Arama

Letven Capital'in yatırım stratejisi: Bak, gör, büyüt

Letven Capital’in 7,6 milyar TL’lik fonunun yüzde 80’i yatırımcısı olan sekiz BES fonundan geliyor. Şirketin en büyük yatırımı Altınay Savunma oldu. Letven’in kurucusu ve CEO’su Kamil Kılıç, tarım alanında yeni –belki daha büyük- başarılar için planlar yapıyor.

01 Şubat 2025, 08:00 Güncelleme: 24 Şubat 2025, 10:02

Letven Capital’in kurucusu ve CEO’su Kamil Kılıç, yatırım yaklaşımını üç kelime ile özetliyor: “Bak, gör, büyüt.” Sonra söyle açıklıyor: “İlk yatırımımı yaparım. Bize söyledikleriyle hayata geçirdikleri arasındakini ölçerim. Eğer birinci yılın sonunda iyi gidiyorsa ikinci yatırımı yaparım. Çünkü iyi bir girişim, sermayedarından yatırım almalı. Diğer yatırımcıları da cesaretlendirmesi için bu ikinci yatırım çok önemli.” 

Kılıç’ın kendisi de bir girişimci ve 2005’ten bu yana girişimcilik ekosisteminin içinde. “Bir fikrim var” diyerek gönderdiği bir e-posta ile başlayan girişimcilik serüveninin sonunda 450 yatırımcı sunumu ve iki exit’in ardından masanın öteki tarafına geçmiş. Tüm yatırımcılar gibi onun da hayali girişim sermayesi şirketi Letven Capital ile Türkiye’den bir decacorn çıkmasını sağlamak. Odağında özellikle savunma ve tarım sektörleri var.

Kılıç, 2019 yılında Letven’i kurduğunda ilk yatırımı da tarım sektörüne hizmet veren bir mikro finansman şirketi olan HST Tarım olmuştu. (Bu şirket Forbes Türkiye’nin Girişim 50 listesinde de yer buldu.) İkinci yatırımları rüzgar türbini üretimi yapan bir şirketti. 2021 yılında da Altay Tankı, KAAN savaş uçağı ve MİLGEM gibi Türkiye’nin önde gelen projelerinin kritik alt sistemlerini geliştiren Altınay Savunma’ya ortak oldular. 6 milyar doları aşan ihracatıyla savunma sanayisinde önemli rol üstlenen Altınay, 2024 yılında halka arz oldu. Piyasa değeri 17,9 milyar TL (22 Ocak itibarıyla) olan Altınay’da Letven yüzde 12 oranında hissedar. 

Letven’in toplam fon büyüklüğünün yüzde 80’ine yakın kısmı yatırımcıları arasında yer alan sekiz BES fonundan geliyor. BES fonlarında toplanan tasarrufu yöneten şirketler, sahip oldukları kaynakların aslında oldukça düşük bir oranını Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’na (GSYF) aktarıyor. Türkiye GSYF yatırımlarının büyüklüğü 2025 itibarıyla 240 milyar TL’ye ulaştı. Bu yatırımların yaklaşık yüzde 10’luk kısmını BES payı oluşturuyor. Letven örneğinde de görüldüğü gibi bu sınırlı yatırımlar bile girişimcilik ekosistemine önemli bir kaynak sağlıyor. 

Bu fayda karşılıklı... Letven Capital, yönettiği fon büyüklüğünü son dört yılda yaklaşık altı katına çıkarmayı başardı. Şirket, 2021 yılında 1,3 milyar, 2022 yılında 2,9 milyar, 2023 yılında 4,1 milyar, 2024 yılında ise 7,6 milyar TL portföy büyüklüğüne ulaştı. Kendi ifadesiyle kurulduğu yıllarda 100 bin TL yatırım bulmakta dahi zorlanan Kılıç, bugüne kadar yönettiği fonlar ile girişimlere 80 milyon dolarlık yatırım yaptı. Şirketin genel merkezi de artık İstanbul’un en pahalı projelerinden biri olan Emaar’ın 27’nci katında.   

