeye ulaştı. 2023’te yüzde 794,7’lik birleşik büyüme oranıyla “Financial Times 1000 - Avrupa’nın En Hızlı Büyüyen Şirketleri” listesinde birinci sıraya yerleştiler. Ama sonuçta rakamlar küçük olunca büyüme oranları hep yüksektir. “Hayır öyle değildi” diyor Babayiğit, “Gerçekten kurulduğumuz ilk yılın sonunda ciro üretiyorduk ve kârlıydık. 2018’den 2021’e kadar birkaç yüz milyon dolar ciroya ulaşmıştık. Yani sıfırdan birkaç yüz milyona ulaşmamız üç yıl sürdü.”
Ancak Tripledot’un başarısını etkileyici kılan sadece bu rakamlar değil. Bunu nasıl yaptığı… Kendisinin Forbes’la röportajı boyunca birkaç kez vurguladığı gibi Akın Babayiğit bir ‘gamer’ değil. “Öyle pek oyun oynamam ama herkesin oynadığı basit oyunları oynarım” diyor. Tripledot kullanıcıları da onun gibi. Basit ama bağımlılık yaratan mobil oyunlarla kısa sürede küresel bir başarı yakaladılar. Tetris ve sudoku’nun ahşap bloklarla birleşimi olan Woodoku 100 milyon indirmeyi aşarak Tripledot’un en büyük ‘hit’lerinden biri oldu. Onlardan önce yüzlerce örneği olan Solitarie’leri 75,5 milyon kere indirildi.
Tripledot’un arkasındaki fikir, her zaman herkesin oynadığı, geliştirme maliyeti çok düşük bu klasik oyunlardan, reklam gösterimi ile para kazanmaktı. Kullanıcılar aylarca aynı oyunu oynamaya devam ederken Tripledot, oyunlarında reklam göstererek cirosunu artırmaya devam etti. “İnsanlara gidip biz bedava solitaire yapacağız dediğimizde tepkileri ‘Manyak mısınız? Neden sizin solitaire’inizi oynasınlar?’ oluyordu. Diyorduk ki ‘Bize güvenin.’ Bizi benzerlerimizden ayıran tek bir şey söyleyemem. Yüzlerce şeyde küçük farklar yarattık ve en iyi kullanıcı deneyimi sunmaya odaklandık.”
“Türkiye, mobil oyun sektöründe dünyanın kalbi. Siber güvenlikte İsrail neyse mobil oyunda Türkiye o. Dünyada bir numara şu anda. Peak ve Dream gibi başarılar, çalışkanlığımız ve yeteneğimizle daha onlarca unicorn çıkaracağımızın kanıtı.”
Bu başarı hikayesi burada bitmiş değil, henüz devam ediyor. Tripledot, mayıs ayının başında AppLovin’in oyun stüdyolarını yaklaşık 800 milyon dolara satın alarak dünyanın en büyük mobil oyun şirketleri arasına girdi. AppLovin, bu satın alma sırasında 400 milyon dolar nakit 400 milyon dolar karşılığında da Tripledot hissesi aldı. Bu sırada Tripledot’a biçilen değer 2 milyar dolar oldu. (Nasdaq’a kote Palo Alto, ABD merkezli AppLovin’in piyasa değeri mayıs ayı sonunda 119,8 milyar dolardı.) Yapay zeka destekli reklam hedefleme platformu olarak hızlı bir büyüme yakalayan AppLovin, oyun alanındaki işlerini bu alana odaklanma stratejisi kapsamında sattığını açıkladı.
“Böylece 2 milyar dolar ciroya ulaşacağız. Günlük kullanıcı sayımız –iki katından fazla artarak– 25 milyona ulaşacak. Bu satın almayla yaklaşık 10 yeni stüdyo Tripledot bünyesine katılmış oluyor. Şimdi önceliğimiz bu stüdyoların entegrasyonu” diyor Akın Babayiğit.
