Liderliğin gerçek sınavı, rüzgar arkanızdan eserken değil sistem tıkandığında, pazar aniden yön değiştirdiğinde veya kapıya devasa bir kriz dayandığında verilir. Böyle anlarda kimi şirketler yıkıntılar altında kalırken kimileri enkazın içinden yepyeni bir vizyonla, bambaşka bir rotaya doğru ayağa kalkmayı başarır. Silikon Vadisi’nin dilinden düşürmediği o meşhur “pivot” (yön değiştirme) hamlesi, hem iş modelini hem de liderin kafa yapısını sıfırlamayı gerektirir.
Çöküşü getiren şey bazen doğru fikre yanlış zamanda sahip olmak, bazen de değişen dünyaya inatla direnmektir. Ancak iş dünyasının en kalıcı markaları, ilk fikri kusursuz olanlar değil o fikir battığında ikincisine en hızlı ve en akıllıca geçiş yapanlardır. Bu ay rotamızı başarısızlıkla yüzleşme cesaretine ve ölümcül hatalardan doğan yeni başlangıçlara çeviriyoruz. Uçurumun kenarından dönen girişimlerden pazarını kaybedip küllerinden yeniden doğan devlere kadar, krizleri mecburi bir yön değişikliği olarak okuyanların zihin açıcı dünyasına giriyoruz.