Tarımda decacorn’a doğru

Letven Capital, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) faaliyet iznini Eylül 2019’da almıştı. Hemen ardından pandemi ve kapanma dönemi geldi ve Letven’in ilk yatırımını yapabilmek için 2021 Aralık ayına kadar zorunlu bir “kuluçka” dönemine girmesi gerekti. Kılıç, kurulduklarında sermaye yaratabilmek için 3 bine yakın iş insanı ile yüz yüze görüşme yaptığını anlatıyor. Bu görüşmelerde elde ettiği başarı oranı ise sadece yüzde 2 olmuş. 

Letven şu anda yönettiği fonlar ile Türkiye’nin en büyük ilk on girişim sermayesi portföy yönetim şirketi arasında yer alıyor. Sekiz girişim sermayesi fonları var. Tars; tarım, gıda ve gıda teknolojilerine yatırım yapıyor. Milres; yenilebilir enerjiye ve robotik teknolojilere. Code ile finansal teknolojiler alanındaki girişimleri destekliyorlar. Genius; endüstride verimlilik ve yeşil teknolojiler fonu. Retina ise gayrimenkul teknolojileri fonu olarak yatırımlarını sürdürüyor. Preo diğer enerji alanlarına yatırım için tasarlanmış. Sağlık ve sağlık teknolojileri alanına yatırım fonları Timus ve mobilya ve yaşam kategorisinde yatırımlar yapmak üzere kurdukları fonları ise Sofa.

Tars, Milres, Code ve Preo fonları aktif olarak yatırım yapmaya devam eden fonlar. Kılıç, diğer fonlarının SPK nezdinde kurulumunu gerçekleştirdiklerini ama henüz yatırım için ilgilerini çeken girişimler olmadığını söylüyor. Letven 2025 itibarıyla yönettiği bu fonlarla toplam 25 girişim ve yatırımın hayata geçmesine destek vererek, yaklaşık 7,6 milyar TL fon büyüklüğüne ulaştı.

Bunun içinde en büyük yeri tutanlar Milres ve Tars. Milres üç yılda 10 girişime yatırım yaparak 6 milyar TL büyüklüğe ulaştı. Kılıç Milres’in portföy büyüklüğünü yediye katladığını, Tars içinse aynı oranın 20 kat olduğunu söylüyor. Tars, üç yılda aralarında tarım teknolojileri şirketi Bridgesoft, tarım işletmeleri ve çiftçilere hizmet veren bir fintek şirketi olan Hasfin, sulama teknolojileri alanında hizmet veren Agromini, e-ticaret şirketi Bloom&Fresh, topraksız tarım yapan İpekyolu ve süt ürünleri üreticisi Bayır’ın da bulunduğu 10 girişime toplam 1 milyar TL yatırım yaptı.

Tarım fonlarındaki bu büyüme Letven’in gelecek hedefleriyle de uyumlu. Kamil Kılıç, gelecek için özellikle tarım alanındaki yatırımlarını daha farklı bir perspektiften yorumluyor ve bir ekosistem yaratmak için çalışıyor. Ürün girdisinden son tüketiciye ulaşana kadar tarımın her alanından girişimlere yatırım yapıyor. Bir puzzle’ın parçaları gibi bu yatırımların hepsi doğru yere oturunca da büyük resimde bir decacorn görüyor. 

2025’te hem yurt dışında hem de Türkiye’de agresif bir büyüme planları var. 200 milyon dolar olan fon büyüklüklerini iki katına çıkartmayı hedefliyorlar. Kılıç, 50 milyon dolar yurt içinden, 100 milyon dolar da yurt dışından yeni kaynak getireceklerini söylüyor.

Yatırım sınırı yok

Yatırımları için üst ve alt limitleri yok. Kılıç, “300 bin dolar, 1 milyon ya da 5 milyon dolar da olabilir” diyor ama genellikle 2 milyon doların üstüne çıkmıyor. Bugüne kadar fonun yüzde 70’i seri A’nın üstündeki şirketlere, yüzde 20’sini start-up’lara, yüzde 10’unu da kitle fonlama aşamasındaki şirketlere gitmiş.

Letven son dönemde gerçekleştirdikleri 30 yatırımının beşinden umduğunu bulamadı. Üç-dört tanesi ise kendi deyimi ile “daha stabil” gidiyor. Kılıç, yılda yaklaşık 500 girişimci ile görüştüklerini, bunun sadece yüzde 2’lik kısmına yatırım yaptıklarını anlatıyor. Zaten dünya ortalaması da böyle… İşin doğası gereği yanılma payı yüksek. Ancak Letven örneğinde Altınay Savunma gibi tek bir başarılı yatırım tüm fonun getirisini katlamaya yetebiliyor.