“Önceliğimiz” diyor çünkü bu yılın başında Tripledot’taki yöneticilik görevinden ayrılsa da halen şirketin hissedarlardan biri ve yönetim kurulunda… “Ayrıca Lior’la da halen yakın dostum” diye de ekliyor: “İnsanlar altında kötü bir şey arıyor bazen ama öyle değil. Hâlâ büyük ölçüde işin içindeyim, sadece günlük operasyon tarafında değilim artık.”
Babayiğit, kendisine ait Tripledot hisselerinin bir kısmını, şirketin son yatırım turlarından önce, 2021 yılında satmıştı. Ama yaptığı ilk “çıkış” yine Tripledot’taki ortakları Lior ve Eyal ile birlikte kurup Tripledot’un diğer yatırımcılarını da ortak ettikleri Luna Labs’ti. Oyun içi reklamların daha etkili ve kullanıcı dostu ve gelir getirici şekilde entegre edilmesini sağlayan çözümler sunan Luna Labs, 2021 yılında Iron Source’a satıldı. Babayiğit de tüm bu hisse satışları sayesinde melek yatırımcı olarak gücünü artıran bir nakde kavuştu. Ocak ayında Tripledot’tan ayrılırken de niyeti, mobil oyun sektöründe yola yatırımcı olarak devam etmekti. Arcadia Gaming Advisors’ın 100 milyon dolara yaklaşan fonu içinde kendisinin de payı var. Geri kalan ise adını açıklamadığı ABD merkezli bir yatırımcıdan geldi.
Türkiye’nin mobil oyun sektörü, düşük giriş bariyerleri ve yüksek uzmanlık gerektiren yapısıyla genç girişimciler için bir sıçrama tahtası. Sidar Şahin’in Peak ile açtığı yol devlet destekleri ve rekabetçi bir ekosistemle yeni nesil stüdyoları küresel arenaya taşıyabilir.
Rina Onur Şirinoğlu, Babayiğit için “Özellikle erken aşamadaki, büyük emelleri olan oyun şirketleri için bir kapı daha açmış oldu” diyor. “Hem Tripledot deneyimi hem de yatırımcısı olduğu birçok oyun şirketi sayesinde mobil oyun pazarına bu kadar hakim bir yatırımcının, şirketinize destek olması madden ve manen çok önemli bir koz.”
Babayiğit ise bir yatırımcı olarak kendisini ayrıştıran iki özellik olduğunu düşünüyor. “Birincisi, arkadaşlar operasyonel olarak değer katabileceğimi düşünüyor. Ben de buna inanıyorum. Çünkü daha önce bir oyun şirketi kurup büyüttüm. Ne gibi zorluklarla karşılaşabileceklerini biliyorum. İkincisi, ben diğer yatırımcılara göre değerleme konusunda daha esneğim. Yatırım yaparken bir şirketin değerlemesine çok takılmıyorum, doğru ekip ve proje olmasına bakıyorum.” Örnek olarak da Dream’i veriyor: “İlk değerlemeyi yüksek bulup girmeyen sonra da ağlayan o kadar çok insan tanıyorum ki. Yani o zaman çok fazla akıllı olmamak lazım…”
Tabii onun gibi mobil oyun sektörünü çok iyi bilen, sadece kurucularını değil ekiplerini de iyi tanıyıp birçoğu ile dostluklar kurmuş biri için bunu söylemek muhtemelen daha kolay. Yatırımcısı olduğu şirketler ve Tripledot ile ilgili ardı arkası kesilmeyen yatırım haberlerini paylaştığı LinkedIn profilinde postları ve altına yazılan yorumlar büyük ve birbirine sadece ortaklık değil sevgiyle de bağlı bir ailenin albümünü andırıyor. E2VC’nin kurucu ortağı Enis Hulli, Babayiğit’in sektörel etkisini şu sözlerle özetliyor: “Akın, bir kez hayatınıza girdi mi, rotanızı tamamen değiştirir. Üniversite birinci sınıfta inşaat mühendisliği okurken tanıştık; ilk stajımı buldu, devamında ilk işimi bulmamı sağladı. İlk fonumu kurarken beni ortağım ile tanıştırdı ve devamında da nice oyun yatırımı yapmamı sağladı. Geriye dönüp bakınca onun dokunuşuyla şekillenen tek hayatın benimki olmadığını da görüyorum.”
Babayiğit’in, bu yazı okuyucularla buluşana kadar muhtemelen birkaç yenisi eklenecek duyurularından biri Arcadia Gaming Partners ile aralarında Tripledot ve Zynga’nın da olduğu oyun stüdyoları için yapay zeka destekli içerik oluşturan Layer AI’a yaptığı yatırımdı. Onunla birlikte Layer AI’ın yatırımcılarından biri de Riccardo Zacconi oldu. Peak’in eski çalışanları tarafından kurulan bulmaca oyunlarını geliştiren TeleMonster Games’e toplam 7 milyon dolar yatırım yapanlar arasında da Arcadia ile Akın Babayiğit var.
Babayiğit’in samimiyeti, sektördeki ilişkilerinde de belirleyici. “Kötü haberle başlayalım” diyor ve ekliyor: “Türkiye’de eleştiri kültürünü geliştirmeliyiz. En çok eleştirenler, sizi en çok sevenlerdir.” Bu yaklaşımı, Arcadia’nın portföy şirketleriyle çalışırken de sürdüreceğini söylüyor: “Doğru soruları soracağım, bilmediğim yerde ‘Bilmiyorum’ diyeceğim. Egoyu düşük tutmak, en başarılı yatırımcıların sırrı.” Samimiyetin kaynağını annesine ve eşine bağlıyor: “Annem, Wisconsin’e göndererek ‘nerd’ tarafımı kırdı. Eşim Seda ise bana stabilite ve sevgiyle rehber oldu.”
Tesadüfler ve seçimler
Birden 100’e kadar rakamların toplamı kaç eder? Akın Babayiğit’in hayatının dönüm noktalarından biri bu soruya hemen 5 bin 50 diye cevap vermesiydi. Annesinin ısrarı ile başvurduğu Rotary bursunu biraz da bu soruya verdiği yanıtla kazanarak 16 yaşında ABD’ye gitti. Wisconsin Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’nde okurken aynı üniversitede biyokimya bölümünde öğrenci olan daha sonra eşi olacak Seda Eminağa ile tanıştı. “İnanılmaz bir insan” diye tanımladığı eşi, Babayiğit’in kariyer yolculuğunu şekillendiren kişi aynı zamanda. “Seda’nın peşinden Yale’e gittim, yoksa Wisconsin’de kalırdım” diyor Babayiğit. Sonra Eminağa, Harvard’da ‘postdoc’ (doktora sonrası araştırma) yaparken o da aynı yerde MBA’ini tamamladı. “Seda dünyanın en iyi kalpli insanı. Onun peşinden gitmek, hayatımın en doğru kararlarından biriydi.”
Babayiğit, Harvard’da tanışıp yakın arkadaş olduğu Demet Mutlu’nun e-ticaret alanındaki girişiminden ilham alarak geldiği İstanbul’da kaldığı kısa sürede Peak Games’de çalıştı. Daha sonra eşiyle birlikte Londra’da yaşamaya karar verdiler. Eminağa, King’s College London’da BHF (British Heart Foundation) Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başlarken Babayiğit’in de Facebook macerası başladı.
Uzun vadeli hırs
Babayiğit’in yaklaşımı, kısa vadeli kazançlar peşinde koşmak yerine uzun vadeli ilişkiler ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmak. Babayiğit “Long-term greedy” yani uzun vadeli hırslı olduğunu söylüyor. “20 yıl boyunca iş yapacağımızı düşünerek hareket ediyorum” diyor. Bu yaklaşım, Arcadia’nın yatırım stratejisinin temelini oluşturuyor. “Bir ‘deal’ı kapmak için başkasıyla paylaşmamak yanlış” diyerek rekabet yerine iş birliğini önceliklendiriyor.