Etki alanı 

Kamil Kılıç, girişimcilik ekosisteminde birden fazla şapkayla aktif bir rol üstlenen bir isim. MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Akıllı Şehirler Komitesi Başkanlığı yaptı. GİSED (Girişim Sermayesi Fonları Derneği) Başkanı olan Kılıç, TOBB bünyesinde yer alan Girişim Sermaye Meclisi’nde de aktif. Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini geliştirmek için atması gereken adımlar olduğuna dikkat çekiyor. “Amerika sizin geleceğinize bakar. Avrupa ise sizin geçmiş performansınıza. Türkiye biraz daha Avrupa’ya benziyor.

İngiltere’de, Amerika’da olduğu gibi bizim de standart bir sözleşme normu getirmemiz gerekiyor” diyor. Geleneksel hisse devri veya borç verme süreçlerinin karmaşıklığını azaltmak için tasarlanan SAFE (Simple Agreement for Future Equity) ve KISS (Keep It Simple Security) sözleşmelerin Türkiye’de de yerleşmesi gerektiğine inanıyor. 

Alşimistlik yaklaşımı

Metaforik anlamda “alşimistlik”, büyük dönüşüm veya yenilik yaratan kişilere atfedilir. Girişim yatırımcıları da bir bakıma bu felsefe ile hayata bakıyorlar. Ancak Türkiye’de henüz etkileri düşük, çünkü sayıları az. 

Girişim fonları, orta gelir tuzağını aşmak için çabalayan Türkiye için aslında kritik önemde. Hem verimlilik artışında hem de ölçek ekonomisinin yaratılmasında katalizör görevi görüyorlar. Letven Capital de iki başlığa da fayda sağlayan yatırımları bulup yatırım yapmaya çalışıyor. 

Türkiye ekonomisi, toplam küresel ekonominin yüzde 1’ini oluşturuyor. Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin büyüklüğü ise hala bu oranın oldukça altında. Veriler, pazarın altı kat büyümesi durumunda Türkiye’nin yüzde 1’lik payına denk büyüklüğe ulaşabileceğini gösteriyor. Türkiye’de kurulu 346 GSYF mevcut. Son dört yılda fon büyüklüğü ise 15 milyar TL’den 240 milyar TL’ye çıktı. Türkiye’de son dört yılda girişim sermayesi yatırım fonu sayısı 87’den 346’ya, yatırımcı sayısı bin 212’den 13 bin 8’e, yatırım yapılan girişim sayısı da 209’dan bin 100’e ulaştı. Ortalama fon büyüklüğü de 2021 yılında 172 milyon TL iken 2024 yılında 700 milyon TL’ye çıktı. Söz konusu fonlar haricinde melek yatırımcılar ve kitlesel fonlama sistemi aracılığı ile de girişimler kaynak sağlayabiliyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren 70 portföy şirketi içerisinde yaklaşık 45 tanesinin girişim sermayesi fonu var. Sektördeki 346 fonu bu şirketler yönetiyor. Bunlar, toplam sermaye piyasası içerisinde yüzde 1 oranında bir paya sahip. Yani portföy şirketleri yönetimi altındaki fonların girişimlere yönlendirilen oranı da henüz küçük...

Türkiye’de 14 bine yakın yatırımcı var. Sektör büyüklüğünün “yüzde 1” hedefine ulaşması için en kısa sürede bu rakamı 100 bine ulaşması gerekiyor. Kılıç’a göre “Yeterli farkındalık yaratılırsa bu rakama ulaşabiliriz. Çünkü Türk insanı kolektif bir hareketin içerisinde olmayı seviyor.” 

Girişimcilik ekosistemi, hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar için önemli vergi avantajları da barındırıyor. Teşvikleri çok değerli buluyor Letven Capital CEO’su. Çünkü büyük tasarruf sahipleri arasında girişimcilik ekosistemi henüz yeterli ilgiyi çekmiyor. Zor kazanılmış servetler, tasarrufunu koruma eğilimi… Kılıç, bir noktaya daha dikkat çekiyor. Türk iş insanları yatırım yaptığı işlerde söz sahibi, karar verici olmak istiyor. Ancak bu yeni ekonomi başka kurallar ile çalışıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok